KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.c Ankara Asliye Sekizinci Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/59 Esas - 2024/141
- Esas no
- 2024/59
- Karar no
- 2024/141
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/03/2024
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu arasında 30/11/2023 tarihinde müvekkile ait .... adresindeki fabrikanın boya, alçı, kartonpiyer alçı pan, tüm odalara kapalı ışık bandı, fabrika içindeki ve dışındaki tamir yerlerinin yapım işi konusunda anlaşıldığını, işbu sözleşmenin 11. maddesi gereğince boçluya, işe başlamadan önce 30.000,00 TL peşinat verildiğini, bu peşinatı aldığını 30/11/2023 tarihli ıslak imzalı belge ile de kabul ettiğini, ancak peşinat ödendikten sonra da sözleşme gereği yapılması gereken işlemlere başlanılmadığını, davalı borçluya 13/12/2023 tarihinde,
.... yevmiye numaralı "sözleşmenin 13. maddesi gereğince sözleşmenin feshedildiği, işlemlerin başkasına yaptırılacağı, ücret farkının yansıtılacağı ve peşin ödenen 30.000,00 TL'nin 3 gün içinde iade edilmesi" konulu ihtar çekildiğini, davalı borçlunun ödenen peşinatı iade etmediğini, davalı borçlu aleyhine 20/12/2023 tarihinde .... e.s. dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun 02/01/2024 tarihinde takibe itiraz etmiş olup icra takibinin durduğunu, borçlunun itiraz dilekçesinde borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, ancak elden aldığı peşinatı iade ettiğine ilişkin bir belge sunulmadığını,
12/01/2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak borçlu ile anlaşma sağlanılamadığını, icra takibine yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile borçlunun takibe, asıl alacağa, faize, faiz oranlarına borca ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Somut olayda uyuşmazlık icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, konusu itibariyle ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur. Davacı her ne kadar tacir ise de davalı böyle bir sıfata haiz değildir.
Davalı Gelir İdaresi yazı cevabına göre işletme esasına göre deftere tabi olup, tacir sıfatına haiz değildir.
Şu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada .... görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim... · ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/59, K. 2024/141, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama