KÜNYE
T.C. ...6. Asliye Ticaret Mahkemesi 6. Asliye Ticaret Mahkemesi İddia
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/285 Esas
- Karar no
- 2024/496
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Dava
- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali
- Dava tarihi
- 04/08/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/09/2024
- İgereği düşünüldü
- —
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... plakalı aracın sahibi olduğunu, davalı banka ile kredi ilişkisi bulunduğunu fakat müvekkili şirketin davalı banka ile rehin sözleşmesi yapmadığı halde araç üzerinde davalı bankanın rehni bulunduğunun tespit edildiğini, hangi hukuki gerekçe ile müvekkili şirkete ait araç üzerine rehin konulduğunun taraflarınca bilinmediğini belirterek davanın kabulüne, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç üzerindeki rehnin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, öncelikle yargı yolu, görev, yetki, sıfat, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, TMK'nun 1-2 maddeleri uyarınca görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini, .... .... .... ...
Anonim Şirketi arasında 22/01/2021 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye davacı şirket ve ... tarafından 1.900 TL tutarla müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduklarını, davacı şirket tarafından alınan kredi taksitlerinin ödenmediğini, şirketlerin bankaya olan borcunun teminatı için rehin sözleşmesi imzalandığını, dava konusu araç 22/01/2021 Genel Kredi Sözleşmesinde belirtilen borç bakımından müvekkili bankaya rehin olarak verildiğini belirterek davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan rehnin kaldırılmasına ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]
Eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi içeriğine göre, davacının talebi, kanunda düzenlenen menfi tespit talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7445 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan arabuluculuğa başvurulmadığı, bu durumun da açıkça dava dilekçesi içeriğinde belirtildiği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/285, K. 2024/496, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama