KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/46
- Karar No
- 2023/886
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/46 Esas - 2023/886
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/46
KARAR NO : 2023/886
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 16/01/2023
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; Müvekkili Banka ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri
imzalandığını, davalı ...’in bu sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzaladığını, taraflar arasında imzalanan
sözleşmeler uyarınca krediler kullandırıldığını, ancak borçlunun sözleşmelere aykırı davranması nedeniyle
hesabın kat edilerek bakiye kredi alacağının tahsili için ... 9. İcra Dairesinin 2019/4130 Esas sayılı dosyası
üzerinden borçlu aleyhine ilamsız icra takibine girişildiğini,
borçlu davalının, takip konusu borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu,
takip konusu alacağın, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine, kanuna ve hakkaniyete uygun olduğunu,
borçlunun itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
zorunlu dava şartı arabuluculuk görüşlemelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin aynı koşullarla devamına, alacağın likit olduğu dikkate alınarak hükmedilecek
miktarın % 20'si oranından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; TBK.'nun 586. maddesi uyarınca asıl borçluya gidilmeden doğrudan kefile yönelik takip yapılmasının yolsuz olduğunu, davalının sözleşmede kefil sıfatının bulunduğunu, asıl borçunun borcu ödeyip ödemeyeceği netleşmeden kefile takip yapılmasının yolsuz olduğunu, asıl borçlunun ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz
kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini,
davacının hesap kat, takip ve itirazın iptali dava tarihlerinde dava dışı asıl borçlunun konkordato sürecinin başlamış olup, henüz sonuçlanmadığını, dava tarihi itibariyle asıl borçlunun ifada gecikmesinden, asıl borçluya yönelik ihtarın sonuçsuz kaldığından veya asıl borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğüne düştüğünden söz edilemeyeceğini, dava dışı borçlunun konkordato talep, geçici /kesin mühlet karar tarihleri itibariyle davacı bankaya taksidi ödenmemiş borcu bulunmadığını, ödenmeyen taksitlerin geçici mühlet karar tarihinden sonraya ait olduğunu, hesap kat tarihini de bu tarihlerden sonrasına tekabül ettiğini, İİK md. 67’ye göre itirazın iptali dava açma süresinin bir yıl olduğunu, hak düşürücü sürenin aşılıp aşılmadığı
hususunun re’sen denetlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine,
davacı aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların dayandığı tüm deliller, icra dosyası, takip dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin, banka kayıtlarını inceleyerek düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Tarafların iddia, savunma ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine, davalı/borçlunun yaptığı itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosyada bulunan kayıtlar ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre. Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. arasında 19/03/2010 tarihli 3.000.000 TL, 10/08/2012 tarihli 10.000.000 TL, 28/11/2017 tarihli 1.000.000 TL ve 28/11/2017 tarihli 6.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmelere davalı kefilin müteselsil kefaletinin alındığı, kefaletin mevzuata uygun ve geçerli olduğu, davacı bankanın, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, ...
40. Noterliği aracılığı ile dava dışı asıl borçlu ve davalı kefile gönderilen 27/11/2018 tarihli ihtarname ile kredi hesaplarının 27/11/2018 itibariyle kat edildiği belirtilerek, toplam 726.490,65 TL nakdi alacağın tebliğ tarihini izleyen 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu dava dışı şirkete sözleşmede yazılı adresine keşide edildiği, bu adresinin değiştirilmiş olması nedeniyle bila tebliğ edildiği, davalı kefile yapılan ihtarnameninde tebliğ edilemediği, asıl borçlu şirket yönünden İİK.
68/b maddesi gereğince sözleşmedeki adrese ulaştığı tarih olan 29/11/2018 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, dava dışı asıl borçlu şirkete temerrüdün 01/12/2018 tarihinde gerçekleştiği, davalı kefil yönünden, temerrüt tarihinin takip tarihi olduğu, borcun ödenmemesi üzerine, davacı Banka tarafından davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil hakkında ... 9.İcra Müdürlüğünün 2019/4130 esas
sayılı dosyası üzerinden 12/06/2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 691.129,48 TL Asıl Alacak, 115.390,34 TL İşlemiş Faiz
+ 5.769,52 TL BSMV
Toplam 812.289,34 TL alacağın, asıl alacağa % 33,00 oranından işleyecek faizi ile birlikte tahsil edilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüde yönelik 2.7.1maddesinde yer alan düzenlemede, temerrüt faizi oranının krediye fiilen uygulanan faiz oranının 2 katı oranında olacağının hükme bağlanmış olduğu, davacı Banka tarafından Merkez Bankası Bildirim Listesinde en yüksek faiz oranının %36,70 olarak bildirildiğinin tespit edildiği, buna göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranının (%36,70 * 2=) % 73,40 olarak tespit edildiği, davacı banka tarafından %33 oranında temerrüt faiz oranının uygulanması talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereği bu oranın uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından, banka şubesinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda; "Yapılan hesaplamaya göre, davacı bankanın takip tarihi itibari ile 687.617,99 TL Asıl Alacak , 115.390,34 TL İşlemiş Faiz ve 5.769,52 TL BSMV olmak üzere toplam 808.777,85 TL davalı kefilden alacağının olduğu" belirtilmiştir.
Somut olayda dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Davacı bankaca, dava dışı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredi borcunun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği, akdi ilişkiye itirazı olmamakla birlikte, asıl borçluya gidilmeden doğrudan kefile gidilmesinin yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlunun konkordato sürecinin devam ettiğini, borcun yapılandırıldığını, davacının takipte hukuki yararının olmadığını, mükerrer tahsilat riski bulunduğunu belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacı bankanın, takip tarihi itibari ile 687.617,99 TL Asıl Alacak , 115.390,34 TL İşlemiş Faiz ve 5.769,52 TL BSMV olmak üzere toplam 808.777,85 TL alacağının olduğu, davalının kefaletinin geçerli olduğu, bu sebeple bu miktar üzerinden takibin devamının gerektiği, alacağın likit olması sebebi ile hükmolunan 808.777,85 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 161.755,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetle takip yaptığı ispatlanamadığından,
davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/46, K. 2023/886, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama