KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/775
- Karar No
- 2025/156
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/775 Esas - 2025/156
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/775 Esas
KARAR NO : 2025/156
DAVA
Maddi Tazminat (ZMMS kaynaklı araç değer kaybı)
DAVA TARİHİ : 04/01/2016
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı araç değer kaybı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davacıya ait daha önceden hasarsız olan araca, davalı sigorta şirketine ZMMS (Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı ve davalı .... ..... .... ’un maliki olduğu firari araç sürücüsünün 19.10.2015 tarihinde çarparak davacı aracının hasarlanmasına ve dolayısıyla değer kaybına uğramasına neden olduğunu belirterek, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 29.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, dava değerini 75.000,00 TL olarak ıslah ederek, 29.000,00 TL’sinin dava tarihinden, 46.000,00 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili dilekçesinde özetle, kazanın meydana geldiği yer kavşak olmakla meydana gelen kazada kendisine ait araç sürücüsünün tamamen kusurlu olmadığını, davacının da kusurlu olduğunu, davacı dilekçesinde belirtildiği üzere araçta meydana gelen değer kaybının 29.000,00 TL olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı belirtilen araca ilişkin herhangi bir poliçe olmamakla birlikte, plakanın yanlış yazılmış olunabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketi sorumluluğunun da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına yönelik maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce verilen 22/10/2020 tarih, 2016/3 Esas, 2020/554 Karar sayılı ilam ...BAM 35. Hukuk Dairesinin 2023/595 Esas, 2024/1226 Karar sayılı ilamıyla davalı ... yönünden zamanaşımı def'i hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle kaldırılarak yeniden görülmesi için Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizde 2024/775 Esasına kaydı yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu " Madde 85 - Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar....
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
Madde 90- (Değişik madde: 14/04/2016-6704 S.K. 3. mad.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM: SİGORTA
MALİ SORUMLULUK SİGORTASI YAPTIRMA ZORUNLULUĞU
Madde 91 - (Değişik madde: 17/10/1996 - 4149/33 md.)
İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına, kaza tespit tutanağı, zmms poliçesi, hasar dosyası alınmış, incelenmiştir.
Kusur bilirkişisinden alınan raporda, davalı sigortalı araç sürücüsünün kavşağa kontrolsüz şekilde çıkması nedeniyle asli kusurlu olduğu, kusur oranının %75 olduğu, davacının ise kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu, kusur oranının %25 olduğu anlaşılmıştır.
Makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda aracın değer kaybı tutarının 100.000.TL olduğu, davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı olan %75'ine 75.000.TL'ye tekabül ettiği bilgisi verilmiştir.
Davacı davasını 29.000.TL poliçe limiti üzerinden ikame etmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda, 20.06.2019 tarihinde 75.000.TL'ye ıslah etmiştir. Islah dilekçesi üzerine davalılar zamanaşımı defi'nde bulunmuşlardır.
BAM kaldırma kararında zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla 29.000.TL üzerinden ikame etmiştir. Islah dilekçesinden dava değerini 75.000.TL'ye çıkardığını beyan etmiştir. Sorun davacının sonradan ıslah ile arttırdığı dava değerinden davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.05.2024 tarih 2021/375 E. Ve 2024/4865 K. Sayılı kararında, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında, TBK 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür tabi olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir.
Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nın 72 nci maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.) Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır.
Davacının dava dilekçesi incelenmiş, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutsa da, belirsiz alacak davasına dair herhangi bir ibare bulunamamıştır. Bu haliyle davanın kısmi dava olduğu değerlendirilmiştir. Sigorta poliçesinden kaynaklı davalarda zamanaşımı süresi 2 yıldır. Zarara iişkin bilirkişi raporu 15.03.2027 tarihli olup, ıslah dilekçesi 20.06.2019 tarihinde sunulmuştur. 2 yıllık süre geçmekle davalı ...'un zamanaaşımı defi'lerinin yerinde olduğu anlaşılmakla dava dilekçesindeki dava değeri olan 29.000.TL'den davalıları sorumlu tutmak gerekmiştir. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporları hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/775, K. 2025/156, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama