İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/311 K.2023/293

Mahkememizde görülmekte olan rücuen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;

Esas2022/311Karar2023/293Tarih28 Nisan 2023Okuma10 dk · 2.062 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/311
Karar No
2023/293
Karar tarihi
28 Nisan 2023
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/312 Esas - 2023/294
Esas no
2022/312 Esas
Karar no
2023/294
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Dava
Tazminat (Rücuen Tazminat
Dava tarihi
13/05/2022
Karar y.tarihi
03/05/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.062 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan rücuen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Şirket'in müvekkili Banka'nın taşeronu olarak yürüttüğü hizmetlerde çalışmakta olan işçilerden ...'in iş akdinin tazminat almaya hak edecek şekilde sona erdiğini, müvekkili Bankada taşeron işçisi olarak çalışmış olduğu döneme (03/04/2018-31/12/2020 arası) ilişkin 2 yıl 8 ay 29 günün karşılığı olarak brüt 12.884,17 TL kıdem tazminatı tutarı olarak toplam 12.786,38 TL kamu kurum ve kuruluşlarına yüklenen hukuki sorumluluk gereği 02/02/2021 tarihinde müvekkili Banka tarafından asıl işveren sıfatıyla dava dışı işçiye ödendiğini,

yasal düzenlemeler ve Yüksek Yargı kararları gereği tüm işçi ödemelerinden alt işverenlerin kendi dönemleri ile sorumlu olduğunu, müvekkili banka tarafından ödenen tutarların tamamının sorumlu olduğu dönem çerçevesinde yüklenici firmadan talep edilmesi önünde yasal bir engel bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile asıl işveren sıfatı ile ...'in işçilik alacaklarına istinaden ödenen brüt 12.884,17 TL kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren tahsiline kadar işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazlar yanında esas yönünden; müvekkili Şirket ile davacı İdare arasında ... ve eklerinin imzalandığını, sözleşmenin tarafların karşılıklı anlaşması sonucu 24/12/2021 tarihli protokol hükümleri çerçevesinde sonlandırıldığını, protokolün 3. madde 4. paragrafında işçilerin kıdem ve ihbar tazminatının banka tarafından ödeneceği ve bu ödeme nedeniyle yükleniciden herhangi bir talepte bulunmayacağının düzenlendiğini,

taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinde yapılan ödemenin tamamının ya da yarısının davalı Şirket'ten rücuen talep edilebileceğine dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, dolayısıyla davacı Banka'nın işçi ...'e yapmış olduğu kıdem tazminatını müvekkili Şirket'ten talep edemeyeceğini, davacı Banka'nın ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin yasal dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava; davacı idare tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Arabuluculuk son tutanağı, sözleşme ve teknik şartname örnekleri, ... kayıtları, icra ödeme dekotları, bilirkişi raporu ve diğer bilgi belgeler dosyada mevcuttur. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.02.2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle. Davacı İdare’nin yüklenici davalı Şirket bünyesinde işçi olarak çalışan dava dışı ...'e 03/04/2018-31/12/2020 tarihleri arasındaki çalışma dönemine yönelik olarak 02/02/2021 tarihinde 12.884,17 TL ödeme yaptığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri ile kabul edilen hükümler gözetilerek,

yüklenici Şirket'in yapılan ödemeden dolayı sorumluluklarının (kendi sözleşme dönemleri ile sınırlı kalmak kaydı ile) tam sorumluluk mahiyetinde mi? yarı yarıya sorumluluk mahiyetinde mi? olduğunun, keza taraflar arasında imzalanan 24/12/2021 tarihli protokol hükümlerinin davalı Şirket'in sorumluluğunu ortadan kaldırır mahiyetinde olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğunu, dolayısıyla hesaplamanın; tam ve yarı yarıya sorumluluğa göre (2) alternatifli olarak yapıldığını, buna göre, davacı İdare’nin yaptığı 12.884,17 TL ödeme yönünden davalı Şirket'ten talep edebileceği rücuan alacak miktarının;

tam sorumluluğa göre 12.884,17 TL, yarı yarıya sorumluluğa göre 6.442,08 TL olarak hesaplandığını, hükmedilecek rücuen alacağa 02/02/2021 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin mahkemenin takdirinde olduğunu şeklinde görüşünü bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.

İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (... Dairesinin 21.12.2020 tarih ve ... sayılı ilamı)

Somut olayda; dava dışı işçi ...'in 03.04.2018-31.12.2020 tarihleri arasında davalı yüklenicinin işçisi olarak davacıya ait iş yerinde güvenlik görevini ifa ettiği, davacı banka tarafından 02.02.2021 tarihinde 12.786,38 TL kıdem tazminatı, 97,79 TL damga vergisi kesintisi olmak üzere toplam 12.884,17 TL ödeme yapıldığı, görülmüştür.

Dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemesine esas çalışma süresi 2 yıl 8 ay 29 gün olup, bu sürenin tamamının davalı şirket çalışanı olarak geçirildiği sabittir.

Davacı banka, ödemiş olduğu toplam 12.884,17 TL'den, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.

Davalı yan ise; taraflarca akdedilen 24.12.2021 tarihli protokol uyarınca davacının rücu hakkının bulunmadığını savunmuştur.

Taraflar arasında 02.04.2018, 21.06.2018, 25.12.2018 ... olmak üzere en son 29.03.2021 tarihli "... Alanı Sözleşmeleri" ile birden fazla "Süre Uzatım/Revize Sözleşmeler" akdedilmiştir.

Sözleşmeleri konusu; ... parselde kayıtlı ... İşletmesinin silahsız kimlik kartlı koruma ve özel güvenlik hizmetlerinin davalıya gördürülmesinden ibarettir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenici konumunda olup, taraflar arasında asıl ve alt işveren ilişkisi bulunmaktadır.

Taraflarca imza edilen sözleşme ve şartnamelerde ödenen işçilik alacaklarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. İşçilik alacakları davacı asıl işveren tarafından ödenen dava dışı işçinin; davalı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine; işçilerin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları birlikte nazara alındığında davacı işverenin, işçileri çalıştıran davalı yükleniciden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından, işçinin çalışma dönemleri ile sınırlı olmak üzere davalı yanın tam sorumlu olduğuna ve sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi hesaplaması dosya ve delil durumuna uygun bulunarak, raporda belirlenen miktarlar üzerinden davanın kabulüne, hüküm altına alınan tazminat kalemine, davalı alt işverenin davadan önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, dava tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

Her ne kadar davalı yüklenici, taraflarca akdedilen 24.12.2021 tarihli protokolün 3. maddesinde düzenlenen "Sözleşme'nin sona ermesi nedeniyle Yüklenici'nin Banka'ya yukarıda belirtilen taşınmazda vermiş olduğu hizmet nedeniyle çalıştırdığı personelin 24.12.2021 tarihine kadar doğmuş olacak sadece kıdem ve ihbar tazminatı Banka tarafından ödeyecektir." hükmü uyarınca davacının rücu hakkının bulunmadığını savunmuş ise de aşağıdaki gerekçelerle bu savunma yerinde görülmemiştir.

Taraflarca akdedilen 24.12.2021 tarihli protokolün, 2. maddesinde protokolün konusu; "Taraflarca, 29.03.2021 tarihinde imzalanan ... parselde kayıtlı ... işletmesinin Silahsız Kimlik Kartlı Koruma ve Özel Güvenlik Hizmeti Alımı için imzalanan “Dış Hizmet Alım Sözleşmesi” olarak belirlenmiştir.

Protokolün, 3. maddesinde; "Taraflarca imzalanan Sözleşme, 01.07.2021 tarihinde imzalanan “Süre Uzatımı/ Revize Sözleşme” ile 31.12.2021 tarihine kadar uzatılmıştır.

Sözleşme gereğince hizmetin verildiği ... parselde kayıtlı taşınmaz Banka tarafından 17.12.2021 tarihinde 3. kişiye satılmıştır. Bu nedenle Taraflar arasında imzalanan Sözleşme ve Sözleşme'nin 31.12.2021 tarihine kadar uzatılmasına yönelik imzalanan “Süre Uzatımı/Revize Sözleşmesi” ile ekleri, Tarafların karşılıklı mutabakatı sonucunda 24.12.2021 tarihinde son bulmuştur.

Yüklenici 24.12.2021 tarihi itibarı ile Banka'ya hizmet vermeyi durduracak, Banka ise Yüklenicinin 24.12.2021 tarihine kadar hak edeceği hizmet bedelini, Yüklenici tarafından düzenlenen faturanın kendisine tebliğinden itibaren 15 işgünü içerisinde Yüklenici'ye Sözleşmede belirtilen Banka hesap numarasına ödeyecektir. Şüpheye mahal vermemek üzere Yüklenici 24.12.2021 tarihinden 31.12.2021tarihine kadar olan dönem için Banka'dan herhangi bir ücret v.b. talep etmeyecektir.

Sözleşme'nin sona ermesi nedeniyle Yüklenici'nin Banka'ya yukarıda belirtilen taşınmazda vermiş olduğu Hizmet nedeniyle çalıştırdığı personelin 24.12.2021 tarihine kadar doğmuş olacak sadece kıdem ve ihbar tazminatı Banka tarafından ödeyecektir. Personele ait diğer tüm ödemeler Yüklenici'ye aittir. Banka, personel yapacağı kıdem ve ihbar ödemesi nedeniyle (sadece bu ödemelerle sınırlı olmak üzere) Yüklenici den herhangi bir talepte bulunmayacak, Yüklenice'ye rücu etmeyecektir.

Sözleşmenin ve eklerinin 24.12.2021 tarihinde sona erdirilmesi nedeniyle birbirlerinden herhangi bir cezai şart ve tazminat talebinde bulunmadıklarını gayrikabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ederler." hükümlerine yer verilmiştir.

Borçlar Kanunu’nun 18/1 inci maddesine göre bir sözleşmenin gerek şekil gerek içerik yönünden değerlendirilmesinde kullanılan söz ve deyimler değil, tarafların birbirine uygun gerçek iradeleri esas alınmalıdır. Sözleşmede yer alan kayıtların gerçek anlamını tarafların gerçek iradeleri bağlamında belirlemeye ve bu kayıtların hangi hukuki sonuçlara yöneldiğini tayin etmeye sözleşmenin yorumlanması denilmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin yorumlanması, geçerli olarak kurulan, fakat uyuşmazlık konusu olan bir sözleşmenin veya bir maddesinin içeriğinin hâkimin tarafların birbirine uygun sözleşme iradelerine göre tespit etmesi ve belirlemesidir.

Sözleşmenin yorumlanmasının gündeme gelebilmesi için öncelikle tarafların geçerli olarak kurulmuş bulunan sözleşmenin içeriğini birbirinden farklı anlamaları ve bu konuda aralarında uyuşmazlığın bulunması gerekir. Hâkim yapacağı incelemeler sonunda tarafların sözleşmenin objektif ve subjektif esaslı noktalarını farklı anladıkları kanısına varırsa irade beyanlarının birbirine uygun olmaması nedeniyle sözleşmenin kurulmadığına karar verebilir.

Buna karşılık tarafların irade beyanları birbirine uygunsa (gerçek ve farazi uygunluk) sözleşme kurulmuş olacağından hâkim, sözleşmenin veya bir kaydının içeriğini tarafların gerçek veya farazi sözleşme iradelerine göre belirler. Zira yorumun amacı, tarafların birbirine uygun gerçek veya farazi sözleşme iradelerinin tespiti ve bu tespite göre sözleşmenin içeriğinin belirlenmesidir.

Sözleşme bir bütün olduğundan sözleşmenin bireysel maddeleri bütünden ayrı olarak tek başlarına yorumlanamaz. Başka bir anlatımla sözleşmenin bireysel kısımları, sözleşmenin bütünü içinde ele alınarak yorumlanmalıdır. Ayrıca hâkim yorum yaparken kullanılan söz ve deyimlerin lafzı anlamları ile bağlı kalmamalı, tarafların gerçek ve farazi iradeleri araştırılmalıdır. Özellikle kullanılan söz ve deyimler sözleşmenin bütününe göre açık ve kesin değilse, muğlak ve birden çok anlama geliyorsa hâkim lafzı arka plana atmalıdır.

Sözleşmenin yorumlanmasında özellikle sözleşme metninde yer alan söz ve deyimlerin muğlak ve müphem olması hâlinde, sözleşme metnine yansımamakla birlikte, tarafların iradelerini belirlemeye imkân veren olgulara da başvurulmalıdır. Bu kapsamda sözleşmenin kurulması sırasında, özellikle sözleşmenin müzakeresi esnasında veya sözleşmenin kurulmasından sonra mevcut olan durumlar dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla sözleşmenin kurulduğu yer ve zaman, sözleşme görüşmeleri, tarafların bu esnada ya da sözleşme kurulduktan sonra birbirine karşı takındıkları tutum ve davranışlar, ifa hazırlıkları, sözleşmenin kurulduğu andaki menfaat durumları ve özellikle ilgili iş çevresindeki örf, adet ve teamüller sözleşmenin yorumlanmasında göz önünde tutulmalıdır.

Sözleşmenin yorumlanması sonrasında hâkim, olumlu ya da olumsuz bir sonuca ulaşarak taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında karar verir. Olumlu sonuçta hâkim, sözleşmenin veya bir maddesinin içeriğiyle ilgili uyuşmazlıkta tarafların birbirine uygun gerçek veya farazi sözleşme iradesine sahip olduklarını tespit eder ve uyuşmazlığı bu doğrultuda çözer. Buna karşılık olumsuz sonuçta, incelemeler sonucunda tarafların birbirine uygun sözleşme iradesi bulunmadığı tespit edilirse bu durumda sözleşmede boşluk olabilir ve bu boşluk şartları varsa sözleşmenin tamamlanması yoluyla doldurulur.

Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında protokol hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Taraflar, 29.03.2021 tarihinde imzaladıkları hizmet alım sözleşmesi ile 01.07.2021 tarihli süre uzatım sözleşmesini, karşılıklı mutabakat ile 24.12.2021 tarihinde sonlandırarak, bu sözleşme/sözleşmeler kapsamında çalıştırılan işçilerin 24.12.2021 tarihine kadar doğmuş kıdem ve ihbar tazminatlarının davacı banka tarafından ödeneceğini, kararlaştırmışlardır.

Nitekim; protokolün 2. maddesinde; protokol konusunun 29.03.2021 tarihli sözleşme olduğu, protokolün 3. maddesinde. "Sözleşmenin" sona ermesi nedeniyle yüklenicinin bankaya .... taşınmazda vermiş olduğu hizmet nedeniyle çalıştırdığı personelin 24.12.2021 tarihine kadar doğmuş ... kıdem ve ihbar tazminatının banka tarafından ödeneceği, hüküm altına alınmıştır.

Tasfiyenin, taraflar arasında akdedilen önceki tarihli sözleşmeleri de kapsadığına dair, protokolde bir hüküm yada açıklama bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı banka tarafından ödeme yapılan dava dışı işçinin, davacı iş yerinde hangi tarihler arasında çalıştığı, önem arz etmektedir.

Dava dışı işçi ...'in, 02.04.2018 tarihli sözleşme kapsamında ve 03.04.2018-31.12.2020 tarihleri arasında davalı yüklenicinin işçisi olarak davacıya ait iş yerinde güvenlik görevini ifa ettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, taraflar arasında da bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Bu halde, 24.12.2021 tarihli tasfiye protokolünün, dava dışı işçinin çalışma dönemine isabet eden kıdem ve ihbar tazminatlarını kapsamadığı anlaşıldığından, rücu şartlarının oluşmadığına dair davalı savunması mahkemece kabul görmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1- Davanın kabulüne, 12.884,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 880,12 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan vekalet harcı 11,50-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 294,50TL, bilirkişi ücreti olarak 1.500,00 -TL yapılan toplam 1.794,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca... bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/04/2023

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/311, K. 2023/293, 28 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. Yargılama Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/311
Karar No
2023/293
Tarih
28 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/311 K.2023/272
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/312 K.2023/294
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/312 K.2023/313
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/312 K.2023/392
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/312 K.2023/485
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/313 K.2023/1020

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.