KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara Asliye Sekizinci Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/401
- Karar No
- 2024/596
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/400 Esas - 2024/600
- Esas no
- 2023/400 Esas
- Karar no
- 2024/600
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/06/2023
- Karar tarihi
- 27/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/10/2024
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ticari ilişki dolayısıyla müvekkil şirketin davalıdan 763.511,72 TL alacağının bulunduğunu ancak davalı tarafın ödeme yapmadığını, bu sebeple 08/11/2022 tarihinde.... .... .... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine takip başlatıldığını, borçlunun 30/11/2022 tarihinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu daha sonrasında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazında haksız olduğunu, davalı yanın davacıya icra takibine konu alacak miktarı kadar borcu bulunduğunu, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından icra takibinde takibe dayanak belge olarak sunulan faturalar ve dava dilekçesinde ifade edilen beyanlar gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilimin davacıya takipte belirlenen miktar tutarında bir borcu mevcut olmadığını, davacı taraf, haksız olarak müvekkilimden fazladan alacağı olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın takip dosyasına 13/04/2023 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile takip dayanağı olan 8 adet fatura alacağı kaleminden kısmi vazgeçme talebinde bulunduğunu, kalan fatura alacağı kalemi ile takibe devam ettiğini,
davacı tarafından ikame edilmiş huzurdaki davada dava esas değeri olarak takibe devam edilen 8 adet fatura alacağı kalemi için ise müvekkil tarafından farklı tarihlerde toplu kısmi ödemeler yapıldığını, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, icra takibine konu faturalara dayanılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebepler ile davanın reddini davacı tarafın %20'den aşağı olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Takip Dosyası -Ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi Raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödenmeyen fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, mali müşavir bilirkişiler aracılığı ile tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporları dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre,
Taraflar arasında tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklanan akti ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır.
Mahkememizce davalı taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi tanzim edilen 07.05.2024 tarihli rapor ile davacı defterleri üzerinde yaptırılan 15.05.2024 tarihli raporlarda da belirtildiği üzere, davacı tarafından tanzim olunan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, davacının davaya ve icra takibine konu faturalarda yer alan malları davalı tarafa teslim ettiği kanaatine varılmıştır. Bu hale göre, eldeki davada ispat yükü davalı tarafa ait olup, davalı taraf malın bedelini ödendiğini ispatlamak durumundadır.
Davalı taraf defterlerine göre; davalı tarafın davacı tarafa düzenlemiş olduğu 7 adet iade fatura toplamının 416.923,50 TL olduğu anlaşılmakta ise de, iade faturalarına davacı tarafça usulüne uygun olarak itiraz edilmiş olduğu, iade faturalarına konu bedellere ilişkin olarak iade nedenlerinin dosya kapsamına göre ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla, iade fatura tutarları hesaplamada dikkate alınmamıştır.
Dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınan gerek davalı ticari defterleri gerekse davacı ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen raporlarda belirtildiği üzere; davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalar hususunda taraf defterleri arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı,
davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 763.511,72 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacının akti ilişkiyi ve fatura alacağın ödenmediği iddiasını HMK 222 maddesi uyarınca ticari defter delili ile kanıtlamış olduğu anlaşılmakla belirlenen bu tutar üzerinden davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş, alacağın likit niteliği dikkate alınarak İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/401, K. 2024/596, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama