KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/302 Esas - 2023/446
Karar Metni
2.319 kelime·12 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2021/302 Esas
KARAR NO : 2023/446
DAVA : MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 24/05/2021
KARAR TARİHİ : 19/06/2023
YAZIM TARİHİ : 19/07/2023
Mahkememizde açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili ; Davalıların işleten, sürücü ve sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile davalıların ölen yakınları ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçların 22/01/2021 tarihinde neden oldukları kaza sonucu ...'ın öldüğünü, ölüm olayı nedeni ile davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'in ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirtip, her bir davacı için 100,00 TL destekten yoksun kalma alacağının tüm davalılardan, yine ölüm olaya nedeni ile acı ve üzüntü duyan tüm davacılardan kardeş olanlar ...,.... ,.... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL ve eş ve çocuklardan oluşan diğer davalı gurubunun her biri için 50.000,00 TL ve davacı anne-baba için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın ... şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı ... şirketi vekili ; Şirket merkezi itibarı ile ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığını, maddi tazminatın belirsiz alacak şeklinde talep edilemeyeceğini, olay haksız fiil şeklinde gerçekleştiği için dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili ; Ölenin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün olayda kusurlu olduğunu, ölenin emniyet kemeri kullanmadığını, davacı ...'ında olayda yaralandığını, ölüm olayı dolayısı ile ölenin yakınlarına ziyarette bulunduklarını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
-Her iki araca ait ruhsat örnekleri ile ... poliçesini de içeren hasar dosyası, -Davadan önce davalılara yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar, -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı, -Davalı gerçek kişi ile davacıların gelir araştırmalarına ilişkin zabıta tutanakları, -Bu olay nedeni ile ... nın davacılara rücuya tabi ödeme yapmadıklarına ilişkin yazı cevabı, -Suç soruşturma dosyası, -Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, davalıların işleten, sürücü ve sigortacısı oldukları araç ile ölenin yolcu olarak bulunduğu araçların neden oldukları kaza sonucu ölen ... nedeni ile bir kısım davalıların uğradığı destekten yoksun kalma zararı ile manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan ... adına trafikte kayıtlı olup, olay sırasında diğer davalı ...'in kullandığı ... plaka sayılı araç için davalı ... şirketi tarafından olay tarihini kapsar şekilde koruma sağlayan trafik ... poliçesi düzenlenmiştir. Sigortalı araç 22/01/2021 tarihinde davalı sürücü ... idaresinde ... ana yola bağlayan kavşağa geldiğinde, ana yolu kullanan ve davacılardan ...'in sürücüsü olduğu ölen ...'ın ise yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile her iki araç sürücüsünün trafik kuralı ihlali sonucu çarpışması ile kazaya neden olmuş, bu kaza sonucu davacıların yakını ... ... ölmüştür.
Davalı ... ölümle sonuçlanan kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kayıt maliki ve işleteni olduğu için, davalı ... ise araç sürücüsü olup haksız fiil nedeni ile oluşan zararlardan sorumludur. Davalı ... şirketi ise, düzenlediği trafik ... poliçesi nedeni ile sigortalı yada sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olacak şekilde sigortalı aracın işletilmesi sırasında meydana gelen ve üçüncü kişilerin uğradığı bedensel zararlar ile araçlarının uğradığı poliçe kapsamındaki zararlardan olay tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olduğu için davalı sıfatlarının bulunduğu kabul edilmiştir.
Davalı ... şirketi yetkisizlik itirazında bulunmuş ise de, davalı ... şirketinin ... ' da bulunduğu gibi, ... şirketi dışındaki davalılar yetkisizlik itirazını ileri sürmediği için onlar yönünden yetkili hale gelen ... Mahkemelerinin ... şirketi yönünden de yetkili hale geldiği kabul edilip, yetkisizlik itirazının yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Tazminat sorumluluğunun esası kusura dayandığı için ölen ve her iki araç sürücüsünün olaydaki kusur dağılım oranlarının öncelikle belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Ölümle sonuçlanan trafik kazası ikinci paragrafta belirtilen şekilde meydana gelmiş olup, suç soruşturma evrakı içeriği, kaza tespit tutanağı, Suç soruşturması nedeni ile ... nın isteği üzerine düzenlenen 01/02/2021 rapor, mahkememizin görevlendirdiği bilirkişinin 22/03/2022 tarihli raporu ve Ceza yargılamasının yapıldığı ...Mahkemesi için ATK tarafından düzenlenen 14/04/2022 tarihli bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi, sigortalı araç sürücüsünün tali yıldan ana yola çıkar iken kendisine hitap eden DUR işaretine uyup ana yolu kullanan araç olup olmadığını kontrol edip,
yol boş ise ana yola çıkması gerektiğine ilişkin trafik kuralına aykırı davranarak asli ve % 75 oranında kusurlu olacak şekilde, davacı sürücü ...'in ise kavşağa yaklaştığında hızını azaltması gerektiği ve az ilerisinde tali yoldan ana yola çıkmak isteyen aracı dikkate alması gerekir iken bu dikkati göstermediği için tali ve % 25 oranında kusurlu olacak şekilde ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan trafik kazasına neden oldukları, araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ise olaya etkin ve trafik kuralı ihlali yaptığı ileri sürülmediği için olayda kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Temin edilen aile nüfus kaydı incelendiğinde, ölen ...'ın destekten yoksun kalma nedeni ile talepte bulunan davacılardan ...'in eşi, ... ve ...'nin çocukları, ... ve ...'ın ise babaları olduğu, bu hali ile ölenin bu davacılar yönünden destek sıfatı bulunduğu kabul edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacılar yönünden talep edilebilir tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden değişik tarihlerde hesap raporu alınmıştır. Hüküm altına alınacak tazminatın karar tarihine en yakın tarihteki verilere göre hesaplanması gerekmekle; bilirkişi .... tarafından hazırlanan 27/02/2023 tarihli rapora itibar edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Gerekçeleri itibariyle somut olaya uygun ve denetime açık olduğu için hükme esas alınan, ... şirketi yönünden garame yönteminin de kullanıldığı rapora göre; ölenin eşi ... için 746.897,71 TL, ölenin babası davacı ...için 42.747,44 TL, ölenin annesi olan davacı ... için 133.185,35 TL, ölenin oğlu ...için 10.583,76 TL ve ölenin diğer oğlu davacı ... için 53.678,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... şirketi yönünden olay tarihindeki poliçe limiti ve garame yöntemiyle belirlenen miktarlar dikkate alınmak suretiyle her üç davalıdan tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu düzenlendikten sonra davacılar vekili 29/05/2023 tarihli dilekçe ile ıslah işlemi yapmış, dilekçe davalılara tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Ölenin olay sırasında emniyet kemeri kullanmadığı ileri sürülmüş ise de, kaza tespit tutanağı ve suç soruşturma evrakı içerisinde bunu doğrulayacak delil ve bilgi olmadığı gibi, ispat yükü üzerinde olan davalılar da bu durumu ispat edemediği için tazminattan bu nedenle indirim yapılmamıştır.
Destekten yoksun kalma talep eden beş davacı mevcut olup, her bir davacının talebi ayrı bir dava niteliğinde olup, toplam tazminat miktarı davanın heyette yürütülmesi gereken sınıra ulaşmakla birlikte, her bir talep edenin isteği ayrı bir dava niteliğinde olup, her bir tazminat miktarı tek tek davanın heyetle görülmesi sınırının altında kaldığı için dava bireysel olarak yürütülüp karara bağlanmıştır.
Davalı ... şirketi ancak kendisine yapılan başvuru ile temerrüte düşecektir.
Davadan önce ... şirketine başvuru yapılmakla birlikte başvurunun eksik belge ile yapıldığı, davanın da kısmi dava niteliğinde olduğu görülmekle; dava dilekçesindeki miktar yönünden dava tarihinden itibaren, ıslah işlemine konu miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren ... şirketinden faiz talep edilebileceği, sigortalı aracın trafikte hususi nitelikli olarak kayıtlı olması nedeniyle de faizin türünün yasal faiz olması gerektiği kabul edilmiştir. ... şirketi dışındaki davalılar haksız fiil nedeniyle sorumlu olup,
onlar yönünden haksız fiilin işlenmesiyle birlikte tüm alacak yönünden temerrüt gerçekleştiği için hem dava dilekçesindeki talep hem de ıslah işlemine konu miktar yönünden kaza tarihinden itibaren bu davalılardan yasal faiz talep edilebileceği kabul edilmiştir.
Davacıları bir diğer talebi manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat talep edenler ölenin eşi, çocukları, anne ve babası ile kardeşleri olup, bu kişilerin ...'ın ölümü nedeniyle acı ve üzüntü duydukları tartışmasızdır. Bu nedenle bir miktar manevi tazminatın ... şirketi dışındaki davalılardan tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Davalı sürücü ...'in olaydaki kusur dağılım oranı, davacılar ile gerçek kişi davalının belirlenebilen gelir durumları dikkate alınarak davacıların ölüm olayı nedeniyle duydukları acı ve üzüntünün bir ölçüde giderilmesi için davacı eş ... için 25.000,00 TL, ölenin çocukları olan davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL, ölenin anne ve babası olan davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL ve ölenin kardeşleri olan davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili gerektiği kabul edilip,
tüm taleplerle ilgili aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/302, K. 2023/446, 19 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama