KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara Asliye Sekizinci Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/36 Esas - 2024/297
- Esas no
- 2022/36 Esas
- Karar no
- 2024/297
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
...
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2022
KARAR TARİHİ : 26/04/2024
GEREK.KAR.YAZILDIĞI TARİH : 23.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile karşı taraf arasındaki ticari satış nedeniyle müvekkilinin alacaklı konumunda olduğunu, 17/08/2021 ve 21/08/2021 tarihlerinde kesilen fatura bedellerini borçlu ... numaralı dosya üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu ... ödeme emrine 22/11/2021 tarihinde haksız olarak itiraz etmesi üzerine icra dairesince icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptali ile davalı borçlunun İİK md 67/II gereğince icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek,
davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının, müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, davalı müvekkilinin. salonu işletmecisi olarak, işyerinde müşterilerinin kullanımına sunduğu, banyo havlusu, el yüz havlusu bornoz, peştemalden oluşan temizlik mallarını, yıkanması ve temizliği için davacı ile anlaştığını ve bu ürünleri davacı şirkete lekesiz ve tertemiz olarak teslim ettiğini, fakat davacı şirketin bu ürünleri yıkayarak ve temizleyerek getirmek yerine, 16.08.2021 tarihinde, bütün ürünleri ozon lekelerine bulanmış halde getirdiğini, 60 adet mavi el yüz havlusu, 30 adet mavi banyo havlusu, 74 adet eski kullanılmış mavi banyo havlusu, 30 adet eski kullanılmış el yüz havlusu,
25 adet kırmızı peştemalden oluşan toplamda 219 adet ürünü ozonlu olarak ve kullanılamaz ve müşteriye sunulamaz şekilde ayıplı ve hasarlı hale getirdiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, ürünleri hasarlarını gidereceğim diyerek geri alıp teslim etmediği halde, fatura tanzim edip haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptığını, inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı icra takibi nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini dilemiştir.
DELİLLER
-Tanık beyanları -Ticari defter ve kayıtlar -Takip dosyası örneği -Bilirkişi Raporu: Mahkememizce aldırılan 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter kayıtlarına göre, hizmet teslimi sonucu düzenlenen ve dava konusu yapılan 4 adet fatura bedeli olan 3.373,27 TL. nakden, makbuz karşılığı olarak tahsil edilmiş olduğu davalının, dava konusu 3.373,27 TL. faturalar bedelini ödemiş olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden ticari defterler inceletilmek suretiyle rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari alacak ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi tanzim edilen raporda, davacı defter ve kayıtlarına göre davalı tarafça ödeme yapıldığı, borç tespit edilemediği belirtilmiş ise de davalı vekilince 31.03.2023 tarihli celsede, davacı taraf defterlerinde bulunan ödeme kayıtlarının doğru olmadığı kendilerince davacı tarafa ödeme yapılmadığı belirtilmiş olmakla, bilirkişi raporundaki tespitlere hukuki değer atfedilememiştir.
Mahkememizce 31.03.2024 tarihli celsede, davalı vekilince, davacıya teslim edilen havlu vb ürünlerin kendilerine teslim edilmediği davacı bünyesinde kaldığı savunulduğundan davalı yararına olmak üzere yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere tekstil mühendisinden rapor alınmasına,
davacı uhdesinde kaldığı belirtilen tekstil ürünlerinin 2.el değerinin ne olacağı, ürünlerde yer aldığı söylenen ozon lekelerinin giderilmesi için gerekli masrafın ne olacağı hususunda rapor alınmasına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, davalı vekilince, 09.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile kendilerinin talebi olmamasına rağmen mahkemece tekstil mühendisinden rapor alınmasına dair verilen kararın taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu,
mali müşavir raporu ile durumun ortaya çıktığı belirterek davanın karara çıkarılmasını talep ettiği yine davacı vekilince sunulan 14.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile tekstil mühendisine ödenecek ücretin davacıdan tahsiline dair ara karardan dönülmesi, davalıya yükletilmesine dair talepli olarak dilekçe sunulduğu anlaşılmakla tekstil mühendisinden rapor alınmasına dair ara karardan dönülmek suretiyle dosya kapsamında yer alan deliller değerlendirilmek suretiyle karar tesisi yoluna gidilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan deliller ışığında yapılan değerlendirmede, akti ilişkinin tarafların kabulünde olduğu, hizmet bedelinin fahiş olduğu yönünde bir savunma ileri sürülmediği, davacı tarafça üstlenilen yıkama /temizleme hizmetinin yerine getirildiği hususunda da ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça ayıplı hizmet savunması ileri sürülmüş ise de davalı vekilinin 09.04.2023 tarihli yazılı beyanları nazara alındığında taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkememizce bu yönde araştırma yapılamadığı anlaşılmakla, davacının üzerine düşen yıkama temizleme hizmetini yerine getirmediği buna mukabil davalı tarafça ödeme yapılmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilince icra takip tutarı 3.491,17 TL olmasına rağmen dava değeri olarak 4.650,00 TL üzerinden dava açılmış olduğu, yine davalı tarafın takip öncesi usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından takipte işlemiş faiz tutarı ve dava dilekçesindeki fazla tutar bakımından talebin reddine bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davaya konu alacak likit nitelikte olmakla, hükmedilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
...
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/36, K. 2024/297, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama