KÜNYE
T.C. ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/133
- Karar No
- 2023/577
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
Karar Metni
1.785 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/133 Esas
KARAR NO : 2023/577
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR
1- ... - T.C. Kimlik No: ... ... 2- ... - T.C. Kimlik No: ... ... 3- ... - T.C. Kimlik No: ... ... 4- ... - T.C. Kimlik No: ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ... DAVALI : 1...
DAVALI
2- ... - T.C. Kimlik No: ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26.09.2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 01.12.2021 tarihinde ... üzerine kayıtlı ... plakalı aracın gece saatlerinde tek yönlü Rüzgatlı Caddesini ters yönden takiben seyredip geldiği olay mahalli kavşakta, Çankırı Caddesine katılarak sağa dönüş yaptığı esnada yol içerisinde yatan yaya ...'ın üzerinden geçmesiyle kaza meydana geldiğini, ...'ın kaza sonucu vefat ettiğini, Adli Tıp Kurumu ...
Adli Tıp Grup Başkanlığının 20.04.2022 tarih ve 55753286-101.02-2022/8793/3171 sayılı raporuna göre davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki aydınlatmalı yolu ters yönden takiben seyir halindeyken geldiği olay mahalli kavşakta kontrolsüzce sağa dönüş yaptığını, ...'ın asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın eşi ...'ın, kazadan hemen sonra 112 ekiplerince Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını vefat ettiğini, müvekkilinin anne-babası Sebahat-...'ın olaydan sonra kendilerini toparlayamadığını, müvekkillerinin kazadan sonra psikolojilerinin bozulduğunu,
yaşadıkları üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini talep ettiklerini, ... plakalı aracın ...
Sigorta Tarafından KASKOLU olduğunu, kasko poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkili ... için 100.000 TL ( Davalı ... için 58,823 TL) ... için 40.000 TL (Davalı ... için 23,529 TL) ... için 40.000 TL (Davalı ... için 23,529 TL) ve ... için 75.000 TL (Davalı ... için 44,117 TL) manevi tazminat talep ettiklerini,
müvekkili ... için 100.000-TL (Davalı ... için 58,823 TL) ... için 40.000 TL (Davalı ... için 23,529 TL) ... için 40.000 TL ( Davalı ... için 23,529 TL) ve ... için 75.000 TL ( Davalı ... için 44,117 TL) manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesini, ... plakalı araç üzerine üçüncü kişilere satışı önlemek için ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 01/12/2021 günü saat 01:36 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken tek yönlü Rüzgarlı Caddesi'ni ters yönden takiben seyredip geldiğini, olay mahalli kavşakta Çankırı Caddesi'ne katılarak sağa dönüş yaptığı esnada yolun tam ortasında yatan, 3.17 promil alkollü olduğu tespit edilen ...'ın üzerinden geçmesi ile kaza meydana geldiğini, kazada davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, ...
Adli Tıp Grup Başkanlığı raporunda kazanın 01/12/2021 günü saat gece 01.36 sırasında ''düz, zemini ıslak, yağmur bir gecede...'' meydana geldiğinin belirtildiğini, müteveffanın çok fazla alkollü olduğunu, kazanın merhumun kusurlu davranışı neticesinde, birdenbire yola fırlaması nedeniyle oluştuğunu, merhumun asli kusurlu olduğunu, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili ...
Sigorta A.Ş. nezdinde K-248563927-0-0 numaralı ...- Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 28.04.2021/28.04.2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin manevi tazminat taleplerine yönelik 150.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçenin teminat kapsamı dahilinde ödeyeceği manevi tazminatların maddi ve bedeni zararlar toplamının poliçede belirtilen maddi ve bedeni ayrımsız limitinden fazla olamayacağını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, araç işletenin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını,
kazaya sebep olan olayda kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, poliçe limiti ile sınırlı bir sorumluluk olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazaya ilişkin olayda zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiğini savunarak, davanın usulden reddine, aksi halde esasa ilişkin itirazları kapsamında reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle ölenin yakınlarının uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile.
Kaza tarihi olan 01.12.2021 tarihinde, davalı ...'nın maliki ve kaza anında sürücüsü olup, diğer davalı ... şirketinin ise kasko poliçesi ile teminat verdiği ... plakalı aracın davacıların yakını olan ...'ı ezmesi sonucu anılan şahsın vefat ettiği, yakınları olan eşi ..., oğlu ... ile annesi ... ve babası ... tarafından meydana gelen ölüm olayı nedeniyle aracın maliki ve kaza anında sürücüsü olan ... ve aracın kasko sigortasını temin eden davalı ... şirketinden manevi tazminat isteminde bulunulduğu görülmekle, mahkememizce gerekli deliller toplanarak,
olayın oluş şekli, kusur durumu ve davalıların sorumluluklarının tayin ve tespitine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişilerce 09.07.2023 tarihli raporun düzenlendiği görülmüş, duruşmaya katılan davacılar vekili ile davalı ... vekilinin beyanları da alındıktan sonra tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın olay anında yaya olarak 3.17 promil alkollü olduğu halde Çankırı Caddesine giriş yaptığı ve kavşak başından itibaren 6 m. taşıt yolunu boyuna yürüyerek taşıt yolunun sağ şeridi üzerinde düşerek boyuna olarak taşıt yolu üzerinde yerde yattığı sırada Rüzgarlı Sokaktan ters yönden gelen ve Çankırı Caddesine giren sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı otomobil cinsi aracın kavşağı çıkınca kavşağı 6 m. geçtikten sonra taşıt yolu üzerinde yatmakta olan yayayı fark etmeyerek,
yerde yatan yayanın üzerinden geçmesi sonucu olayın meydana geldiğinin belirlendiği, olayın bu oluş şekline göre yaya ...’ın 2918 sayılı KTK nun 68.maddesinde belirtilen kurallara uymadığı, müteveffanın olay mahalli Çankırı Caddesi üzerinde taşıt yolunun sağında yaya kaldırımı olmasına rağmen yaya kaldırımını kullanmayarak taşıt yoluna girdiği ve taşıt yolu üzerinde taşıt yolunu boyuna yürüdüğü sırada Rüzgarlı Caddesi ile Çankırı Caddesi kavşağından 6 m. sonra aldığı 3.17 promil alkolün etkisi ile yere düştüğü ve taşıt yolu üzerindeki bu konumu ile trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşıldığından olayda 1.derecede kusurlu olduğu,
sürücü ...'nun ise Rüzgarlı Caddesinden ters yönden Çankırı Caddesine giriş yaptığı ve kavşağa giriş yaptığında ön ilerisini etkin şekilde kontrol etmeyerek taşıt yolu üzerinde gece vakti yaya şeklinde görünürlüğü olmayan, taşıt yolu üzerinde yatar vaziyette bulunan ...’ın üzerinden geçtiği olayda dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile tali kusurlu bulunduğu, davalı sürücü ...'nun, Rüzgarlı Caddesinden ters yönden gelerek Çankırı Caddesinde giriş yapması durumunun olayın oluşuna bir etkisinin olmadığı,
ancak dava konusu olay, Çankırı Caddesi üzerinde meydana geldiğinden sürücü ...’nun cadde üzerinde yerde yatan ...’ı fark edememesinden dolayı olayın meydana gelmesinde dikkatsizliği ve tedbirsizliğinin bulunduğu, bu durumun olayın oluşuna tali derecede etkisinin olduğu, bu nedenle ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Raporunda belirtilen hem ölen yaya ...'ın hem sürücü ...'nın her ikisinin de asli kusurlu olduğu yönündeki görüşe itibar edilmediği,
mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporunda müteveffa yaya ...’ın olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında, sürücü ...’nun ise olayda %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğuna ilişkin belirlemenin yerinde görüldüğü, kazanın 01.12.2021 tarihinde, gece vakti, yağmurlu bir havada olduğu ve yolun ıslak olduğu hususları da nazara alındığında ölen yaya Hüseyin'in Aralık ayı gibi soğuk bir ayda, geceleyin, yağmurlu bir havada, ıslak yolda yatar vaziyette bulunması, alkollü olup alkolün etkisi ile yola düşmesi, bu şekilde hem kendi güvenliğini hem de trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü,
bu nedenle meydana gelen kazada ağır şekilde kusurlu bulunduğu, davalı sürücünün ise ters yönden gelmesinin olayın oluşumuna bir etkisi olmasa da olay anında dikkatli bir şekilde seyretmediği, hem ters yönden geldiği hem de yolda yerde yatan ...'ı fark etmeyerek üzerinden geçtiği, bu durumu fark etmeyip, çukur ya da kasisten geçtiğini zannederek yoluna devam etmesinin araç sürücüsü davalı için kusur teşkil ettiği, bu durumda davalı sürücünün olay anındaki davranışları ve %15 oranında belirlenen kusurunun da etkisiyle meydana gelen kaza sonucu vefat eden davacıların yakını olan ...'ın,
kazanın meydana gelmesinde ağır şekilde kusurlu olmasına rağmen bu şekilde ani ve ezilerek meydana gelen ölümünden dolayı yakınları olan davacıların büyük bir acı yaşadığı ve bu acının yaşamları boyunca süreceği, eşi, çocuğu, anne ve babası olan davacıların ölenle olan yakınlıkları ve bu ölüm olayının bundan sonraki yaşamlarına olan etkileri de gözetildiğinde manevi tazminat talep haklarının bulunduğu, davalı araç maliki ve sürücüsü olan davalı ...'nın kazanın oluşumundaki kusur durumuna ve meydana gelen zararın ağırlığına göre, davacılara uygun bir manevi tazminat ödemekle sorumlu olduğu,
davalı ... şirketinin kazaya karışan araç için düzenlediği poliçede manevi tazminat için teminat verdiği, verdiği teminat limitinin 150.000,00 TL olduğu, bu nedenle davalı ... şirketinin de poliçesi uyarınca manevi tazminat taleplerinden sorumlu bulunduğu,
meydana gelen somut olayın koşulları, kaza tarihi, ekonomik ve sosyal koşullar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu, ölen ...'ın eşi olan davacı ... için 25.000,00 TL, babası olan ... ve annesi olan ...'ın her biri için 15.000,00 er TL, oğlu olan küçük yaştaki (27.03.2015 doğumlu) ... için ise 30.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL tutarında takdir olunan manevi tazminatın uygun ve makul bir tutar olduğu sonucuna varılmakla, söz konusu manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
davacıların faiz talebi olmadığı için bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesine yer olmadığına, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, hükmedilen tutarlardan davalı ...'nın haksız eylem sorumlusu, davalı ... şirketinin ise sigorta poliçesi uyarınca sorumlu bulunduğu ve hükmedilen tutarların sigorta teminat limiti içinde kaldığı anlaşıldığından, her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/133, K. 2023/577, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama