KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/340
- Karar No
- 2024/489
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/340 Esas - 2024/489
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/340 Esas
KARAR NO : 2024/489
DAVA
Rücuen Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilin iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, müvekkilin asıl işi ... üretiminin dışında bulunan
hizmet alımı işlerini, KİK çerçevesinde ihale yoluyla firmalara yaptırdığını, davalı ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, yüklenici firma bünyesinde
çalışan işçilerin çalıştığı döneme ilişkin olarak bir takım işçilik alacakları için dava açtığını ve davalar neticesinde teşekkülün ilgili icra dairelerine ödemeler yaptığını,
teşekkül tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemelerden davalı şirketin
sorumlu olduğunu, belirterek,
bu nedenlerle; şimdilik 100,00-TL.’nin; ödeme tarihinden itibaren işleyecek
avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline, yargılama gideri
ile vekâlet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 667.777,25 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiş, 587.452,75-TL'sinin ödeme tarihi olan 18.09.2020'den, 39.813,49,70-TL'sinin ödeme tarihi olan 12.09.2020'den, 40.611,01-TL'sinin ödeme tarihi olan 25.09.2020'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, davanın talep sonucu HMK'ya uygun
bulunmadığını, davacı eksik harcı tamamlamasını, davanın İş Mahkemelerinde
görülmesi gerekirken Ticaret Mahkemelerinde açılması hatalı olduğunu, davanın
yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı def-inde bulunduklarını, iddia edilen
personelin kıdem süresi içerisinde başka firmalar mevcut olduğunu, ... ile
müvekkil firma arasında sözleşme devam ederken fesih işleminin haksız bir şekilde
davacı tarafça gerçekleştirildiğini, dava konusu personelin, davalı müvekkilin
sözleşmesi devam ederken davacı tarafça müvekkile bilgi verilmeden çıkarıldığını, davacı kurumun, özelleştirme satışı sonrası müvekkil ile yapmış olduğu sözleşmeyi de
tek taraflı ve bildirimsiz bir şekilde feshettiğini, davacı tarafın iş ve işyeri sahibi olup işçilik alacaklarının
tamamından sorumlu olduğunu belirterek
davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, işçilik alacaklarından kaynaklı rücuen tazminat davasıdır.
1475 sayılı İş Kanunu'nun "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
12/7/1975 tarihinden itibaren (2) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
12/7/1975 tarihinden evvel (3) işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur." hükümlerini haizdir.
Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında (Yüksek Yargıtay 23. H.D 01.07.2020 Tarih ve 2017/732 Esas ve 2020/2372 Karar) Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkememizce, sözleşmeler, işçinin hizmet dökümü, ödeme dekontları dosyamız arasına alınıp, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede, dava konusu rücuen tazminat tutarının 667.877,25.TL olduğu değerlendirilmiş, 1/2 olarak uygulanıp, uygulanmaması konusu mahkemeye bırakılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme incelenmiş, sözleşmenin 23.17.
Maddesinde, İş bu sözleşme kapsamında yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusu yüklenicidir. Bu konuda ... Üretim A.Ş. Kesinlikle muhatap değildir, şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür. 23.9. Maddesi, Yüklenici personelinin işe başlamasını müteakip, işletmenin Emniyet ve Kaza önleme talimatlarına harfiyen uyacaktır.
Yüklenici elemanlarının sebep olacağı her türlü kazadan, doğacak zarar ve işletmenin uğrayacağı bütün hasar ve ziyan ile bunlardan doğacak mali, hukuki, idari ve cezai sorumluluk Yükleniciye ait olacaktır, şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmede işverenin sorumluluğuna dair açık hüküm varsa işverenin sorumlu tutulacağı aksi halde işçilerin çalıştırılmasından kaynaklı ortaya çıkan tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiştir. Sözleşmede işverinin sorumluluğuna dair hüküm bulunmamakta, aksine yüklenicinin sorumluluğuna dair hükümler bulunmaktadır. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, Bu haliyle davacının davasının tamamının kabulü gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/340, K. 2024/489, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama