KÜNYE
T.C. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/710 Esas
- Karar no
- 2024/318
Karar Metni
1.371 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıdan somun, manşon, boru gibi malzemeler satın aldığını, bedele ilişkin davacı tarafından 6 adet fatura tanzim edildiğini, ödenmeyen kısmın tahsili amacıyla ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, bu sebeple takibin durdurulduğunu, davalıya gönderilen faturalara itiraz edilmediği gibi, faturaların toplamı olan 241.689,82 TL'nin müvekkiline ödendiğini, bu sebeple ticari ilişkinin davalı tarafından ikrar edildiğini, itirazın alacağın elde edilmesini geciktirmek için yapıldığını, durdurulan takibin devam etmesi, müvekkilinin alacağına işleyen faizleriyle beraber kavuşması,
icra takibinden doğan vekalet ücreti, masraflar gibi avukatlık ücretlerinin tahsili için eldeki davanın ikame edildiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
-Ticari defter ve kayıtlar, -Tarafların ba/bs formları, -Faturalar -Ödeme dekontu, -Takip Dosyası, -Bilirkişi Raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 241.689,82 TL asıl alacak, 42.342,68 TL İşlemiş faiz, olmakla 284.032,50-TL toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, takip tarihinin 17/06/2019 olduğu, ödeme emrinin takip borçlusuna TK'nın 35. Maddesi usulünce 29/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 04/02/2020 tarihli itiraz dilekçesiyle takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durdurulması kararının alacaklıya tebliğ edilmediği bu itibarla eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Dosyamız kapsamında davacı yan ticari defter ve kayıtları ile tarafların ba/bs formları incelenerek Mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 21/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Taraflar arasında 2018 yılında mal alım-satımına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davaya konu 6 adet faturanın hem davacı tarafın Bs formunda hem de davalı tarafın Ba formunda yer aldığı ve birbiri ile örtüştüğü, davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış kayıtlarının ve tasdiklerinin yaptırıldığı, delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın ticari defter kayıtlarında, 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı taraftan 241.689,88 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın Mahkemeye ticari defterlerini sunmadığı ve bu nedenle davalı nezdinde bir inceleme veya tespit yapılamadığı,
Davalı tarafın 13.07.2022 tarihinde borcuna karşılık 242.000 TL ödeme yaptığı, Her ne kadar borcun anaparası ödenmiş olsa da geçen süre göz önüne alındığında davacının faiz talep etme hakkı bulunduğu" hususları belirtilmiştir.
Dosyamız kapsamında nitelikli hesap bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle: "... davacı tarafın davalı şirketten takip öncesi faiz talep etme hakkının olmadığı...Bu kanaatlere göre davacının davalı taraftan 241.689,82 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın bu tutar için itirazında haksız olduğu,
itirazın 241.689,82 TL asıl alacak için iptaline karar verilmesi talebinin yerinde olduğu ancak davalı tarafın huzurdaki itirazın iptali davası açılmasından önce 13.07.2022 tarihinde davacı tarafa 242.000,00 TL tutarı ödemiş olması nedeniyle bu tutarlık kısım için dava açılmadan önce davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda davacının bu tutar için dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, takip sonrası faiz ve masrafların icra müdürlüğünce karara bağlanması gerektiği hususlarının takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz " hususları belirtilmiştir.
Toplanılan deliller doğrultusunda; davacı tarafından faturaya dayalı olarak 19/06/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafından takipten sonra haricen davacı hesabına 13/07/2022 tarihinde havale yoluyla 242.000 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme de nazara alındığında dosya kapsamında taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve takibe konu fatura bedelleri bakımından davacının alacağının bulunduğu hususlarının ihtilaflı olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan davanın takibe konu asıl alacağın ödenmesinden sonra açıldığı hususu ve dava dilekçesi ile aşamalardaki beyanlar gözetildiğinde özetle; eldeki davada talebin esasen takip öncesi işlemiş faiz tutarları ile birlikte takip tarihinden sonra ödenen asıl alacaktan kaynaklanan feriler yönünden takibin devamı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır.
Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır.
Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır.
Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır.
Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekir...
Anlatılanlar doğrultusunda somut olay ele alındığında; takibe konu asıl alacak, takip tarihinden sonra fakat henüz dava açılmadan önce ödenmiş ise de, takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için asıl alacağa işleyecek olan (takip içi)faiz ile, asıl alacaktan kaynaklanan diğer feriler(icra giderleri vekalet ücreti vs) yönünden itirazın iptali isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Ancak bu talepler hakkında yukarıda değinilen ... kararı nazara alınarak, hesap yapılmaksızın asıl alacağa takipten sonra işleyecek faiz ve asıl alacaktan kaynaklanan diğer ferilere(icra giderleri vekalet ücreti vs) ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulmuştur.
Ancak takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise tacir olan taraflar arasında TTK'nın 18/3. Maddesi anlamında davalının usulünce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından, işlemiş faiz tutarları ve işlemiş faizden kaynaklanan feriler bakımından itirazın iptali istemi yerinde görülmemiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında asıl alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş diğer yandan asıl alacak davadan önce ödenmiş olup işlemiş faiz talebi de yerinde görülmediğinden, icra inkar tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığı kanaat edilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/710, K. 2024/318, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama