KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2022
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/736 Esas - 2022/143
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2019/736 Esas
KARAR NO : 2022/143
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 26/12/2019
KARAR TARİHİ : 08/03/2022
YAZIM TARİHİ : 28/03/2022
Mahkememizde açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda:
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili banka ile dava dışı ... Tarım Ürünleri Gıda Bilişim Teknoloji Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Business Card üyelik sözleşmeleri imzalandığını, davalınında müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme gereğince borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenle davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı tarafın yanıt vermediği izlenmiştir.
DELİLLER
1-Genel kredi sözleşmesi, 2-İhtarname, 3-Banka kayıtları, 4-Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası, 5-Arabuluculuk tutanağı, 6-Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; genel kredi sözleşmesinden doğduğu iddia olunan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptaline ilişkindir. (İİK m.67)
Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasından; davalı borçlular hakkında 06/08/2019 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağından dolayı: ticari kredi kartı, ticari kredili mevduat borcu ve borçlu cari hesap alacağı için toplam 442.350,23 TL alacağın tahsili istemiyle ilâmsız icra takibine geçildiği, 50.750,00 TL gayrinakdi kredi bedelinin depo edilmesinin istendiği, davalı/borçlu vekilinin 07/08/2019 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, önceden yapılan tebligat bulunmadığından 26/12/2019 tarihi itibariyle açılan itirazın iptali davasının süresinde olduğu görülmektedir.
Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 25/01/2018 tarihli 5.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmıştır. Davalı kefil, bu sözleşmelere aynı tutarlarla müteselsil kefil olarak imza koymuştur. Dosyada yer alan kefalete ilişkin belgelerden, kefaletin, TBK m.583 maddesine uygun olduğu, anlaşılmıştır.
İhtilâf, borç bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı ile tazminat isteminin haklı olup olmadığı, noktalarında toplanmaktadır.
Davacı banka tarafından ..... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği; ticari kredi kartı, ticari kredili mevduat borcu ve borçlu cari hesap kredilerden kaynaklanan toplam 457.642,96 TL'nin nakden ödenmesi, gayrinakdi kredilerden kaynaklanan 50.750,00 TL'nin depo edilmesi için (7 gün) süre verildiği; dava dışı şirkete çıkan ihtarnamenin iade olmuş ise de sözleşme gereğince 29/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerektiği; davalı kefile yollanan ihtarnamenin ise tebliğ edilemediği anlaşılmış, bu nedenle davalı kefil yönünden temerrüdün takip tarihi yani 06/08/2019 tarihinde gerçekleştiği, belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa onlar yönünden bağlayıcı olan sözleşme hükümleri uygulanacaktır.
Genel kredi sözleşmesinin 10.5. maddesinde: “Müşterinin kredi borcunun (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde, Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Banka’ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." şeklindedir.
Bilirkişi, davaya konu krediye uygulanan oranın, asıl borçlu şirketin kullanmış olduğu BCH kredisine en son uygulanan yıllık faiz oranının % 27,40 olduğunu fakat davacı Bankaca % 66 oranı üzerinden temerrüt faizi talep edildiğini, % 66 temerrüt faizine baz olarak alınan % 33 akdi faiz oranının bankaca temerrüt tarihi (06.08.2018) itibariyle fiilen uygulandığının somut olarak (örneğin bu oranın uygulandığını gösteren kredi ekstresi sunulmak suretiyle) belgelenmesi gerekmekte olup, davacı bankanın davaya konu ticari krediye ve tazmin olunan çek kredilerine uygulaması gereken temerrüt oranının % 66,
KMH kredisi ve Kredi Kartı yönünden temerrüt faiz oranının aylık %2,40 yıllık % 28,80 oranı olarak temerrüt faiz oranı olarak belirlemiştir. Bu oran, eldeki bilgi ve belgelere göre yöntem olarak yerinde bir belirleme olup, bu tutar sonraki işlemlere esas alınmıştır.
Bilirkişi ...'un 08/03/2021 tarihli kök ve 08/11/2021 tarihli ek raporundan; davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırıldığı tespit edilen kredilerden dolayı yapılan hesaplamada.
51.477,66 TL ticari kredi kartı asıl alacağı, 21.545,98 TL ticari kredili mevduat borcu asıl alacağı, 349.909,61 TL borçlu cari hesap asıl alacağı olmak üzere toplam 349.909,61 TL hesaplamış; bankaya dönmemiş çekler yönünden çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesi için kredi çerçeve sözleşmesinin 10.3. maddesinde “Banka bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, … boş çek yapraklarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir.” şeklinde hüküm bulunduğu tespit edilmiş olup, bu hüküm gereğince davalı kefil yönünden de depo talebinin yerinde olduğu saptamıştır.
Bilirkişinin bütün bu tespitleri, dosyaya, bilgi ve belgelere uyumlu olup, Mahkeme heyetimizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Bu nedenle; 51.477,66 TL ticari kredi kartı asıl alacağı, 21.545,98 TL ticari kredili mevduat borcu asıl alacağı, 349.909,61 TL borçlu cari hesap asıl alacağı olmak üzere toplam 349.909,61 TL alacak ile 50.750,00 TL gayrinakdi alacağın depo talebi yönünden davacı bankanın talepte haklı olduğu belirlendiğinden, iş bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmelidir.
Somut olayda, uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, nakdi alacak 'likit' olduğundan, davacının icra inkâr tazminatı talebi haklı olduğundan icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan yasal ve hukuksal olgu göz önüne alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/736, K. 2022/143, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama