KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/639
- Karar No
- 2023/702
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/639 Esas - 2023/702
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/639
KARAR NO : 2023/702
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 20/09/2023
KARAR TARİHİ : 16/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkili bankanon Ostim Şubesi ile ...Madeni Yağ Pet..Ltd.Şti. arasında Kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırıldığını, davalı taraf kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığını ve asıl borçlu gibi borcun ödenmemesinden doğan sorumluluğu üstlendiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek asıl borçlu ve kefile ihtarname keşide edildiğini, İhtarname ile tanınan sürede borcun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında ...14.İcra Müdürlüğü’nün 2022/5569 Esas sayılı dosyasına kayden icra takibine geçildiğini,
Davalı tarafından icra dosyasına yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı taraf ile arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafından yapılan itiraz kötü niyetli olup, tamamen zaman kazanmaya yönelik olduğunu belirterek davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nda kefalet ilişkisine uygulanacak özel bir zamanaşımı düzenlemesi bulunmamakta olup, 818 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen on yıllık sözleşme zamanaşımı uygulanmış, 6101 sayılı TBK'nu ile ise bu konuda özel bir düzenlemeye yer verilmiştir.
6101 sayılı TBK'nın 598/3maddesinde "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından itibaren başlayarak on yılın geçmesi ile ortadan kalkar." düzenlemesi ile, Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5/2. maddesinde " Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.
6101 sayılı TBK'un 598. maddesi ile kefalet ilişkisinde on yıllık hakdüşürücü süre öngörülmüş ve Uygulama Kanunu'nun 5/2. maddesi ile de bir yıllık ek süre düzenlenmiş olup, kanunun öngördüğü kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren on yıllık hak düşürücü süre ile bir yıllık eksürededava açılmadığı/talepte bulunulmadığı takdirde kefilin, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğü ortadan kalkacak olup, hakdüşürücü sürenin zamanaşımının aksine kesilmesi ve durması da söz konusu değildir.
Somut olayda, hakkında dava açılan kefil Tahir Murat Gür'ün kefaleti 08/12/2004 tarihli olup, icra takibininin 09/10/2006 tarihinde açıldığı ve davalının 21.03.2011 tarihinde borca itirazı üzerine takibin durduğu gözetildiğinde, dava tarihi itibari ile TBK'nın 598. maddesi ve Uygulama Kanunu'nun 5/2. maddesinde düzenleme yeri bulan on yıllık hakdüşürücü süre geçmiştir. Her ne kadar davalı banka davacının müşterek borçlu olduğunu iddia etmiş ise de , kredi kullanan asıl borçlu farklı olmakla davacının müteselsil kefil olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/639, K. 2023/702, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama