KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/808
- Karar No
- 2024/39
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
Karar Metni
962 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/808 Esas - 2024/39
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/808 Esas
KARAR NO : 2024/39
DAVA
İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2014
KARAR TARİHİ : 22/01/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 25.01.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; 20/04/2014 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün davalıya ait işyeri önünde seyir halinde iken yola dökülen sabunlu suyun üzerinden geçmesi neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek müvekkili şirkete kasko sigortalı bulunan ... plakalı araca çarptığını, araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına hasar bedelinin 24.000,00 TL olarak ödendiğini, 8.600,00 TL sovtaj tenzili yapılarak 15.400,00 TL'den 7.700.00 TL'nin ... plakalı aracın sigortası tarafından karşılandığını bakiye 7.700,00 TL kısmın karşılanmaması üzerine davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; meydana gelen olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yargılama Safahati: Mahkememizce yapılan yargılama sonunda verilen ilk karar ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07/06/2016 tarih ve 2016/3972 esas 2016/6968 karar sayılı kararı ile ''mahkemece keşif ara kararı kurulduğu halde bu karar yerine getirilmeden ve 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması nedeniyle'' kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmak suretiyle 15/12/2017 tarihinde karar verilmiş, söz konusu kararın her iki taraf vekilince temyizi üzerine inceleme yapan Yargıtay 17. Hukuk Dairesince bu kez, kısa karar ile gerekçeli karar hüküm fıkralarında farklılıklar olması nedeniyle hüküm bozularak ortadan kaldırılmıştır.
Mahkemece, 2 bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde ; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2188 Esas 2022/13253 Karar sayılı kararı ile ''................
Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, davamızın alacağı değil bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.
Diğer bir deyişle; olay nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen zarar miktarı, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilir. Şu halde; rücuda teselsül olmayacağından ve davalıya bilirkişi raporu ile % 30 kusur izafe edildiği dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken anılan yön gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılama sonlandırılmıştır.
DELİLLER
-Hasar ve Poliçe -Bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararı gideren davacı kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin kusurlu davalıya kusuru oranında rücuen tazminat davasıdır.
Mahkememizce yargıtay bozma ilamı öncesi alınan ve hükmün tesisinde esas alınan kusur ve hasar raporlarında ifade edildiği üzere.
(21/05/2015 tarihli raporda) davacı sigorta şirketinin 13/06/2014 tarihinde yaptığı ödemenin sovtaj bedeli tenzili düşüldükten sonra kalan tutar olan 15.400,00 TL nin, 7.700,00 TL'sinin kazaya sebebiyet veren dava dışı aracın sigortası tarafından karşılandığından davacının bakiye 7.700,00 TL'yi davalıdan talep edebileceği, yapılan ödemenin hasar ile uyumlu olduğu, üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/11/2017 tarihli Kusur raporunda belirlendiği üzere davalının yol üzerine deterjanlı sabunlu su dökmesi nedeni ile olayda %30 oranında kusurlu olduğu, davacının kasko sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu,
kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ise olayda %70 oranında kusurlu olduğu, Yüksek Yargıtay bozma ilamında da ifade edildiği üzere, rücuen tazminat taleplerinde teselsül olmayacağından, davacının ancak bakiye zarar tutarı olan 7.700,00 TL'nin davalı tarafın kusur oranına tekabul eden %30 karşılığı olan 2.310,00 TL'yi talep edebileceği anlaşıldığından bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tarafların talebinin olmaması ayrıca talepleri olsaydı dahi tazminat talebinin haksız fiile dayalı olması ve likit bir alacaktan bahsedilemeyeceği gözetilerek taraflar lehine inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı hükmedilmemiş, dava dilekçesinde değişen oranlı avans faizi talep edilmek ile birlikte 15/12/2017 tarihli kararda %11,75 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi ve söz konusu hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi ve bu yönüyle davalı açısından usulü kazanılmış hak doğduğundan asıl alacağa işletilecek faiz oranı aynen korunmuş,
takip talebinde işletilen faiz tutarı olarak talep edilen tutar ise davacı şirketin dava dışı sigortalısına ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki süre nazara alınarak mahkememizce usul ekonomisi gereğince resen hesaplanmak suretiyle aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/808, K. 2024/39, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama