KÜNYE
T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararıdır
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/429 Esas
- Karar no
- 2023/330
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - TCKN:... ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... - ....
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Av. ... -....
DAVA
Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/06/2022
KARAR TARİHİ : 05/05/2023
KARAR Y.TARİHİ : 09/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... Dairesinin
... Esas sayılı takip dosyasında borçlu sıfatıyla yer aldığını, 24.05.2022 tarihinde banka
hesabına haciz blokesi konması üzerine haricen öğrendiğini, takip talebi ve ödeme emrindeki borç
sebebi ile müvekkilinin hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin davalı Kooperatif ile herhangi bir
irtibatı veya sözleşmesel bir bağı bulunmadığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını ve herhangi
bir borcu olmadığını, davalı tarafından herhangi bir borç ilişkisi olmadığı halde takip başlatmasının kötü
niyetli olduğunu, belirterek; davacının borçlu olmadığının tespiti ile ... Dairesinin
... E. sayılı icra takibinin iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet
tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ... yılında kurulduğunu ve yaklaşık ... yılık bir kooperatif olduğunu, bu süre zarfında kooperatifin bir çok
yönetiminin değiştiğini, gelen yönetimlerin genellikle bir şey yapmadan kooperatifi dolandırdıklarını ve
aldıkları aidatları da kendi ceplerine attıklarını, müvekkili kooperatifin gerek şimdiki yönetimi gerekse
bir önceki yönetiminin, kooperatifin işlerini aksatmadan kooperatifin bir an önce bitirilip teslimi için
çalıştıklarını, bu yönetim döneminde (2 dönemdir aynı kişiler yöneticiler ) kooperatifin ana
sözleşmesindeki şartlar ve arsa sahipleri ile yapılmış olan ... şartlar yerine getirilip kooperatifin
iskanını aldıklarını, kooperatifin iskanı alınınca otomatikman bağımsız bölümlerin tapularının da çıktığını
ve her üyenin kendi üyeliğinden kaynaklanan tapusunu aldığını, bu tapuların çıkmasından sonra üyelerin
kooperatif yönetimine bildirimde bulunmadan üyeliklerini başkalarına (.... )
devrettiklerini, müvekkili kooperatifin yönetimi de bu duruma engel olmak ve kooperatif üyelerinden
üyelik / daire satın alanların üye olmak zorunda olduğunu ve bu durumun kooperatif merkezine
/yönetimine bildirmeleri gerektiği yönündeki yazıları kooperatifin girişine, blokların ana girişlerine ve
dairelerin posta kutularına bu duruma ilişkin yazıların asıldığını, davacı tarafın da kooperatifte daire satın
alındığı zaman kooperatif yönetimi ile görüştüğünü ve üyeliğin /satın alacağı dairenin kooperatife
borcunun olup olmadığını sorduğunu ve bu şekilde daire satın aldığını, şimdi de kooperatiften haberi
olmadığını, herhangi bir borcu olmadığı söyleminin gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın kooperatife başvurarak, üyelik yapmak istediğini bildirdiğini ve müvekkil kooperatif yönetim kurulu kararı ile davacı tarafı üye yaptıklarını, buna ilişkin yönetim kurulu kararını celse arasında sunacaklarını, ayrıca kooperatifin ... daireden oluşan bir yer olduğunu ve iskanla birlikte üyelerin oturmaya başladığını,
sitede herhangi bir apartman/site yönetimi bulunmadığını, bu nedenle kooperatif yönetimi hem
kooperatifi hem de sitenin yönetimini üstlenmiş bulunduğunu, bu üyelik aidatlarının hem site yönetimin
giderleri için hem de kooperatifin giderleri için toplanan bir para olduğunu, kooperatifte davacı tarafla
aynı durumunda olan onlarca kişi bulunduğunu, diğer kişiler ve davacı taraf anlaşarak iş bu davayı
açtıklarını, eğer bu davada farklı bir karar çıkması durumunda diğer kişilerde aynı şekilde dava açıp bu
kararı emsal göstererek kooperatifi işleyemez hale getireceklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-)... Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-)...Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı, 3-)Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, 4-)Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları,
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce, ... Müdürlüğü’nün ... E.sayılı icra dosyasının celp edilip incelenmesinde, davacı tarafça davalı aleyhinde ... Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, takip talebinde alacağın, 5.000,00 TL Asıl alacağın vekalet ücreti ve faizi ile tahsilinin talep edildiği, takibin itirazsız kesinleştiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı, davacının kooperatif üyeliğinin tespiti ve buna göre borçlu ise miktarın tespiti açısından kooperatif defterlerinin, genel kurul kararlarının incelenmesine karar verilmiş olmakla,
Davacının, kooperatif ile herhangi bir irtibatı veya sözleşmesel bir bağı bulunmadığı
ve davacı tarafından kooperatif üyesi olmadığı iddia edildiğinden öncelikle davacının ortaklık sıfatı yönünden
inceleme ve değerlendirme yapılmış ve buna göre Kooperatifler Kanunu, Anasözleşme ve ... uygulaması değerlendirildiğinde, ortaklık sıfatının; ilgilinin ortaklığa başvurusu (dilekçe veya matbu ortaklık senedi (üst
kısmı başvuru dilekçesi, alt kısmı yönetim kurulu ortaklığa kabul kararından oluşmaktadır) üzerine,
ortaklık şartlarını taşıdığının anlaşılması halinde ortaklığa kabule ilişkin alınacak yönetim kurulu kararıyla oluşmakta olduğu, bunun dışında yine ... uygulamasına göre ortaklığa kabule ilişkin bir yönetim
kurulu kararı olmaksızın da ortaklık sıfatının, fiilen/zımnen benimsenmesi suretiyle kazanılması da mümkün bulunmakla, ortaklığın fiilen/zımnen kazanılması hallerinin ise; ortak olmak isteyen kişiden aidat alınması ve alınan aidatın kooperatifçe kullanılması, kişinin genel kurul toplantılarına çağrılması, genel kurula katılması, isminin hazirun cetveline yazılması, kooperatifçe ortak sıfatıyla yazışma yapılması'nın sayılabileceği, bu sayılan hallerde de fiilen / zımnen ortaklığın benimsenmesi suretiyle ortaklık sıfatı kazanılabileceği anlaşılmaktadır.
Somut olayda ise;
Davalı kooperatifin .... Noterliği’nden 31.12.2018 tarih ve ... yevmiye
onaylı karar defterinin (ilk karar 11.01.2019, son karar 06.06.2022 tarihli olup) incelenmesinde;
davacının ortaklığa kabulüne ilişkin bir karara rastlanmamıştır. Ancak, kooperatif yetkilisince sunulan ve defterden teyidi yapılan yönetim kurulunun
16.11.2021 tarih ve 2021/8 sayılı kararının ... Nolu bendinde aynen “Hak sahipliği ...’e
ait olan ... nolu daire üzerindeki (...) tüm hak ve alacakları (...) ...’a devredilmiştir- ...’in bu üyelik/bağımsız bölüm üzerindeki üyelik kaydının kapatılmasına ve ...’un yeni üye olarak kaydının
yapılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar alındığı tespit edilmiş ise de, s
unulan genel kurul hazirun cetvelleri incelendiğinde;
30.08.2020 tarihli hazirun cetvelinde 33 ortağın ismi kayıtlı olup, davacının ismine rastlanmadığı,
29.08.2021 tarihli hazirun cetvelinde 34 ortağın ismi kayıtlı olup, davacının ismine rastlanmadığı,
05.06.2022 tarihli hazirun cetvelinde 38 ortağın ismi kayıtlı olup, davacının ismine rastlanmadığı anlaşılmakla, mevcut dosya kapsamına ve sunulan belgelere nazaran davacının ortaklık sıfatı tespit edilememiş ve karar defterine işlenen karar için herhangi bir belge, imza, kabul sunulmamıştır.
... uygulamasına göre, genel kurul kararları iptal edilmediği müddetçe tüm
ortaklar yönünden bağlayıcı olup, ortak olmayanlar üzerinde bir bağlayıcılığı bulunmadığından ve davacının ortaklık sıfatı tespit edilemediğinden aidat borcunun bulunmadığı ve ayrıca davalı kooperatif her ne kadar cevap dilekçesinde, kooperatif yönetiminin hem kooperatifi hem
de sitenin yönetimini üstlendiği, bu üyelik aidatlarının hem site yönetimi hem de
kooperatifin giderleri için toplanan para olduğu savunmasında bulunmuş ise de ve davacının taşınmazı edindiği dönem için, ortak olmamakla birlikte sitede yararlandığı hizmet
bedelinden sorumlu olacağı kabul edilebilir ise de, itirazın iptali davasının takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğu ve icra takibinde borcun dayanağı olarak kooparatif aidat borcunun gösterildiği anlaşıldığından, bu savunmaya itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiş ancak davalının kötü niyetine dair tespit bulunmadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸e-imza ¸e-imza
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/429, K. 2023/330, 5 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama