KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/549
- Karar No
- 2026/21
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
Karar Metni
1.578 kelime·8 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/549 Esas - 2026/21
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/549
KARAR NO : 2026/21
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/07/2025
KARAR TARİHİ : 15/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 09/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; teşekkülleri bünyesinde özel güvenlik hizmet alımı müteahhitleri nezdinde alt işveren işçisi olarak çalışan ve iş akitleri kıdem tazminatını hak edecek şekilde son bulan ... ve ...'ya bünyesinde çalıştıkları alt işverenler tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığını, bunun üzerine anılan işçilere teşekküllerine başvurarak kıdem tazminatlarının ödenmesini talep ettiklerini, toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte teşekküllerinde sorumlu olduğunu, ... için ödenen toplam tutarın 413.012,66 TL, ... için ödenen toplam tutarın 631.093,44 TL olduğunu,
ödenen tutarların bir kısmının teminat ve hakedişi bulunan firmaların bu teminat ve hakedişlerinden sorumlulukları oranında karşılandığını, dava dışı işçi ... için 329.241,23 TL, ... için 541.821,28 TL'nin davalı firmalardan alacak talepleri bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... ve ... için 62/1-e ve 3/o kapsamındaki ihale dönemlerine ilişkin olarak ödenmiş olan kıdem tazminatı ve damga vergilerinden tahsil edilemeyen şimdilik 871.062,51 TL'nin davalıların sorumlulukları oranında ödeme tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı oranda faizi ile birlikte
müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı defiinde bulunduklarını, kamu kurumlarında çalışan işçilerin 696 sayılı KHK kapsamında kamuya geçtiğini, kamuya geçiş esnasında işçi tarafından feragat verildiğini, öncelikle dava dışı işçinin kadroya geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı tarafın kendi takdiriyle yaptığı ödemenin rücu imkanı bulunmadığını, 6552 sayılı Torba Yasa uyarınca sorumluluğun tek başına davacı idareye ait olduğunu, müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu teknik şartnamede açıkça belirtilmediğini,
kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilebilse dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, rücuya konu işçilik alacaklarının hesaplanması ancak işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre ve çalıştırdıkları ücretle sınırlı olabileceğini, davanın kabulü halinde mahkemece TBK madde 167 vd. hükümlerinin gözönünde bulundurulması da gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin TİS sözleşmesinin tarafı olmadığından toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan kalemler yönünden müvekkil şirkete sorumluluk yükletilemeyeceğini,
davacının dava dışı işçileri kendi insiyatifine ve hesaplamasına göre ödeme yaptığını, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüde düşüp düşmediği özellikle bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerektiğini belirterek görev ve yetki itirazlarının kabulüne, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ve ...
Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen alacakların dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt işveren-asıl işverenlik ilişkisi muvazaalı olup, işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, 4857 sayılı yasanın 112'inci maddesi gereği müvekkilin kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili alt işveren şirket ile yeni alt işveren arasında işyeri devri gerçekleştiğini, işyeri devrindeki sorumluluk esasları nedeniyle iki yıldan sonra devreden işverene sorumluluk yüklenemeyeceğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde mahkemece TBK madde 167 vd. hükümlerinin gözönünde bulundurulması gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, davacı idare tarafından hatalı olarak ödenen yargı ve icra harçlarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, alacaklarının kuruşlandırılması gerektiğini, davacının yaptığı ödemenin İş Hukuku alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle kıdem tazminatı hesaplama esaslarına riayet edilecek bir hesaplama ile denetlenmesi gerektiğini,
davacı idare tarafından yapılan ödemenin hukuken yapılması gerekli bir ödeme olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek öncelikle sözkonusu davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumet yokluğundan reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 04/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından, dava dışı işçiler ... ve ... için talep edilen 871.062,51-TL kıdem tazminatının, ...Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'ye 1.264,46-TL sinin rücu edilebileceğini, ...Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.' ye müştereken ve müteselsilen 61.537,12-TL sinin rücu edilebileceğini, ...Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.
Şti.' ye 148.848,18-TL sinin rücu edilebileceğini, ... Özel Güvenlik Ltd. Şti.'ye 199.166,72-TL sinin rücu edilebileceğini, ... Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ' ye 61.537,12-TL sinin rücu edilebileceğini, ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'ye 167.555,19-TL sinin rücu edilebileceğini, bakiye 231.153,72-TL kıdem tazminatı ödemesinden dava dışı şirketlerin sorumlu olabileceği tespit edilmiştir.
Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacın “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez.
Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverendentalep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup,iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. ( Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, 2014/38758 E., 2015/35433 K.)
İç ilişkide her alt işveren kıdem tazminatından, işçiyi fiilen ve resmen çalıştırdığı dönem kadar sorumlu olacaktır. Ancak davacı tarafından dava dışı son alt işveren... Para Lojistik ve Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş. İle Güvenlik-İŞ Sendikası arasında imzalanan 01.01.2024 -31.12.2026 tarihleri arası geçerli 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesine bağlı alacakların, brüt ücrete eklendiği, TİS' e bağlı alacaklar üzerinden giydirilmiş ücret hesaplandığı ve kıdem hesabına esas alındığı görülmüştür. Davalı alt işverenlerin, TİS tarafı olmadığı, dava dışı işçilerin bu alt işverenlerde toplu iş sözleşmesi öncesi çalışmış olduğu nazara alınarak Kıdem hesabı yapılırken TİS' ten kaynaklanan kıdem tazminatı farkından TİS'den önceki alt işverenler sorumlu tutulmamıştır.
Bu açıklamalar ışığından somut olayda ilama konu mahkeme kararındaki işçilerin davalılar nezdinde çalıştığı SGK kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçinin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalılar bünyesinden bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davalıların davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için TİS'den kaynaklı alacaklar hariç tüm miktardan sorumludur.
Alınan bilirkişi raporunda davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemlere ilişkin TİS sözleşmesi de nazara alınarak yapılan belgeli ödemeden ve tarafların tacir olaması ve ödeme ile temerrüt oluşması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren avans faizinden sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/549, K. 2026/21, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama