KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.c
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/348
- Karar No
- 2024/703
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.066 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/348
KARAR NO : 2024/703
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...ile müvekkili banka arasında Ticari Kredi Çerçeve sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davalı diğer borçlu ...'ün işbu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, dolayısıyla asıl borçluya kullandırılan krediden kaynaklı bu borçtan imzaladığı sözleşmede belirtilen kefalet tutarı ve kendi temerrütünden dolayı doğmuş ve doğacak borçlardan sorumlu olduğunu, kullanılan kredinin geri ödeme tarihi gelmesine rağmen, herhangi bir ödeme yapılmamış olması nedeniyle temerrüde düşen borçlular hakkında 16.08.2023 tarihinde ...
Banka Alacakları İcra Dairesi........ ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu Faik ...'ün, herhangi bir delil ve gerekçe göstermeksizin, 30.000 TL'lik ana borç miktarını kabul ettiğini belirterek faize, faiz oranına ve tüm ferilere itiraz etmiş ve takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, diğer davalı ...'ün işlenen faizlere, ödeme emrine, faiz tutarına, avukatlık ücretine, icra masraflarına itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, itirazın iptali davası öncesinde başvurulmuş olan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama şeklinde neticelenmiş olduğunu belirterek,
davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkının saklı olduğunu belirterek takip tarihinden itibaren %42 temerrüt faizi uygulanmasına, borçlu taraflarca asıl alacağı kabulle, faiz, faiz oranı, vekalet ücreti ve diğer tüm feriler yönünden haksız ve kötü niyetli kısmi itirazın iptali ile itiraz edilmeyen asıl alacak yönünden takip kesinleştiğinden, asıl alacak yönünden takibin devamına, haksız ve mesnetsiz itiraz nedeniyle davalı-borçlu aleyhine itiraz edilen kısmın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; bankadan almış olduğu 25.000,00 TL nakit 5.000,00 TL kredi kartı olmak üzere 2021 yılından Cumhurbaşkanımızın pandemi döneminde zor durama düşen esnaflara yardım ve destek amaçlı verdiği krediden yararlandığını, gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini ve pandemi döneminde sabit giderleri olan işyerini ayakta tutamadığını ve iflas ettiğini, iflasından dolayı içine düştüğü zor dönemde borcunu ödeyemediğini, davacı Halk Bankası ile görüşüp borcunu ödemek istediğini bildirdiğini ancak yapılan görüşmelerde ana para 25.000,00 TL olan kerdisinin 80.000,00 TL olarak tahsil edileceğini bildirdiklerini,
kolaylık sağlamadıklarını, 5.000,00 TL olan kredi kartı borcuna hiçbir itirazı bulunmadığını, uygulanan üç katı faize itiraz ettiğini, eşi ...'ün kredi çekerken kendisine kefil olduğunu, davacı .... ... ... 'nın dava dosyasında eşini asıl borçlu olarak gösterdiğini, bunun gerçeği yansıtmadığını, kefil sorumluluğunun asıl borçlunun hiçbir durumda borcunu ödemek istemediğinde devreye gireceğini, kendisine ait olan kredi ve kredi kartı borcunu ödemek istediğini, eşinin borçlu durumdan çıkarılmasını ayrıca krediyi ... .... ....
Bankasından kullandığını, davanın ... da açılmış olmasının sebebinin savunma yapmayı zorlaştırmak olduğunu düşündüğünü beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 10/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı asıl borçlu ve davalı kefilin davacı bankaya karşı takip tarihi itibarı ile 39.491,63 TL asıl alacak, 9.861,80 TL işlemiş faiz ve 493,09 TL BSMV olmak üzere toplam 49.846,52TL borçlu oldukları, takdir mahkemede olmak üzere asıl alacağın; esnaf işletme kredisinden kaynaklı 35.707,93 TL tutarındaki kısmına takip tarihinden itibaren % 42,00 oranı üzerinden, kredi kartından kaynaklı 3.783,70 TL tutarındaki kısmına takip tarihinden itibaren % 38,28 oranı üzerinden temerrüt faizi istenilebileceği, takip tarihi itibariyle tespit edilen 49.846,52 TL tutarındaki borcun, takip tarihinde temerrüde düşmüş olan davalı kefilin kefalet limiti içerisinde kaldığı tespit edilmiştir.
Toplanan deliler ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, davalıların davacı bankayla arasındaki kredi ve kefalet sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen faiz oranları ve davacı bankanın fiilen uygulamış olduğu ve T.C.
Merkez Bankasınca belirlenen faiz oranına göre belirlenen temerrüt faizi gereğince düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 39.491,63 TL asıl alacak, 9.861,80 TL işlemiş faiz ve 493,09 TL BSMV olmak üzere toplam 49.846,52 TL alacaklı olduğu ,bu itibarla davalıların itirazının haksız olduğu,
kullandırılan kredinin kefaletinin BK 584 uyarınca mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler kapsamında olması nedeniyle eş rızasının alınmasına gerek bulunmadığı ve kefalet sözleşmesinin de BK'nun 583.
Maddesine uygun bulunduğu, haksız görülen itiraza göre de davacı yararına icra inkar tazminatının da verilmesi gerektiği , anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/348, K. 2024/703, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama