KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/474 Esas - 2023/822
- Esas no
- 2023/474 Esas
- Karar no
- 2023/822
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/07/2023
- Karar y.tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile davacı arasında ticari ilişkiden kaynaklanan faturanın düzenlendiği, davaya konu faturanın ödenmediğini, faturanın tahsili amacı ile davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak 81.302,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, açılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptalini, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının mesleğinin avukatlık olduğunu, tacir sıfatının bulunmadığını mahkemenin görevsiz olduğunu savunmuştur.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, bilgisayar ağ sistemi, bağlantı sistemi işini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın esasının incelenmesinden önce mahkememizin görevli olup olmadığı hususu üzerinde durulması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen incelenir.
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde; davalı taraf, TTK 12, 16 maddeleri kapsamında sayılan tacir kişilerden olmayıp, bu nedenle TTK m. 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmadığından uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Bu halde uyuşmazlığın çözümünde Mahkememiz görevli ve yetkili olmadığından öncelikle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
Katip ... · ¸¸ Hakim ... · ¸¸
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/474, K. 2023/822, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama