KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/666 Esas - 2024/110
- Esas no
- 2022/666 Esas
- Karar no
- 2024/110
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. .... DAVALILAR : 1- .... 2-.... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
KARAR Y.TARİHİ : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile ile davalı ...... Ltd. Şti arasında düzenlenen sözleşmelere istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise sözleşmelere müteselsilen kefil olduklarını, kredi ödemelerinin aksamasından dolayı davalılara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun süresinde ödenmesi üzerine .... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, borçluların kötü niyetli olarak borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiklerini beyan ederek, borçluların yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Mahkemesi'nin 23.11.2021 tarihli .....
Sayılı kararıyla konkordato taleplerinin reddine karar verildiğini, geçici mühlet kararı verilmesi talebiyle temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, söz konusu durumun bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davacının iddialarının aksine tip sözleşme şeklinde hazırlanan hükümlerin, banka ile kredi müşterisi arasında asla tartışılmaz veya herhangi bir hükmü müşteri lehine değiştirilemediğini, sözleşme hükümlerinin müşteriye anlatıldığı yolunda bir şerh sözleşmeye veya sözleşme dışındaki bir belgeye dercedilmiş olsa bile,
bu şerhin gerçeği ifade etmeyeceğini, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte bu düzenlemelerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan bu şartların yazılmamış sayılması ve dolayısıyla müvekkillerinin bu şartlardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, faizinin şekilde yalnızca bankanın insiyatifine bırakılmasının TBK m. 26’da yer alan sözleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi TMK m.2’de yer alan dürüstlük kuralını da ihlal ettiğini, bahsi geçen nedenler dolayısıyla müvekkilleri hakkında açılan takibe itiraz etmek zorunda kaldıklarını belirterek,
davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı davalıların kredi geri ödemelerinin yapmadığı iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin ilişkindir.
..... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların ... ... Tic. Ltd. Şti, ... ve ... olduğu, 23.174,46 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 30.828,69 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalılardan ... ... Tic. Ltd.
Şti ve ... vekilleri aracılığı ile sundukları 19.01.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile; alacaklı görünen tarafa böyle bir borcu olmadığından bahisle "icra takibine, tüm borca, fer’ilerine, faize" itirazlarını bildirerek takibin durdurulmasını talep ettiği, İcra Dairesi'nin 19.01.2022 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile takibin borçlu açısından durdurulmasına karar verildiği, davalılardan ...'ın vekili aracılığı ile sundukları 27.01.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile;
alacaklı görünen tarafa böyle bir borcu olmadığından bahisle "icra takibine, tüm borca, fer’ilerine, faize" itirazlarını bildirerek takibin durdurulmasını talep ettiği, İcra Dairesi'nin 27.01.2022 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile takibin borçlu açısından durdurulmasına karar verildiği, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı banka ile davalı Simay Kozmetik.. Ltd. Şti arasında imzalanan 09.04.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinin 200.000,00 TL limitli olduğu, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, şirketin ortağı olmaları nedeniyle eş rızasına gerek olmadığı ve kefaletin TBK'nın 586 ve devamı maddelerine uygun olduğu görülmüştür.
Davacı banka tarafından davalılar aleyhine gönderilen 19/04/2021 tarihli ihtarnamenin yapılan incelemesinde; muaccel hale gelen 25.557,74 TL bedelin 1 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır. Asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin 26/04/2021 tarihinde sözleşme adresine ulaştığı iade edildiği sözleşme hükmü uyarınca temerrüdün 28/04/2021 tarihinde gerçekleştiği, kefillere yapılan tebligatın iade edildiği bu nedenle ancak takip tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebileceği kabul edilmiştir.
Genel Kredi Sözleşmesi'nin 5.02-Temerrüdün Sonuçları başlıklı maddesi altında yapılan düzenleme uyarınca temerrüt faizinin en yüksek kredi faiz oranına bu oranın % 50 sinin ilavesi suretiyle uygulanacak faiz oranı ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Dava konusu kredi sözleşmesi kapsamında takip tarihi itibariyle davalının borcu bulunup bulunmadığının ve miktarı konusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan 10/12/2023 tarihli ek raporda özetle; davacının ..... Esas Sayılı dosyasından 17.01.2022 takip tarihi itibariyle olan alacağından, Davalı asıl borçlu ... ... Tic. Ltd.
Şti'nin sorumlu olduğu borç tutarının, 23.159,62 TL Asıl Alacak 6.936,04 TL İşlemiş Faiz, 249,46 TL Bsmv, olmak üzere toplam 30.345,12 TL olarak hesaplandığı, asıl alacak kısmının takip tarihinden tahsil tarihine kadar Genel Kredi Sözleşmesi'nin 5.02-Temerrüdün Sonuçları başlıklı maddesi altında yapılan düzenleme uyarınca denetlenerek tespit edilen %26,82 temerrüt faiz oranından işleyecek faiz ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiği, Diğer davalılar Davalı ... ve ...'in sorumlu olduğu borç tutarının, 23.159,62 TL Asıl Alacak, 5.182,86 TL İşlemiş Faiz, 161,80 TL Bsmv olarak toplam 28.504,28 TL olarak hesaplandığı,
takibin devamına karar verilmesi halinde. 23.159,62 TL'lik asıl alacak kısmının takip tarihinden tahsil tarihine kadar Genel Kredi Sözleşmesi'nin 5.02-Temerrüdün Sonuçları başlıklı maddesi altında yapılan düzenleme uyarınca denetlenerek tespit edilen %26,82 temerrüt faiz oranından işleyecek faiz ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiği rapor edildiği bildirilmiştir.
Toplanan kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil olarak yeraldığı kefaletin TBK 586 ve devamı maddeleri uyarınca geçerli olduğu davalı şirket tarafından kullanılan taksitli ticari kredi geri ödemelerinin yapılmadığı hükme esas alınan 10/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davalıların temerrüt tarihi olarak kabul edilen 28/04/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılarak yapılan hesaplama dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/666, K. 2024/110, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama