KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2014/604 Esas - 2025/187
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2014/604 Esas
KARAR NO : 2025/187
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. .... Av. .... DAVALILAR : 1- .... 2- .... 3- .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2013
KARAR TARİHİ : 26/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın .... Şubesinde ve bilahare davalı bankaya devredilmiş bulunan ...'ın davalı .... (...) devredilmesiyle aynı numaralarıyla davalı bankanın ...
Şubesi'ne aktarıldığı, ancak bilahare kapatılarak .... şubesine devredilmesiyle yeni hesap numaraları aldığını, müvekkilinin 23.11.2011 tarihinde şirket çalışanı-ofis elemanı olan ... isimli kişi tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında pek çok işlem yapılarak hesaplarının boşaltıldığını tesbit ettiğini, anılan kişi hakkında .... 'na suç duyurusunda bulunuldu ise de, adı belirtilen kişinin aynı gün akşam saatlerinde intihar ederek hayatına son vermesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin,
bu usulsüz işlemlerin gerçekleştirilmesinde davalı banka elemanları ile işbirliği içinde hareket ettiğini düşündüğünü, .... sayılı dosyasında soruşturmanın yürütülmekte olduğunu, müvekkilinin banka nezdinde mevcut bulunan mevduatını beklenen dikkat ve özeni göstermek suretiyle güvenle muhafaza etmeyen, internet bankacılığı şifresi talep formu ve ıslak imzalı asılları olmayan belgelerle işlem yapan, müvekkilinden teyit almayan, belgelerde yer alan imzaların imza sirkülerine uygunluğunu kontrol etmeyen, yetkisiz kişiler tarafından işlem yapılmasına izin veren,
olağan dışı hesap hareketlerinde müvekkilini bilgilendirmeyen bankanın ve banka elemanlarının müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu belirterek müvekkili şirket yetkililerinin imzasını içermemesi ve dolayısıyla iradesini taşımaması sebebiyle dava konusu edilen sahte imzalı tüm belgelerin sahte imzaya dayalı olduğunun ve dolayısıyla yokluğunun tespitine, fazlaya ve faize dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,
davalı banka ve personelinin sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmı ile davalı Bankanın sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde müvekkili şirketin uğradığı 20.000,00 TL'lik manevi tazminatın 27/01/2012 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalılar vekili yanıt dilekçesinde. Müvekkili banka ile davacı şirket yetkilileri ... ve ...
(Yönetim kurulu başkanı) arasında 22.07.2009 tarihli "Şirketlere özel internet şubesi formu" imzalanarak kendilerine internet şifresi tanzim edildiği ve şifrenin yine şirket yetkililerinin imzasıyla "..." isimli şahsa teslim edildiği, ...'ün şirketi tek başına temsile yetkili olduğunu, bankanın bu konuda sorumluluklarını yerine getirdiğini, İnternet şifresinin şirkette herhangi bir unvanı olmadığı iddia edilen ... isimli şahsa verilmesi yönünde müvekkil Bankaya talepte bulunan şirketin basiretli iş adamı gibi hareket etmediği,
kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği ( .... .) taraflar arasında imzalanan 22.07.2009 Tarihli " .... "nin "Faks talimatları doğrultusunda yapılacak işlemler" başlıklı.
12/a maddesinde "Müşteri'nin her sayfasında imzalı faks talimatı Banka'ya ulaştığında Banka yazılı talimat beklemeksizin talimatı işleme koyacaktır, b) Banka, faks talimatlarındaki imzaları Banka'daki örnek imzalarla karşılaştıracak, ilk bakışta fark edilmeyecek sahte imzalardan sorumlu olmayacaktır" şeklinde hüküm bulunduğunu, sözleşmede;
davacı şirketin iddia ettiği gibi "faks talimatı sonrasında onay alınması" gerektiği şeklinde bir hüküm bulunmadığını, usulsüz işlemlerin 2009 yılından 2011 yılına kadar devam ettiği iddia edilen, bu süre içerisinde Noter kanalı ile gönderilen "Hesap özetleri" ne itiraz edilmediğini, mevcut olayda şirket zararı doğmadığı dolayısıyla davacı şirketin talep ettiği maddi tazminata ilişkin şartların oluşmadığını, haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağının birlikte olması gerektiğini,
ayrıca haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminata hükmedilebilmesi için salt yasa ve hukuka aykırılık yeterli olmayıp bununla birlikte kişilik haklarının da saldırıya uğraması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
KANITLAR VE GEREKÇE
Dava; banka ve banka çalışanları olan davalıların özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle zarar gördüğünü ileri süren davacının maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
Davacı yan delil olarak; davalı bankanın .... Şubesinde ve bilahare davalı bankaya devredilmiş bulunan .... Şubesindeki şahsi mevduat hesapları ile ilgili banka kayıtlarına, dayanak belgelere, internet bankacılığı şifresi ile yapılan işlemler, bu hesaplarındaki mevduatın aktarımına ilişkin havale belgelerine, ... isimli kişinin davalı ve diğer bankalardaki mevduat kayıt ve belgelerine, soruşturma dosyalarına ve o dosyalar içeriğindeki ifade tutanaklarına, zararın giderilmesi hususunda davalı bankaya keşide edilen ihtarnameye, cevabi ihtarnameye, tanık, bilirkişi, keşif, ticari defter ve kayıtlara, uzman görüşüne dayanmıştır.
Davalı yan delil olarak; 15.08.2002 tarihli sözleşmeye, .... sayılı soruşturma dosyalarına, internet bankacılığı talep formuna, ihtarnameye, faks talimatlarına, davacıya ait vadesiz ve vadeli hesap ekstrelerine, davacının ... isimli kişiye verdiği 28.09.2009 tarihli vekaletnameye, ...'e ait hesap dökümlerine ve ektrelere, banka ... Raporuna, görev tanımına ilişkin belgeye, tanık, bilirkişi, imza incelemesi ve yemin deliline dayanmıştır.
Uyuşmazlık; mahkememizin davacının, davalı banka nezdinde mevcut bulunan mevduatını davalı bankanın beklenen dikkat ve özeni göstermek suretiyle güvenle muhafaza edip etmediği, davalı banka ve personellerinin ıslak imzalı asılları olmayan belgelerle işlem yapıp yapmadıkları, davacıdan gerekli teyitleri alıp almadıkları, belgelerde yer alan imzaların imza sirkülerine uygunluğunu kontrol edip etmedikleri, yetkisiz kişiler tarafından işlem yapılmasına izin verip vermedikleri, olağan dışı hesap hareketlerinde davacıyı zamanında bilgilendirip bilgilendirmedikleri,
davacıya ait hesapların usulsüz işlemlerle boşalmasında davacının müterafik kusuru olup olmadığı, yapılan işlemlere onay verip vermediği, varsa davacının davalılardan talep edebileceği maddi ve manevi zararının tayini hususlarına ilişkin bulunmaktadır.
.... sayılı soruşturma dosyaları istenmiş, sözkonusu dosyaların ... sayılı dosyada birleştiği, soruşturmanın devam etmekte olduğu bildirilmiştir. Sözü edilen dosya ile ilgili olarak .... E. sayılı dosyasında dosyamız davalılarının yer almadığı, bu hali ile sonucunu beklemeye gerek görülmemiştir.
Mahkememizce alınan 10/06/2015 tarihli raporda özetle.
Meydana gelen olayda davalı banka çalışanlarının kusurlu olduğunu ancak davacının da uzun süredir devam eden işlemler nedeniyle kontrol görevini yerine getirmediğinden kusurlu olduğunu bildirdiği görülmüş, Mahkememizce yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak alınan 03/07/2024 tarihli Bilirkişi kurulu raporunda özetle; bankaların, yürüttükleri hizmetler nedeniyle BK 115/2 ve 116/2 uyarınca en hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu bulundukları, objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmasının sorumluluğun varlığı için yeterli olacağı, ancak;
...'e verilen internet şifresinin, Davacı şirket temsilcilerinin usulünce imzalanmış talimatları doğrultusunda şirket iradesi ortaya konularak verilmiş olması durumunda, davalıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı sonucuna varıldığını, İnternet şifresinin ölen davacı şirket çalışanı ...'e usulüne uygun şekilde verilmemiş olmasının tespit edilmesi halinde;
davacının zarara uğramasına sebep olan işlemleri yapan intihar etmek suretiyle vefat eden ...'ün şirket çalışanı olması dolayısıyla, yaptığı iş ve işlemlerin davacı şirketin gözetiminde olduğunu, davacı şirketin basiretli tacir olduğunu, işlemlerin uzun bir zaman aralığında gerçekleştirilmiş olması dolayısıyla, usulsüzlüğün davacı şirketçe tespitinin mümkün olabileceği gözetildiğinde, davacı şirketin gereği şekilde denetim yapmamış olduğu sonucuna varılmakta olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının ticari defterleri de incelenerek usulsüz işlemlerin davacı defterlerine ne şekilde yansıdığı, davacının uğradığı zarar miktarının belirlendiği raporda, davacının Tabloda görüldüğü üzere, davacı şirketin dava tarihi (16.07.2013) itibariyle uğradığı zararının 408.970,56 TL anapara ve 97.617,46 TL faiz olmak üzere toplam 506.588,47 TL olarak tespit edildiği,
USD cinsi hesaplardan yapılan işlemler sonucunda, usulsüz işlemleri gerçekleştiren ve intihar etmiş olan ... hesabından davacı şirket çalışanı ...'e yapılan 30.859,00 USD tutarındaki ödeme, davacı şirket zararı olarak kabul edilmediği takdirde, USD Cinsi hesaplardan dolayı davacı şirketin zararının bulunmadığı, aksine; davacı şirketin bu hesaptan kaynaklı olarak dava dışı ...'e 10.079,00 USD borçlu durumda olduğunun hesaplandığı, dava dışı ...'e yapılan 30.859,00 USD tutarındaki ödemenin davacı şirket zararı olarak kabul edildiği takdirde, davacı şirketin dava tarihi (16.07.2013) itibariyle uğradığı USD hesaplardan kaynaklanan zararın.
20.780,00 USD olarak tespit edildiğinin bildirilmiştir.
Açıklanan iddia ve savunmalarla özetlenen delil durumu birlikte değerlendirildiğinde: Davacının davalı banka nezdinde açtırmış olduğu şahsi mevduat hesaplarından şirket çalışanı olan ... isimli muhasebeci tarafından internet bankacılığı şifresi kullanılarak ve faks talimatları ile pek çok işlem yapılarak hesaplardan başka hesaplara aktarmalar yapıldığı, sözü edilen kişinin intihar ederek hayatına son verdiği, aslı elde edilemeyen internet bankacılığı talep formundaki imzalarla ilgili olarak teknik inceleme ile sonuç alınmasının mümkün bulunmadığı,
bunların davacıya ait olmadığı kabul edilse bile işlemlerin 2 yıl gibi uzun bir sürede gerçekleşmiş olduğu, bu işlemlerin oldukça yüksek meblağlı işlemler olduğu, davacının bunların farkına varmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacının bu işlemlere zımnen icazet verdiğinin düşünülmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacının hesaplarından şirkete ve ...’e çok sayıda virman işlemi yapılmış bulunması ve aradan geçen uzun süre dikkate alındığında davacının bu işlemlerden haberdar olmadığı yolundaki kabulün halin icabına uygun düşmeyeceği, davacı ile davalı banka arasında bu tür işlemler bakımından bir teamül oluştuğunun kabulü gerektiği, bu nedenle aksi yöndeki düşünce ve görüşlere itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat isteğinin de açıklanan nedenlerle koşulları oluşmadığından reddi gerekmiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/604, K. 2025/187, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama