KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/40
- Karar No
- 2026/76
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
Karar Metni
1.698 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/40 Esas - 2026/76
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/40
KARAR NO : 2026/76
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2020
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili iddiasında özetle.
Müvekkili şirket ile davalı arasında 30.03.2016 tarih ve 2016/111 sayılı sözleşmenin düzenlediğini, sözleşmenin konusunun "piknik alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletler ile belediyeye ait tesislerin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işlerinin yapılması" olduğunu, sözleşme tutarının KDV hariç 5.981.577,38 TL olup, sözleşme süresinin 31.12.2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili şirket tarafından işe başlanıldığını, sözleşme çerçevesinde yapılacak işlerin davalı şirketin talep ve talimatları doğrultusunda peyder pey yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tamamladığını,
müvekkili şirketin işin kesin kabulünün yapıldığı 21.01.2019 tarihi itibariyle davalı şirketten 638.797,31 TL alacağı bulunduğunu, davalı şirket tarafından, müvekkilince tamamlanan işlerin kesin kabul ile teslim alınmasına rağmen, müvekkili şirketin alacağının davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından alacağının tahsili amacıyla ...13.
İcra Müdürlüğünün 2020/2786 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili savunmasında özetle.
Davacıya hakediş bedellerinin ödendiğini, emanet ve teminat kesintileri dışında davacının alacağının kalmadığını, taraflar arasında düzenlenen 30.03.2016 tarihli sözleşmenin “ödeme koşulları” başlıklı 5. maddesinin b bendinde; "...Büyükşehir Belediyesi'nin ...'nın hak edişlerinden herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple kesinti yapması halinde; ... yapılan bu kesintiyi aynı şekilde ve aynı miktarda yüklenici'ye yapacağı ödemeye yansıtacak, kesilen miktar kadar yüklenici'ye eksik ödeme yapacaktır.
Bu husus yüklenici tarafından kesin ve dönüşü olmayacak şekilde kabul edilmiştir. ”, 7. maddesinde ise; “..., Yüklenicinin her hak edişinden (KDV Hariç) hak ediş bedelinin %5'i kadar emanet kesintisi yapacaktır.
Yapılan bu kesintiler, Yüklenicinin ... ile işin kesin kabulünü yapması ve hak edişin (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesince onaylanmış hak edişin) onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarı Yüklenici'ye iade edilecektir.” ifadelerine yer verildiğini, davacı şirketin yapmış olduğu işlerin henüz ...Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmadığından, kesin hak edişin yapılmadığını, onaylanmayan ve ödemesi Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmayan durumlarda sözleşmenin 5. maddesi gereğince eksik ödeme yapılacağının yüklenici tarafından kabul edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YARGILAMANIN SAFAHATI
Mahkememizin 2020/314 Esas sayılı dosyasında yapılan ilk yargılamada verilen 14/04/2022 sayılı ve 14/04/2022 tarihli kararda; " Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre; davalı tarafça yapılan emanet kesintilerinin sözleşme bitim tarihinde Büyükşehir Belediyesi tarafından hakedişin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceğinin düzenlendiği, ...Büyükşehir Belediyesinin 22/11/2021 tarihli cevabi yazısına göre kesin hakedişin yapılmadığı, böylelikle takip tarihi itibari ile alacağın muaccel olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu sonucu ...BAM 31. Hukuk Dairesinin 2023/158 Esas, 2024/1121 Karar sayılı, 24/12/2024 tarihli ilamında.
"Mahkemece işin taraflar arasında kesin hesabının çıkarılmadığından bahisle taşeron şirket tarafından açılan dava reddedilmiş ise de davacı tarafça işin davalı yükleniciye teslim edildiği, yüklenici tarafından da dava dışı iş sahibine teslim edilerek 21.01.2019 tarihli tutanak ile bu durumun tespit edildiği halde davalı yüklenicinin kesin kabule yanaşmayarak davalı nezdinde kalan alacaklarını ve nakit teminat kesintilerini iade etmediğini belirtmiş olduğundan ve uyuşmazlık mahkeme önüne geldiğinden tasfiye kesin hesabının mahkeme tarafından çıkarılması gerekir.
Bu nedenle taraflar kesin hesabın yapılması konusunda anlaşamadıkları ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olmadığından 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine göre mahkemece seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna sözleşme ve ekleri, özellikle sözleşme eki şartname ve projeler ile dava dışı iş sahibi Büyükşehir Belediye Başkanlığı nezdindeki tüm ihale evrak ve belgeleri ile hakediş raporları ve kesin kabul tutanakları getirtilerek dosyaya intikal ettirilen resmi evraklar, tarafların birlikte düzenledikleri tutanaklar ve taraflarca ibraz edilen tüm deliller dikkate alınarak tasfiye kesin hesabının gerekçeli mahkeme,
BAM ve Yargıtay denetimine elverişli olarak alınacak raporla çıkarttırılması ve davacı yanın takip tarihi itibari ile davalı yükleniciden alacaklı olup olmadığının tespiti gerekir. (Yargıtay Kapatılan 15.H.D. 2017/1500 Esas 2017/3422 Karar sayılı ilamı)
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına," karar verilmiştir.
BAM Kararı sonrası yapılan yargılamada; Asıl iş sahibi ...Büyükşehir Belediyesi'nden dava konusu işe ilişkin tüm ihale dosyası, hakediş raporları, kesin kabul raporları ile birlikte getirtilmiş, Mahkememizce re'sen seçilen İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden, "tasfiye kesin hesabının çıkartılarak, açılan davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek, takdiri Mahkememize ait olmak üzere takip tarihi itibariyle davacı alacağını hesaplar rapor" aldırılmıştır.
GEREKÇE
Dava; Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında 30/03/2016 tarihli sözleşmenin varlığı ihtilafsızdır. Davacı sözleşme ile "...İli Sınırları İçerisinde Bulunan Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göller ile Belediyemize Ait Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşini" yüklenmiştir. Davacı yüklenici, sözleşme süresinin 31.12.2016 tarihinde sona ereceğini, davalı şirketin işin kabulünü geciktirdiğini, işin kesin kabulünün 21.01.2019 tarihinde
gerçekleştirildiğini, söz konusu tarihten itibarıyla davalı şirketten 638.797,31-TL tutarında
kesinleşmiş alacağı kaldığını iddia ederek, itirazın iptalini istemiş, davalı ise; Kesin hesabın asıl iş sahibi ...Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmadığını, davacıya 17 adet hakediş üzerinden ödeme yapıldığını, davacı şirketin teminat ve emanet kesintileri haricinde alacağının olmadığını, yapılan işlerin ...Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmadığından kesin hak edişin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava konusu olan ...13. İcra Müdürlüğünün 2020/2786 Esas sayılı dosyasında; Dosyamız davacısı tarafından, dosyamız davalısı aleyhine, 30.03.2016 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 638.797,31-TL’si asıl alacak, 131.064,35- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 769.861,66-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirket vekili tarafından 03.03.2020 tarihinde icra takibi konusu borcun tamamına,
faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, 05.03.2020 tarihinde takibin durdurulmasına
karar verildiği görülmüştür.
İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 25/11/2025 tarihli raporunda; "Taraflar arasında düzenlenen hakedişlerin ve ticari defterlerin incelenmesinde;
Davacı yanca 6.151.113,23-TL.tutarlı fatura kesildiği, davalı tarafından yapılan
5.512.315,92-TL. ödemenin mahsubu sonrasında 638.797,31-TL. davacının bakiye alacağının olduğu,
davacı hakedişlerinden toplam 286.035,37-TL emanet kesintisi, 343.242,56-TL teminat kesintisi olmak üzere toplam 629.277,93-TL kesinti yapıldığı, taraflar arasında kesin hesap çıkarılması yönünden; Davacının gerçekleştirmiş olduğu imalat bedelinin 31/03/2018 tarihi itibariyle 17 nolu hakedişte
(tenzilat tutarı dâhil edildikten sonra) 5.720.709,51-TL. olarak kabul edilmiş olup, taraflar
arasında düzenlenen “Hizmet İşleri Kabul Tutanağı” ile işin tamamlanıp davalı yana teslim
edilmiş olduğu, SGK’nun 16/11/2018 tarihli yazısıyla davacının SGK’ya borcunun olmadığı bildirilmiş olmasına göre, taraflar arası sözleşmenin 6. ve 7. maddeleri uyarınca kesin teminat
kesintisinin ve emanet kesintisinin iadesi koşullarının oluşmuş olduğu, buna göre; Davacının 1.146.589,83-TL. kesin hesap alacağı olduğu hesaplanmakla
birlikte, icra dosyasındaki talebin, yalnızca cari hesap alacağı olan 638.797,31-TL ile sınırlı olduğu, icra dosyasında takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davacı yanca davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir kayıt sunulmadığından takip öncesi işlemiş faiz
hesaplanmadığı" belirtilmiştir.
Buna göre somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 30/03/2016 tarihli "...İli Sınırları İçerisinde Bulunan Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göller ile Belediyemize Ait Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşine" yönelik sözleşmenin varlığı ihtilafsızdır. Davacı/yüklenici, sözleşme ile yüklendiği işleri tamamlamasına rağmen, bakiye alacağının ödenmediğini iddia
etmiş, davalı/iş sahibi ise davacı şirketin teminat ve emanet kesintileri haricinde alacağının olmadığını, yapılan işlerin ...Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmadığından kesin hak edişin gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Buna göre davacının yüklendiği işleri teslim ettiği, hakedişlerin düzenlendiği, davalı iş sahibinin emanet kesintisi ve teminat kesintisi yaparak eksik ödeme yaptığı ihtilafsızdır. Yukarıda özetlenen BAM Kararı doğrultusunda oluşturulan bilirkişi heyetinin yaptığı tasfiye kesin hesabına göre, davacının, gerçekleştirmiş olduğu imalat bedelinin 31/03/2018 tarihi itibariyle 17 nolu hakedişte
(tenzilat tutarı dâhil edildikten sonra) 5.720.709,51-TL. olduğu, taraflar
arasında düzenlenen “Hizmet İşleri Kabul Tutanağı” ile işin tamamlanıp davalı yana teslim
edildiği, SGK’nun 16/11/2018 tarihli yazısına göre davacının SGK’ya borcunun olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. ve 7. maddeleri uyarınca kesin teminat
kesintisinin ve emanet kesintisinin iadesi koşullarının oluştuğu, yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının 1.146.589,83-TL. kesin hesap alacağı olduğu, icra dosyasındaki talebin 638.797,31-TL. olduğu, icra dosyasında takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davacı yanca davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının faiz alacağına yönelik talebinin reddi gerektiği kanaati ile dava kısmen kabul edilerek, davalının ...13.
İcra Müdürlüğünün 2020/2786 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin.
638.797,31 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin, alacağın miktarı bilirkişi incelemesi ile hesaplanabildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının reddedilen kısma yönelik takibi kötüniyetle yaptığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/40, K. 2026/76, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama