KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/754 Esas - 2022/754
- Esas no
- 2021/754 Esas
- Karar no
- 2022/754
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 08/12/2021
- Karar tarihi
- 17/11/2022
- Karar yazım tarihi
- 23/11/2022
Karar Metni
1.231 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil Banka ile dava dışı ... Elek. Taah. Proje İnş. Müh. Enerji Dan. San. Tic. Ltd.
Şti. arasında imzalanmış olan Kredi Sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisi firmaya 940678 kredi karton numaralı (...) taksitli ticari kredi kullandırılmış, ancak kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapları kat edilip, kredi müşterisine ve kefillerine çekilen ihtarnameye rağmen borcun yine ödenmemesi üzerine; davalı hakkında yukarıda belirtilen kredi kartonu ile ilgili Ankara ...İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasından takibe geçildiğini, Ancak, borçlu ve kefilin alacağa ve tüm ferilerine itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, Borçluların Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki itirazının iptaliyle takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali için 1 yıllık süreye riayet edilmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Takibe konu edilen alacak kalemlerine ilişkin müvekkilin kefilliği bulunmadığını, kefalet tutarının açıkça belirlenmediğini, asıl borçlu yönünden alacağın semeresiz kalmadığını, müvekkil aleyhine icra takibinin yasal koşullarının oluşmadığını, kat ihtarının müvekkile tebliğ edilmediğini, kredi borcunun ... tarafından karşılanmış olduğunu, alacaklı yan tarafından talep edilen faiz oranının oldukça yüksek olduğunu, BSMV'den müvekkilin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının, yargılama harç ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, GKS'ye dayalı yapılan takibe kefilin itirazı nedeniyle itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davacı banka iddialarında; davacı banka ile dava dışı ... Elek. Taah... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden asıl borçluya ... taksitli ticari kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesapların kat edilerek borçlu ve kefile ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine Ankara ...İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, ancak davalı kefilin haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürmektedir.
Davalı taraf ise savunmalarında; davanın bir yıllık yasal sürede açılmadığını, kredi borcunun ... tarafından karşılandığını, faiz oranının yüksek olduğunu ileri sürmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı bankanın GKS'ye dayalı asıl borçlu ve kefil aleyhine başlattığı takipte, davalı kefilin itirazının iptali yönünden yasal şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak GKS sözleşmesi ve eki belgeler incelenmiş, takibe dayanak Ankara ...İcra Müd.'nün ... esas sayılı takip dosyası celbedilerek dosyaya konulmuş, tüm dosya kapsamı üzerinde ve banka kayıtlarında yerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takip tarihinde temerrüde düşmüş olan davalı kefil için davacı Bankanın temerrüt faizi istemi uygun bulunmamış olduğunu, diğer taraftan akdi faiz talebi olmayan davacı bankanın tarafımızca hesaplanan akdi faizi talep edip edemeyeceği Mahkemenin takdirinde olduğunu, Mahkeme davacı Bankanın akdi faizi talep edemeyeceğine karar vermesi durumunda, davacı Bankanın takip tarihi itibariyle alacaklarının 426.969,22 TL asıl alacaktan ibaret olacağını, Mahkeme davacı Bankanın akdi faizi talep edebileceğine karar vermesi durumunda,
davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacakları, 426.969,22 TL asıl alacak, 7.248,94 TL işlemiş akdi faiz ve 362,45 TL BSMV olmak üzere toplam 434.580,61 TL olacağını, DAVADAN SONRAKİ ...
ÖDEMESİ Davaya konu kredilerle ilgili Tasfiye Olunacak Alacaklar (TOA) ekstrelerinin incelenmesinde, davadan sonra olmak üzere 29.12.2021 tarihinde ... tarafından 320.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu görüldüğünü, ancak ... tahsilatları borçluyu borcundan kurtaracak ve Bankanın yapmakta olduğu takibi sona erdirecek nitelikte olmayıp, alacaklı Bankanın bu kez ... alacağı için ... adına takibe devam etmekte olduğunun bilindiğini,
nitekim 31.10.2016 tarih ve 2016/9538 Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 10.03.2017 tarih 30003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 6. Maddesinde; "(1)Temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür.
(5) Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde ettiği tahsilat, tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır." Şeklinde hükümler olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı bankanın takipte akdi faiz yönünden talebinin bulunmadığı anlaşılarak taleple bağlı kalınarak banka lehine akdi faize hükmedilmemiştir.
Davalı kefilin takip tarihi olan 25/12/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yapılan hesaplamalar benimsenmiştir. Zira ihtarname asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresi yerine bir başka adrese gönderilerek iade olmasına karşın davalı kefile 02/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, kefilin bu halde sorumluluğunun TBK'nın 586/1 hükümleri çerçevesinde takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alındığında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin akdi faiz oranının %24 olduğu, bunun iki katının temerrüt faizi olarak kabul edildiği, bu halde temerrüt faizinin yıllık %48 olması gerektiği anlaşılmış, bu oran dikkate alınarak yapılan hesaplamalar benimsenmiştir.
İtiraz üzerine takibin durdurulmasına yönelik verilen kararın davacı bankaya tebliğine yönelik takip dosyasında belge bulunmamakla, davanın süresinde açıldığı kanaatine varılmıştır.
Davadan sonra olmak üzere 29.12.2021 tarihinde ... tarafından 320.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmış ise de; ... tahsilatları borçluyu borcundan kurtaracak ve Bankanın yapmakta olduğu takibi sona erdirecek nitelikte olmayıp, alacaklı Bankanın bu kez ... alacağı için ... adına takibe devam etmekte olduğu, nitekim 31.10.2016 tarih ve 2016/9538 Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 10.03.2017 tarih 30003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 6. Maddesinde; "(1)Temerrüt sonrası takip süreçleri kredi verenlerce yürütülür.
(5) Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde ettiği tahsilat, tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır." Şeklinde hükümler bulunduğu, bu nedenle davalının bu yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre, davalı kefilin takip tarihinde temerrüde düşmesi nedeniyle takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu tutarın 426.969,22 TL olarak belirlendiği, yapılan hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre ve kefilin temerrüt tarihine göre yerinde olduğu anlaşılmış, yine kefilin kefaletinin TBK hükümlerine uygun olduğu tespit edilerek davanın bu tutarı üzerinden kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/754, K. 2022/754, 18 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama