KÜNYE
6. Asliye Ticaret Mahkemesi İddia
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/264 Esas - 2024/777
- Esas no
- 2024/264 Esas
- Karar no
- 2024/777
- Dava
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak
- Dava tarihi
- 07/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 31/12/2024
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.428 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin, davalı banka ile dava dışı...İnş. Tic. ve San. A.Ş. arasında, 02/05/2017
tarihinde akdedilen 561039 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefil olduğunu,
ancak, TBK'nın 584. Maddesi hükmü gereği, davacı müvekkilin eşinin rızası alınmadığı gibi,
davacı kefil müvekkilden alınan... .... .... Nolu Bağımsız Bölümdeki taşınmaz ipoteğinde de yine eşin rızası alınmamış
olduğunu, takip borcunun tahsili için, iyiniyetten yoksun davalı Bankaca, cebri icra altında satışı
sağlanan ipotekli gayrimenkul dışında, aile konutunun da satışı dikkate alındığında, söz konusu
Genel Kredi Sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu,
buna rağmen, davalı bankaca, dava dışı şirketin kredi borçlarından dolayı Ankara 3. İcra
Müdürlüğü'nün 2019/8519 İcra sayılı dosyası üzerinden 14/06/2019 tarihli “İlamsız Takiplerde
Ödeme Emri” ile davacı müvekkil aleyhine de dava dışı zikredilen şirket kefili olarak 521.539,35
TL Ana Para, 11.760,11 TL İşl. Faiz olmak üzere toplamda 533.299,46 TL'lik takibe geçilmiş
olduğunu, aynı tarihte ve aynı içerikle davalı Bankanın, ... ... ... 'nün ...
İcra sayılı dosyası ile de “İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip Taleplerinde İcra Emri” ile takip
başlatmış olduğunu, davalı Bankanın dava dışı asıl borçludan tahsilat yapma yoluna gitmeden
doğrudan kefil müvekkilden tahsilat yapmasının hukukla bağdaşmadığını,
davalı bankaca yapılan takiple, TBK'nın 88. maddesi hükmüne tamamıyla aykırı %45 gibi fahiş
faiz talebinde bulunulduğunu, oysa, sadece davacı şahıs kefil müvekkil olarak dava dışı şirketin
borçları için kendine yöneltilen takipte yasal adi faiz uygulanması gerektiğini, söz konusu kredi borcu, yok hükmündeki sözleşmedeki kefalete rağmen, üstelik yasal adi faiz
yerine %45 fahiş faiz oranıyla cebri icra altında davacı müvekkilden tahsil edilme yoluna gidilerek,
alacağın 330.000,00TL'sinin cebri icra altında satışı gerçekleşen kefil davacı müvekkil ipotekli
gayrimenkulünün davalı bankaca satın alınması sonucu 18/01/2021 tarihinde, kalanı da yine
davalı bankanın talebi sonucu cebri icra altında satışı gerçekleşen davacı müvekkilin aile
konutunun Ankara Gayrimenkul Satış Müdürlüğü'nün 2020/184 Talimat dosyasıyla satışı sonucu
(aile konutu ile ilgili yasal haklarımızı saklı tutuyoruz) dosyaya aktarılan meblağla davacı kefil
müvekkilden fazlasıyla tahsil edildiğini,
.... .... .... adresindeki taşınmaz, davacı müvekkilin ailesi ile birlikte .... .... ....
Ruhsatı Belgesi'nin (EK-2 a ve b: Kıymet taktiri Raporunda tespitli) alınmasına müteakip 1998
yılından itibaren menfur hukuksuz satış olayının vukuu bulmasına kadar yaşadığı aile konutu
olduğunu,
TMK'nın 194. maddesinin birinci fıkra hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun aynı
doğrultudaki 28.11.2019T. 2019/318E. 2019/1238K. sayılı kararına göre eşin açık rızası olmadan
aile konutunun satılamayacağını ve ipotek koyulamayacağını,
bu itibarla, aile konutunun satışını talep eden davalı bankanın, kefalet içeren Genel Kredi
Sözleşmesinde, eşin rızasının alınmadığı sabit olduğuna göre, davacı müvekkilin aile konutunun
satışını talep etmesinin kabul edilemez olduğunu, satışı istenilen taşınmazın, aile konutu olup
olmadığının araştırılmak zorunda olduğunu, dolayısıyla yapılan tahsilatın iadesinin
gerekeceğini belirterek,
davacı müvekkilden tahsil edilen tüm meblağın, tahsil tarihlerinden itibaren davalı bankaca
talepte bulunulan %45 faiz oranıyla bilirkişi hesaplaması marifetiyle bulunacak değer karşılığı
şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline,
davalı bankanın yaptığı toplam tahsilat tutarı üzerinden, %20'den az olmamak üzere haksız
icra tazminatına mahkûm edilmesine,
Mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep
etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle,
davanın hak düşürücü sürenin dolması sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini,
dava dışı...İnş. Tic. ve San A.Ş.’nin müvekkil Bankanın ticari kredi müşterisi olduğunu, dava
dışı firma ile müvekkil Banka arasında 02.05.2017 tarihli, 1.000.000 TL bedelli Genel Kredi
Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacı ...’ın da söz konusu Genel Kredi
Sözleşmesini firma ortağı ve temsilcisi olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, dava dışı firmanın kredi borcunu ödeyememesi üzerine, 12.03.2019 tarihinde .... .... .... Noterliğinin
3615 yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap kat edilmiş ve hem dava dışı firma hem de kefil Sinan
Yıldırım’ın temerrüde düşürülmüş olduğunu, borçlu firma ve kefilinin hesap kat ihtarına rağmen borcu ödememesi üzerine .... .... ....
Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ve tahsilde
tekerrür olmaması kaydıyla .... .... .... E. Sayılı dosyasından Genel Haciz Yolu ile icra takipleri başlatılmış olduğunu, borçluların takiplere bir itirazı olmamış ve
takiplerin yasal süresi içinde kesinleşmiş olduğunu,
İpotekli gayrimenkulün .... .... .... Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından
08.01.2020 tarihinde yapılan ihalede müvekkil Banka tarafından 330.000,00 TL'ye alacağa
mahsuben satın alınmış olduğunu,
bakiye alacak için de .... .... .... E. Sayılı dosyasından icra takibine devam edilmiş, müteselsil kefil ...'a ait gayrimenkul satılarak bakiye borcun tahsil
edilmiş olduğunu, davacının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesinde eş rızası
bulunmadığından dolayı kefaletin geçerli olmadığı iddiasının doğru olmadığını, zira borçlu Sinan
Yıldırım’ın, müvekkil Bankadan kredi kullanan...İnş. San. ve Tic. A.Ş. firmasının sahibi ve
yetkilisi olduğunu, yine...İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin kullandığı kredilerin teminatı olarak .... ....
.... .... ... nolu bağımsız bölümde kain gayrimenkul üzerinde müvekkil
Banka lehine tesis edilen ipotek için eş muvafakati alınmadığı iddiasının da doğru olmadığını,
ekte sunulan eş muvafakat belgesinden de anlaşılacağı üzere, davacı ...'ın eşi
Asuman Hatice Yıldırım tarafından 21.01.2019 tarihinde Ankara İli Çankaya İlçesi Çukurca Mah.
26123 ada 1 parsel 11 nolu bağımsız bölümde kain gayrimenkul üzerinde müvekkil Banka lehine
ipotek tesisi için muvafakat vermiş olduğunu,
Borçlar Kanunu 162. Madde, Türk Ticaret Kanunu 7. madde ve Genel Kredi Sözleşmesinin 15.maddesi uyarınca davacı ...’ın borcun tamamından asıl borçlu gibi sorumlu
olduğunu, Borçlar Kanununun 586. maddesi uyarınca da borçluyu takip etmeden veya taşınmaz
rehni paraya çevrilmeden kefilin takip edilebileceğini,
Yeni Türk Ticaret Kanunun 8. Maddesinin 1. Fıkrası ile Genel Kredi Sözleşmesinin Temerrüt Faizi başlıklı 7.8.3 maddesi uyarınca ve müvekkil bankanın Ticari Bankacılık Pazarlama Biriminin
14.08.2018 tarih ve 496 sayılı duyurusunda belirtildiği üzere %45 oranında talep edilen temerrüt
faiz oranına itirazların yerinde olmadığını,
davalının aile konutunun satıldığı iddiasının da doğru olmadığını ve yanıltıcı olduğunu, İcra
yoluyla satışı yapılan.... .... .... kain
gayrimenkulün tapu kaydında aile konutu şerhi olmadığını, aile konutu şerhi olsa dahi bu
gayrimenkulün haczine ve satışına yasal olarak engel olmadığını, söz konusu evin haline münasip olarak değerlendirilecek bir ev olmadığını, borçlu ... adına kayıtlı halen 169 adet
gayrimenkul olduğunu, ayrıca davacının eşi Asuman Hatice Yıldırım adına da kayıtlı 1 adet
gayrimenkul olduğunu,
davacı ...'ın yasal süresi içinde yapmış olduğu Haczedilmezlik Şikayeti de olmadığını,
icradan satışı yapılan ve aile konutu olduğu iddia edilen gayrimenkulün, İcra Müdürlüğünde
hazırlanan kıymet takdiri raporunda ve kıymet takdirine yapılan itiraza ilişkin İcra Hakimliğince hazırlatılan raporda yer aldığı üzere boş olduğunu, gayrimenkulde hacizden sonra ve satış
işlemine kadar kimsenin ikamet etmemiş olduğunu,
davacı ... tarafından .... .... .... parselde
kain gayrimenkulün ihalesinin feshinin talep edilmiş ve yapılan yargılama neticesinde .... ... ... sayılı kararı ile
de kesinleşmiş olduğunu,
...'ın eşi .... .... .... tarafından ... .... .... K. Sayılı dosyasından .... .... .... parselde kain gayrimenkulün aile konutu iddiası ile ihalenin feshi talepli açılan davanın da reddedilmiş
olduğunu belirterek,
davanın bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine
%20' den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, aile konutu sebebiyle ipoteğin fekki, ödenen tutarların istirdadına yönelik açılmıştır.
.... ..... ....
K. Sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı hakkında Konya 4.İcra Müdürlüğünün 2019/9705 E. sayılı dosyasında yalnızca münhasır ipotekli taşınmazlar ile ipotek limiti olan 1.800.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere taşınmazların satış bedelini aşmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığı, davacı bizzat ipoteği tesis ettiren olup ipoteğin tesis tarihinde tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunmadığı,
davacının ipoteği tesis ettirip sonrasında da tapu kayıtlarında aile konutu şerhi bulunmayan taşınmaz üzerindeki ipoteğin aile konutu hukuki sebebine dayanarak kaldırılmasını talep etmesi 4721 sayılı Kanunun 2 inci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayıp hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğu (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 09.06.2022 tarih 2021/7794 E. 2022/4663 K. sayılı ilamı), bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir., kararın onanmasına, şeklinde karar verilmiştir.
Davalı banka tarafından dava konusu ipotekli taşınmazın tesis tarihinde davacının eşi olan Asuman Hatice Yıldırım tarafından dava konusu taşınmazın davalı bankaya ipotek edilmesine muvafakat verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacı ipoteğin tesisini gerçekleştiren eştir. Yargıtay kararları doğrultusunda davanın reddi gerekmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/264, K. 2024/777, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama