KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/693 Esas - 2023/868
Karar Metni
1.376 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2021/693 Esas
KARAR NO : 2023/868
HAKİM : ..... KATİP .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 12/11/2021
KARAR TARİHİ : 18/12/2023
YAZIM TARİHİ : 28/12/2023
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili.
Müvekkili şirketin yükleniminde bulunan ...'ne karşı taahhüt edilen baraj ve sulama inşaatı yapım işleri için 2015-2019 yılları arasında hazır beton temini amacıyla davalı şirketten beton temin ettiğini, söz konusu alım satımdan kaynaklı olarak davalı şirketin tevkifatlı fatura düzenlemesi gerekirken, faturaları tevkifatsız düzenlediğini, KDV Kanunu'nun 9. Maddesinin 1 numaralı fıkrasında belirtilen hususların uygulanmamış olması sebebiyle, usulüne aykırı düzenlenen faturalar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin söz konusu tevkifatı beyan ederek ... ödediğini,
bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalının sebepsiz zenginleştiğini, fazladan ödenen KDV tutarlarının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ..... E. numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız şekilde itiraz edildiğini belirtip, davanın kabulüne, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı vekili.
2015-2019 yılları arasında taraflar arasında hazır beton satışı yapıldığını, ancak taraflar arasında tevkifatlı fatura düzenleneceğine ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davacı tarafın tevkifatlı fatura düzenlenmesine ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığını, bu nedenle faturaların tevkifatlı kesilmediğini, faturalara yönelik 8 günlük süre içerisinde davacı şirketin itirazının bulunmadığını, müvekkili şirketin faturayı tevkifatlı düzenlemesi ve normal düzenlemesi arasında bir fark bulunmadığını, her iki durumda da %18 oranında vergi kesintisi yapılacağını,
her iki durumda da vergide bir değişiklik meydana gelmeyeceği için sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olamayacağını, müvekkili şirkete yapılan sözleşmede işin kamu kurum ve kuruluşlarına karşı taahhüt edilen yapım işleri olduğunun belirtilmediğini, tevkifattan haberdar olması gereken ve itiraz etmesi gereken tarafın davacı taraf olduğunu, davanın kbaul edilmesi durumunda aynı verginin iki kere ödeneceğini beyan ederek, davanın reddi ile birlikte kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
- ..... Esas sayılı icra takip dosyası, -Taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağı olan sözleşme, -Teslimi yapılan ürünler ve düzenlenen faturalar, -Arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı, -Davalının KDV beyannamesi, -Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, davacı şirketin 2015-2019 yılları arasında davalı şirketten hazır beton alması neticesinde, davalı şirketin tevkifatlı fatura kesmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme iddiası ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı yan, davalı tarafından düzenlenen faturaların tevkifatsız olduğunu, davalı şirkete KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmesi sebebiyle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle tevkifata tabi tutarın iadesi için icra takibi başlatıldığını beyan etmektedir.
Davacı tarafın ticari defterlerini inceleyen bilikişi, toplam 26 adet olup, 1.055.420,42.-TL bedelli davalı şirket faturasının davacı şirketin ticari defterlerinde yer aldığı tespit edilmiş olup, bu faturalara ilişkin davacı şirketin 2017 yılında 32.834,07.-TL, 2018 yılında 6.764,87.-TL ve 2019 yılında 3.433,38.-TL olmak üzere toplam 43.032,32.-TL tutarında KDV tevkifat kesinti bedelini ait olduğu dönemlerin KDV-2 beyannamelerinde beyan ederek tahakkuk ettirdiği ve usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davacı ticari defterlerine kaydettiği, takip tarihi itibariyle davalı şirketten bakiye alacak kaydının ise 53.692,44.-TL olduğu görülmüştür.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne ait ticari defterlerin talimat yolu ile inceleyen bilirkişilerin 18.10.2022 tarihli raporunuda özetle; davalı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak düzenlendiği, davacı şirkete 745.747,59.-TL Hazır Beton Bedeli + 134.234,58.-TL KDV olmak üzere toplam 879.982,17.-TL tutarında faturalar düzenlendiğinin belirtilmiş olduğu, davalı şirketin davacı şirketten 134.234,58.-TL KDV tahsilatı yapmış olabileceği belirlenmiştir.
Davalı yan, taraflar arasında tevkifatlı fatura düzenleneceğine ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığını, davacı şirketin kesilen faturalara süresi içinde itiraz etmediğini, tevkifata yönelik kendilerinden herhangi bir talepte bulunmadıklarını, KDV’nin tamamının davalı şirket tarafından vergi idaresine beyan edilip ödendiğini, bu nedenle mal varlığında bir artış meydana gelmediğinden sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini beyan etmektedir.
KDV Kanunu m. 8/1-a hükmü, aynı Kanun’un 9. maddesinde ve ...’nın düzenleyici işlemi olan KDV Genel Uygulama Tebliği’nin 2.1.3.2.1.2. "Kapsam" başlığı altında yer alan düzenlemelere göre, somut olayda davacı şirket ile davalı şirket arasındaki hazır beton teslimi işi, tevkifata tabi işlerdendir. Alıcı olan davacı şirket tarafından 2017 yılındaki tevkifat oranı olan 3/10 oranında KDV tevkifatı uygulanmak durumundadır. Buna göre davacı şirketin, davalıya mal teslimi nedeniyle ödeyeceği bedelin KDV’sinin 7/10’unu yüklenici davalıya ödemesi, kalan 3/10’unu ise tevkif ederek ... ödemesi gerekmektedir. Somut olayda ise davacı ilgili düzenlemeye uygun davranmayarak KDV tevkifatını yapmadan KDV bedelinin tamamını davalı şirkete ödemiştir. Bu durum her iki tarafında kabulündedir.
Her ne kadar davacı tarafça davalı tarafından tevkifatsız şekilde fatura düzenlenmiş olması, sebepsiz zenginleşmeye sebep olarak gösterilmiş ise de, kanunen söz konusu tevkifatın yapılması işi davacıya yüklenmiş olup, dosya kapsamında yapılan incelemede davalı tarafından düzenlenen faturalara davacı tarafından itiraz edildiğine veya davalı tarafından düzenlenecek olan faturaların tevkifatlı düzenlenmesi gerektiğine ilişkin bir bildirim yapıldığına dair belgeye rastlanmamıştır.
KDV Genel Uygulama Tebliği’nin 2.1.3.4. “Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar” başlıklı kısmında şu şekilde bir düzenleme yer almaktadır: “Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan aranır.
( .....) Söz konusu vergi, satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranır.”
Somut olayda, ilk önce kanunen sorumlu taraf olan davacı şirketin, sorumlu sıfatı ile beyanname verdiği, mal teslimi karşılığı bedel ve KDV’yi davalı şirkete ödediği, sonradan tevkifat yapması gereken KDV'yi de ayrıca vergi idaresine ödediği anlaşılmıştır.
Vergi sorumlusu vergiyi doğuran olayı şahsında gerçekleştirmemekle birlikte, maddi ve/veya şekli ödevlerin yerine getirilmesi bakımından ... muhatap tutulmaktadır. Sorumlu bu ödevleri yerine getirmemesi durumunda ise hukuken bazı sonuçlarla karşılaşmaktadır. Nitekim bu husus Genel Tebliğ’de vurgulanmıştır. Genel Tebliğ’in 2.1.3.4. “Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar” başlığı altında ikili bir ayrım yapılmıştır.
Buna göre, KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilip ödenmiş olması durumunda tarhiyatın sorumlu adına yapılacağı, bu durumda alıcı adına yapılacak tarhiyatta daha önce ödenen vergi aslının aranmayacağı, gecikme faizinin alınacağı kararlaştırılmıştır. Satıcının beyannameye rağmen vergiyi ödememesi durumunda ise Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamların yine alıcıdan aranacağı düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere alıcı her iki durumda da yapılacak tarhiyatın kanunen muhatabı tutulmuştur. Her ne kadar davacı şirket, davalı şirketin tevkifatlı fatura düzenlenmemesi nedeniyle bu durumla karşılaştığını belirtmekte ise de, görüldüğü üzere Genel Tebliğ’de alıcı tevkifatla sorumlu tutulmuş, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi durumunda tarhiyatın alıcı adına yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda davalı şirketin satıcı sıfatı ile beyanname verip davacının kendisine ödemiş bulunduğu KDV’yi ...’ye ödemiş olması durumunda, davalının sebepsiz zenginleştiğinden söz etmek mümkün olmayacaktır. Çünkü bu durumda mal teslimine ilişkin KDV bedeli Hazineye intikal etmiş olacağından, davalının mal varlığında oluşan bir artıştan bahsedilemez.
Nitekim Genel Tebliğ’de bu durum için vergi aslının aranmayacağı, ancak sorumlunun gecikme faizinden sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davalı tarafından ilgili KDV’nin vergi idaresine ödenmiş olması durumunda, davacı şirketin ...’ye ikinci kez ödemek durumunda kaldığı KDV'den davalı şirket sorumlu olmayacak, davacı tarafından vergi idaresine vergi aslı açısından mükerrer ödeme yapılmış olacaktır.
Ancak davalı şirketin iddia ettiğinin aksine, KDV’nin davalı şirket tarafından ödenmemiş olması durumunda, davalı şirket uhdesinde bulunmaması gereken bu meblağ sebebiyle sebepsiz zenginleşmiş olacaktır. Çünkü davalı şirket, verginin mükellefi olup, kendisinin KDV’yi beyan ederek ödemiş olması gerekmektedir. Bu konunun belirlenmesi için davalının bağlı olduğu ... yazı yazılmış, verilen yanıtta davalının faturalarda yer alan KDV yi ... ödediği anlaşılmıştır.
Bu durumda davalının sebepsiz olarak zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, icra takibine yönelik itiraz yerinde olmakla, itirazın iptali istekli davanın reddi gerektiği, davacının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kabul edilemeyeceği için davalının tazminat talep etme koşullarının da gerçekleşmediği ka)bul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ..... Hakim .....
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/693, K. 2023/868, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama