İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/143 K.2022/62

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2020/143Karar2022/62Tarih28 Ocak 2022Okuma11 dk · 2.123 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Ocak 2022
Esas no
2020/143 Esas
Karar no
2022/62
Dava
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
09/03/2020
Karar y.tarihi
01/02/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.123 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki nedeniyle taraflar arasında mal alım satımı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin iş kıyafetleri ve aksesuarlarını davalı şirkete sattığını, cari hesap ekstresinin incelenmesinde durumun ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin satmış olduğu mallar için sevk irsaliyeli faturalar düzenlendiğini, davalı şirket tarafından açık hesap borcunun bir kısmının vadesinde ödenmediğini, müvekkili şirketin bakiye borcun ödenmesi yolunda davalı şirket ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını,

borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara ... Müdürlüğü ...

E. sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı şirketten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; usuli itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak; müvekkili şirket ile davacı arasında dava dışı ...

A.Ş.'nin alt işverenlerine iş kıyafetlerinin tedariki amacıya satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında talep edilen iş kıyafetlerinin özelliklerinin sözleşme ile belirlendiğini, davacı şirketin ise bahsi geçen iş pantolonlarını gönderdiğini ancak gönderilen iş pantolonlarının ilgili sözleşmede belirlenen özelliklere uygun olmadığı ve ayıplı olduğu gerekçesi ile kabul edilmediğini, bu durum nedeniyle teslim tesellüm tutanağı ve iade faturası düzenlenerek davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olduğundan bahisle icra takibi başlattığını,

davacı şirket ile yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirket ile yapmış olduğu tüm işlerde üzerine düşen edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava dışı ... A.Ş., ...- ... İş ortaklığı ve ...

A.Ş. 'ye tedarik edilecek kaban, sweat ve pantolon ürünlerinin özellikleri sözleşme ile belirlendiğini ve siparişlerin davacıya iletildiğini, ancak kaban ve sweatlerin istenilen özellikleri taşımadığının tespiti sonucu bu ürünlerin hiç teslim edilemediğini, davacı şirket yetkilisi "gerisini zaten ben yapmayacağım" demek suretiyle yazılı sözleşmeyi tek taraflı hukuka aykırı olarak fesih ettiğini, davacı şirketten geç de olsa sadece 1.000 adet iş pantolonu 39.960,00 TL'lik fatura ile teslim alındığını ve dava dışı şirkete geç teslim edildiğini,

teslim edilen ürünlerin istenilen özelliklerde olmadığı gerekçesi ile dava dışı şirketler tarafından ürünlerin iade edilmesi ve ve geç teslim edildiği ve istenilen özellikleri taşımadığı gerekçesi ile dava dışı şirket tarafından 14.291,31 TL cezai şart uygulandığını, ayıplı iş pantolonlarından 400 adedinin davacı şirkete telim tesellüm tutanağı ve fatura ile iade edildiğini, geri kalan 600 adet iş pantolonu dava dışı şirketler tarafından aralıklarla müvekkiline gönderildiğini, 500 adeti geldikten sonra teslim tesellüm tutanağı ile davacı şirkete teslim edildiğini,

aynı tutanakta geri kalan 100 adet iş pantolonun gelmesinden sonra iade faturasının tanzim edileceği yönünde anlaşma sağlandığını, müvekkiline daha sonradan 97 adet iş pantolonu iade edildiğini, 97 adet iş pantolonunu iadesi ve toplamda 597 iş pantolonun iade faturasının düzenlenmesi istense de davacı tarafın iş bu takibi haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını, müvekkilinin cari hesap alacağı yönünden herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle toplam 29.085,12 TL zarara uğratıldığını savunmuş öncelikle davanın dava ve taraf şartı noksanlığından dolayı usulden reddine,

mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %50'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına avans faizi ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Arabuluculuk son tutanağı, fatura örnekleri, tutanaklar, Ankara C. Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasının uyap evrakları, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtları, Ankara ... Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının uyap evrakları, bilirkişi raporu ve diğer bilgi belgeler dosyada mevcuttur.

Ankara ... Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Grup Tekstil Ambalaj Reklam Matbaa Hırdavat Ürünleri .... Ltd. Şti. tarafından, borçlu ... Yapım Filmcilik Reklam Org. Matbaa Tic. Ltd. Şti. aleyhine 60.483,97 TL asıl alacak, 1.596,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.080,17 TL'nin tahsili için 30/12/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresi içeresinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi 02/12/2021 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin 21.01.2019 tarihinde başladığı, bu ilişkinin bir

süre sipariş üzere alım satım şeklinde devam ettiği,

taraflar arasında 10.10.2019 tarihinde bir sözleşme imzalandığı, sözleşmeye, davacının

satıcı, davalının ise alıcı sıfatıyla imza koyduğu, davalı yanca sözleşme kapsamında çeşitli beden ölçülerinde ve miktarlarda Pantolon,

Kaban ve Sweat Tshirt siparişi verildiği, bu sipariş kapsamında 1000 adet pantolonun davalıya

teslim edildiği ve 05.11.2019 tarihli, 39.960,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği,

lakin davalıya teslim edilen 900 yüz adet pantolonun, istenilen şartlarda olmaması

nedeniyle davacıya iade edildiğine dair iki adet tutanağın mevcut olduğu, bu tutanaklarda davacıyı

temsilen teslim alan sıfatıyla da ...’ın imzasının bulunduğu,

davacı tarafça, davalı ile bir satış sözleşmesi imzalanmadığını, 900 adet pantolonun

iadesine ilişkin tutanakların teslim alan kısmındaki imzanın kendilerine ait olmadığının ileri

sürüldüğü,

davacı tarafça davalı aleyhinde Ankara ... Müdürlüğü’nün ... E. sayılı

dosyasıyla icrai takip başlatıldığı, 30.12.2019 tarihli takip talebinde alacağın,

60.483,97 TL Asıl alacak

1.596,27 TL İşlemiş avans faizi

62.080,17 TL Toplam, şeklinde gösterildiği, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %

13,75 avans faizi oranında faiz talep edildiği, davalı tarafça borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu,

taraflar arasındaki yüklü miktardaki alış veriş, olayların gelişimi, 05.11.2011 tarihli

fatura muhteviyatının 10.10.2019 tarihli sözleşme kapsamıyla uyumlu olması, 10.10.2019

tarihinden sonra davalı yanca davacıya verilen siparişlerin 10.10.2019 tarihli sözleşme kapsamına

uygun olması gibi hususlar dikkate alındığında, taraflar arasında 10.10.2019 tarihinde bir sözleşme

imzalandığı, davalının bu sözleşmeye göre davacı yana çeşitli ürün siparişleri verdiği, bu kapsamda

davacının 1000 adet pantolonu davalının müşterilerine gönderdiği, lakin ürünlerin istenilen

özelliklerde olmadığından, davalının müşterilerince iade olunduğu, taraflar arasındaki

uyuşmazlığında 05.11.2011 tarihli faturadan kaynaklandığı, belirtilen fatura muhteviyatı ürünlerin

istenilen özelliklerde üretilmediği belirgin olduğundan, fatura muhteviyatı malların davalı tarafça

davacıya iade edildiğinin kabulü ile 05.11.2011 tarihli, 39.960,00 TL bedelli faturadan dolayı

davalının davacıya borçlu olmadığının kabulü gerektiği kanaatine ulaşıldığı,

lakin davacı tarafın gerek 10.10.2019 tarihli sözleşmedeki, gerekse 900 adet pantolonun

davalı yanca davacıya iade dildiğine dair iki adet tutanaktaki imzalara itirazıyla ilgili, imza

incelemesi yaptırılıp yaptırılmaması hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu,

05.11.2011 tarihli, 39.960,00 TL bedelli fatura hariç tutulduğunda, davalının davacıya

20.523,97 TL borcunun bulunduğu,

bu duruma göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının,

20.523,97 TL asıl alacak, 602,33 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam

21.126,30 TL şeklinde olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa, talep

doğrultusunda yıllık % 13,75 avans faizi oranında faiz hesaplanması icap edeceği,

davacı talebinin 40.953,87 TL’lik kısmının yerinde olmadığı, 10.10.2019 tarihli sözleşmede ve 900 adet pantolonun davalı yanca davacıya iade

edildiğine dair iki adet tutanaktaki davacı şirket yetkilisi adına atılı bulunan imzaların sahte çıkması

halinde ise davalının davacıya 60.483,97 TL borçlu olduğunun kabulü gerekeceği,

bu durumda da davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının,

60.483,97 TL asıl alacak, 1.212,60 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam

61.696,57 TL şeklinde olacağı, takip tarihinden itibaren asıl alacağa, talep

doğrultusunda yıllık % 13,75 avans faizi oranında faiz hesaplanması icap edeceği, bu durumda da davacı talebinin 383,60 TL’lik kısmını yerinde olmadığı görüşü bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.

Taraflar arasında, davalının vermiş olduğu siparişler doğrultusunda çeşitli beden ve niteliklerde logoları basılmış iş kıyafetlerinin üretimi ve davalı yana satışına dair sözlü anlaşma yapılmıştır. Anlaşma, bu niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. TBK’nın 470’inci maddesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmesinden söz etmektedir.

Eser sözleşmesi hükümleri, yalnızca yeni bir şeyin ortaya çıkarılması halinde değil, mevcut şeylerin onarılması, değiştirilmesi halinde de uygulama alanı bulmaktadır. Dolayısıyla uygulamada terzinin diktiği elbise, yüklenicinin inşa ettiği bina, yapılan gemi, meydana getirme kavramının kapsamına girdiği gibi, mevcut bir şeye parça ilave etmek veya bunu onarmak yahut şeklini değiştirmek ya da temizlemek de bu faaliyetlerin kapsamına girer.

Bu noktada önemli olan meydana getirme sonucu sadece yeni bir şey ortaya çıkarmak değil, aynı zaman eskisine göre daha farklı bir eserin meydana getirilmesidir. (Tandoğan sh.23 vd; Ergezen, sh.34, Yavuz sh.396)” (YAVUZ, s.2460.).

Somut olayda, davacı yüklenici, davalı ise işverendir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.

Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin meydana getirdiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda Türk Borçlar Kanunu'nun 474., gizli ayıplarda ise 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, aynı Kanun'un 475. maddesinde tanınan haklardan yararlanabilir.

Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.

Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin eseri kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim ve eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hükmü getirilmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından imal edilen bir kısım iş kıyafetlerinin ayıplı olduğunu, ayıplı ürünlerden de bir kısmının davacıya iade edildiğini savunmuş, iade edilen ayıplı ürünlere ilişkin tarihsiz tutanaklar ile taraflar arasında yapıldığını ileri sürdüğü 10.10.2019 tarihli sözleşme suretini ibraz etmiştir.

Davacı şirket vekili 30/11/2020 tarihli duruşmada; tutanaklarda ve sözleşmede müvekkili şirket yetkilisi adına atfen atılan imzaların, müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını savunmuş, davacı şirket yetkilisi ise, 18.06.2021 tarihli duruşmada, sözleşme ve teslim tutanakları altında ismine atfen atılmış imzaların kendisine ait olmadığını, davalı ile imzaladığı herhangi sözleşme bulunmadığını, teslim tutanakları altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, davalı şirket tarafından iade edilip teslim edilen herhangi ürün bulunmadığını savunmuştur.

Aynı tarihli duruşmada imza inkarına yönelik imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, ispat yükü altında olan davalı şirket tarafından verilen kesin süreye rağmen bilirkişi delil avansı yatırılmamıştır. Böylece sözleşme ve tutanakların altında davacı şirket yetkilisi adına atfen atılan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı belirlenmiştir.

Davalı yanca sunulan sözleşmenin varlığı ortadan kalktığına göre, ürünlerin hangi nitelikte üretilip teslim edileceğinin ve yine ayıbın varlığın davalı yanca ispatı gerekmektedir. Davalı bu hususların ispatına yönelik belge ve bilgi ibraz etmemiş, teslim aldığı faturalara süresi içinde itiraz etmemiştir.

Öte yandan, taraflar arasındaki ticari ilişkinin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerine göre davalıdan 60.483,97 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise davacıya 44.499,97 TL borçlu göründüğü, aradaki farkın davalı yanın düzenlemiş olduğu ancak davacı yanca kabul edilmeyen 15.984,00 TL'lik iade faturasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalı yandan 60.483,97 TL alacaklı olduğu, davalının bu miktar alacağa yönelik itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından itirazının iptaline, ancak, davacı davalının davadan önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat olunamadığına göre davalının işlemiş faize yönelik itirazında haklı olduğu kabul edilerek bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının icra inkar tazminatı isteminin alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı zorunlu kıldığı anlaşıldığından reddine, davalının reddedilen miktar yönünden kötüniyet tazminatı isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Anlatılan nedenlerle,

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara ... Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında 60.483,97 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine,

2-Davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin reddine,

3-Reddedilen miktar yönünden davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 8.662,92TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

5-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.596,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,

6-Davacı tarafından aşağıda dökümü yapılan 1.206,75 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.175,72 TL'nin davalı tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

8-Alınması gerekli 4.131,66 TL harçtan peşin alınan ve tamamlatılan 1.060,18 TL harcın düşümü ile arta kalan 3.071,48 TL harcın davalı tarafdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

9-Peşin alınan ve tamamlatılan 1.060,18 TL harcın davalı tarafdan alınarak davacıya ödenmesine,

10- Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, red ve kabul oranına göre 1.286,06 TL'sinin davalıdan, 33,94 TL 'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2022

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ

Vekalet Harcı 7,80 TL Posta masrafı 144,55 TL Başvurma harcı 54,40 TL Bilirkişi ücreti 1.000,00 TL

TOPLAM 1.206,75 TL

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/143, K. 2022/62, 28 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. Yargılama Ve Gerekçe
  6. Davacı Yargılama Giderleri
  7. Toplam 1.206,75 Tl
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/143
Karar No
2022/62
Tarih
28 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/144 K.2022/6
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/144 K.2022/26
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/145 K.2022/14
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/146 K.2022/40
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/146 K.2022/81
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/146 K.2022/9

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.