KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/634
- Karar No
- 2023/753
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
Karar Metni
2.199 kelime·11 dk okuma·20 bölüm
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/634 Esas - 2023/753
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/634 Esas
KARAR NO : 2023/753
DAVA
Menfi Tespit
BİRLEŞEN DAVA
Menfi Tespit
ASIL DAVA TARİHİ : 19/09/2023
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024
ASIL DAVADA
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket hakkında, davalı tarafından aynı borç için ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 esas ve ......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı dosyalarından icra takibi yapıldığını, işbu davaya konu icra takibinin ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı kambiyo senetlerine özgü takip olduğunu, davacı şirketin davalıya olan borçlarının 12/12/2016 tarihinde yapılandırıldığını, yapılandırmanın garanti altına alınması adına davalının ipotek tesis edilmesini talep ettiğini, söz konusu takibe ilişkin taraflarınca takibin iptali yoluna gidildiğini, her iki icra takibinin de aynı kredi borcuna ilişkin olduğunu,
davalı bankanın borçlu olunan miktardan fazla talepte bulunduğunun görüldüğünü, dava konusu ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı dosyasında protokol kapsamında borç ödendiği halde Harçlar Kanunu kapsamında dosyaya tahsilatların bildirilmediğini, davalı alacaklı tarafından tahsil harcının ödenmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte borç için kambiyo senetlerine haiz yolla takip yapmanın tercih edilip akabinde aynı borç için rehin takibi yapıldığını, birinci takipten açıkça feragat edilmeden yapılan ikinci takibin mükerrer olduğunu, protokol kapsamında borçların ödendiğini,
borç ödendiği halde dosyaya bildirilmediğinden dosya borcunun ticari faiziyle birlikte iki katından fazlaya çıktığını belirterek davanın kabulü ile davacının ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 20/01/2016 tarihli 2.300.000,00 TL limitli, 30/05/2014 tarihli, 420.000,00 TL limitli ve 16/06/2015 tarihli 1.680.000,00 TL limitli kredi sözleşmeleri imzalandığını, kredilerin teminatı olarak toplam 5.500.000,00 TL bedelli 5 adet ipotek tesis edildiğini, davacının ödemelerde sıkıntı yaşaması üzerine hesapların kat edildiğini ve ... ... ... tarihli ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine 12/12/2016 tarihinde 48 ay vade ile borcun yapılandırıldığını, bu dönemde bütün taksitlerin gecikmeli olmak üzere 6 taksit tahsilatı yapıldığını, taksitlerin ödenememesi üzerine... ...
Noterliği'nden 17/10/2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, davacının talebi üzerine borcun 23/10/2017 tarihinde 48 ay vade ile yeniden yapılandırıldığını, ilk taksidin 23/11/2017 iken 16/02/2018 tarihinde ödeme yapıldığını, ihtar sonrası yasal takibe geçilmesini önlemek amaçlı davacı tarafından kötü niyetle talep edilen yapılandırma ilk taksidinin vadesinde ödenmemesiyle iptal edildiğini, yasal işlemlere başlanmasına neden olduğunu, banka uygulaması gereği kredi yapılandırılırken ilgili borç için kambiyo senedi alındığını,
bu senede dayalı olarak 26/12/2017 tarihinde ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiğini, daha sonra 17/01/2018 tarihinde ......Müdürlüğü'nün 2018/737 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, kredilerin teminatı için 5 adet ipotek tesis edildiğini, kambiyo takibine esas senedin teminat niteliğinde olmayıp ödeme niteliğinde olduğunu, senedin hiçbir sözleşme ile bağdaşmasının beklenemeyeceğini,
davacı ile yapılan protokolün tahsilat ile kapanmasının ardından şube tarafından davacıya 150-c şerhinin kaldırılması ve ödenmeyen vekalet ücretinin ödenmesi için bilgi verildiğini, davacı borçluya 17.727,38 TL vekalet ücreti, ......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı ipotek takip dosyasında tahsil harcı olarak 74.315,32 TL ve ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı kambiyo takip dosyasında tahsil harcı olarak 72.621,29 TL ödenmesi gerektiği bilgisi verildiğini, davacı borçlu tarafından ilgili ödemeler yapılmadığından dosyaların kapatılamadığını, harçların ve masrafların protokol kapsamında borçluya ait olduğunun belirtildiğini,
davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/643 ESAS SAYILI DAVADA
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket hakkında, davalı tarafından aynı borç için ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 esas ve ......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı dosyalarından icra takibi yapıldığını, işbu davanın konusunun ......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı takip dosyası olduğunu, her iki dosyanın da aynı kredi borcuna ilişkin olup borçlu olunan miktardan fazla talepte bulunulduğunu, kambiyo senetlerine özgü yapılan takip konusunda da borcun bulunmadığını, borcun ödendiğini ve usule-yasaya aykırı olarak davalının dosyaya tahsil bildiriminde bulunmadığını, bu konuya ilişkin ...8.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/634 esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açtıklarını, birinci takipten açıkça feragat edilmeden yapılan ikinci takibin mükerrer olduğunu, kabul anlamına gelmemekle ipoteğin karşılığı olan borcun ifa edildiğini belirterek davanın kabulü ile davacının ......Müdürlüğü'nün 2018/737 sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 20/01/2016 tarihli 2.300.000,00 TL limitli, 30/05/2014 tarihli, 420.000,00 TL limitli ve 16/06/2015 tarihli 1.680.000,00 TL limitli kredi sözleşmeleri imzalandığını, kredilerin teminatı olarak toplam 5.500.000,00 TL bedelli 5 adet ipotek tesis edildiğini, davacının ödemelerde sıkıntı yaşaması üzerine hesapların kat edildiğini ve ... ... ... tarihli ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine 12/12/2016 tarihinde 48 ay vade ile borcun yapılandırıldığını, bu dönemde bütün taksitlerin gecikmeli olmak üzere 6 taksit tahsilatı yapıldığını,
taksitlerin ödenememesi üzerine Beşiktaş 17. Noterliği'nden 17/10/2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, davacının talebi üzerine borcun 23/10/2017 tarihinde 48 ay vade ile yeniden yapılandırıldığını, ilk taksidin 23/11/2017 iken 16/02/2018 tarihinde ödeme yapıldığını, ihtar sonrası yasal takibe geçilmesini önlemek amaçlı davacı tarafından kötü niyetle talep edilen yapılandırma ilk taksidinin vadesinde ödenmemesiyle iptal edildiğini, yasal işlemlere başlanmasına neden olduğunu, banka uygulaması gereği kredi yapılandırılırken ilgili borç için kambiyo senedi alındığını,
bu senede dayalı olarak 26/12/2017 tarihinde ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiğini, daha sonra 17/01/2018 tarihinde ......Müdürlüğü'nün 2018/737 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, kredilerin teminatı için 5 adet ipotek tesis edildiğini, kambiyo takibine esas senedin teminat niteliğinde olmayıp ödeme niteliğinde olduğunu, senedin hiçbir sözleşme ile bağdaşmasının beklenemeyeceğini,
davacı ile yapılan protokolün tahsilat ile kapanmasının ardından şube tarafından davacıya 150-c şerhinin kaldırılması ve ödenmeyen vekalet ücretinin ödenmesi için bilgi verildiğini, davacı borçluya 17.727,38 TL vekalet ücreti, ......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı ipotek takip dosyasında tahsil harcı olarak 74.315,32 TL ve ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı kambiyo takip dosyasında tahsil harcı olarak 72.621,29 TL ödenmesi gerektiği bilgisi verildiğini, davacı borçlu tarafından ilgili ödemeler yapılmadığından dosyaların kapatılamadığını, harçların ve masrafların protokol kapsamında borçluya ait olduğunun belirtildiğini,
davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE
Asıl davada istek; ......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı takip dosyasında, birleşen davada istek; ......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
Asıl davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 23/01/2023 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Birleşen davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 23/01/2023 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
......Müdürlüğü'nün 2017/23029 sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalı-alacaklı banka tarafından, davacı-borçlu şirket ile dava dışı Mehmet Hanefi Ersin hakkında 17/10/2017 keşide tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 1.596.072,33 TL alacağın tahsili isteğiyle 26/12/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği anlaşılmıştır.
......Müdürlüğü'nün 2018/737 esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalı-alacaklı banka tarafından, davacı-borçlu şirket ile dava dışı ... ... ... hakkında 17/01/2018 tarihinde 1.487.766,11 TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam; 1.633.303,67 TL alacağın tahsili isteğiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında 06/12/2023 tarihli oturumda davalı vekiline ödemeler konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davalı vekili 11/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde.
23/10/2023 tarihinde taraflar arasında borcun kapatılmasına yönelik protokol imzalandığını, protokolde vekalet ücreti ve tahsil harcının borçlu tarafından ödeneceği, protokolde belirtilen miktara tahsil harcı ve vekalet ücretinin dahil olmadığının belirtildiğini, ödemelerin vadesinde yapılmadığını, davacı vekilinin de belirttiği gibi borçlu davacının borcunu ödediğini, borç ödemesi yapıldıktan sonra konu borcun davaya konu edildiğini, borç ödendikten sonra açılan işbu davanın konusunun kalmadığını bildirmiş, 13/12/2023 tarihli oturumda beyanında;
taraflar arasında genel kredi sözleşmesine dayalı protokol yapıldığını, taksitlerin protokolde belirtildiğini, taksit ödemelerinde gecikme olması nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe ve sonrasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, süreç içerisinde taksit ödemelerinin tamamlandığını, tahsil harcı ve vekalet ücreti ödenmediği için takiplerin açık kaldığını, dava açmakta hukuki yararın bulunmadığını, davacı vekili protokol gereği ödemelerin 2021 yılında bittiğini, buna karşılık icra takip dosyalarının kapatılmadığı için işbu dosyaları açtığını,
protokol kapsamındaki borç üzerinden tahsil harcı ve vekalet ücretini zaten ödeyeceklerini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin mükerrer takip olduğunu bildirmiştir.
Dosya içerisine sunulan kredilerin yeniden vadelendirilmesi taahhütnamesi başlıklı belge örneğinin incelenmesinde. 23/10/2017 tarihli olduğu, 23/10/2017 tarihi itibariyle bankaya anapara borcunun 1.483.655,24 TL olduğu, borcun bu tarihten itibaren %14,90 oranıyla işleyecek faizleriyle, vergi fon veya her türlü diğer alacak ferileriyle birlikte ekte yer alan ödeme planında gösterilen tarih ve tutarlarda ödeneceğinin kabul edildiği,
taahhütnamenin 5.maddesinin son fıkrasında, bankanın kambiyo evraklarını yasal takibe konu etmiş olması halinde bu takiplerden kaynaklı masraf-ceza veya banka aleyhine doğan tazminat-gider yükümlülüklerinden kaynaklı kanuni vekalet ücretinin taraflarınca ödenmediği müddetçe kambiyo evraklarının iadesinin talep edilemeyeceği, takiplere masraf ve vekalet ücreti açısından devam edebilme hakkının bulunduğunun kabul edildiği, toplam 7 maddeden ibaret olduğu anlaşılmış, ekinde ödeme planı sunulmuştur.
Davalı vekilinin 11/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde, taksit ödemelerine ilişkin belge örnekleri sunulmuş, son ödeme tarihinin 2021 yılının 11.ayı olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmeleri kapsamında, davacı şirkete krediler kullandırıldığı, ayrıca asıl davaya konu kambiyo senedinin ve birleşen davaya konu ipoteklerin kredi sözleşmeleri kapsamında verildiği, sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirilmemesi üzerine hesabın kat edildiği, taraflar arasında 23/10/2017 tarihli protokol düzenlenip, borç miktarının belirlenip taksitlere bağlandığı, dosya kapsamı itibariyle başlangıç taksitlerin gecikmeli ödendiği, bu nedenle asıl ve birleşen davaya konu takiplere geçildiği,
bu aşamada 26/11/2021 tarihi itibariyle tüm taksit ödemelerinin yapılıp borcun ödendiği, takip tarihi itibariyle asıl davaya konu borcun mevcut olduğu, takipten sonra ancak işbu davanın açıldığı, 19/09/2023 tarihinden önce borcun ödenip bittiğinin, dosya kapsamı ve taraf beyanları itibariyle sabit olduğu, tahsil harcı ve vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle takibin açık olduğu, takibe konu miktar üzerinden belirlenen tahsil harcı ve vekalet ücretinin ödeme yükümlüsünün takip borçlusu davacı olduğu ve vekalet ücreti ve tahsil harcına yönelik işlemlerin infaza yönelik işlemler olduğu,
dava tarihi itibariyle takibe konu borç ödenmiş olmakla, işbu davayı açmakta hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl ve birleşen dava konusu menfi tespit talebine konu icra takip dosyaları, ......Müdürlüğünün 2017/23029 sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe ilişkin dosya, diğeri ......Müdürlüğünün 2018/737 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasıdır.
İşbu davada takiplerden biri kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, diğeri yine tahsilde tekerrür olmamak üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20/01/2023 tarihli kararına kadar tahsilde tekerrüre yer olmamak üzere her iki takipte yapılması yasal olarak mümkün olmuştur.
Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2021/2 esas, 20/01/2023 tarihli kararı ile "rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla borç, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz." denilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olup, karar tarihinden itibaren mevcut tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda dava; her iki icra takibinden dolayı menfi tespit davası olup, aynı kredi sözleşmesi ve aynı alacağa ilişkin biri kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla, diğeri ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler olduğu, birinin 2017/23029, diğerinin 2018/737 esas sayılı oldukları, bu durumda takiplerden birinin yapılamayacağı, kambiyo senetlerine özgü takibin önceki tarihli olduğu ve asıl davaya konu olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin birleşen davaya konu olduğu, önceki tarihli olan asıl davaya konu icra takibine ilişkin yukarıdaki paragrafta hukuki yararın olmadığının belirtildiği,
diğer takibin birleşen davaya konu ......Müdürlüğü'nün 2018/737 takip dosyası olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı kapsamında takip yapılamayacağından ve derhal uygulanması gerektiğinden bu aşamada takibin devam ettirilemeyeceği anlaşılmakla, davacının ......Müdürlüğünün 2018/737 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu menfi tespit davasının kabulü ile davacının davalıya bu takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine,
davacı taraf tazminat isteğinde bulunmuş ise de davalı banka tarafından kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu ......Müdürlüğünün 2018/737 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, takibe geçilen tarih itibariyle tahsilde tekerrür olmamak üzere kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebileceği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun kararının takip ve davadan sonraya ilişkin olduğu, bu durumda dava açıldıktan sonra gelişen durum itibariyle davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla bu takip yönünden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, bu takibe ilişkin davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/634, K. 2023/753, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama