KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/355 Esas - 2024/589
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/355 Esas
KARAR NO : 2024/589
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/05/2022
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
YAZIM TARİHİ : 10/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobiliyle, ... istikametine seyrettiği esnada, meskun mahal içinde ve çift yönlü cadde üzerinde dikkatsiz, tedbirsiz ve aşırı hızla sağ taraftan yola intikal edip, yolun orta kesimine kadar gelmiş bulunan görünür durumdaki müvekkili ...'ye,
hızını azaltıp etkili fren ve direksiyon manevrasıyla birlikte önünde açık olan en kısa mesafede aracını duruşa geçirmede geç ve yetersiz kaldığını ve karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ...'ye çarparak yaralanmasına sebep olduğunu ... sayılı dosyasında tanzim edilen kusur bilirkişi raporunda sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaşadığı kafa travması sonucu ... ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak ilk müdahalenin yapıldığını, kırıkları yüzünden dayanılmaz elem ve acı çeken müvekkilinin 1 ay hastanede tedavi gördüğünü,
sonrasında yine 6 ay kadar sürebileceği belirlenen iyileşme sürecinin en az 2 ayı bakıma muhtaç kaldığını, müvekkilinin vücudundaki tüm bu yaralanmalar sonucu katlanılması çok güç acı ve ağrılar yaşadığını, uzun süre kişisel ihtiyaçları için dahi yardım almak zorunda kaldığını, müvekkillinin 11.08.2021 tarihinde ... yapılan muayenesi sonucunda kaza sonrası Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve nevrotik bozukluk yaşadığı kanaatine varıldığını, müvekkilinin yaşadığı hiçbir anı telafi edecek tutarlar olmamakla birlikte, müvekkili ...'nin manevi zararının tazmini için 50.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsilini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirkete 01.04.2017-04.07.2017 tarihleri arasında geçerli ...
Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında bedeni ve maddi zararlar için tefriksiz kaza başına 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket araç sürücüsünün, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, dosyanın uzmanlarca incelenerek kusur tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacıların sosyal-ekonomik durumularının araştırılmasının gerektiğini, davanın reddine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
- ... sayılı dosyası,
-Bilirkişi:
16/03/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
13/05/2024 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; ... kızı, 29/09/1997 doğumlu ...’nin 18/04/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında özürlülüğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava manevi tazminat talebine ilişkindir.
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( ... )
Hal böyle olunca davalının kazadaki %25 kusur oranı, davacının sürekli maluliyeti bulunmamakla beraber, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak her bir davacı yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı asilden alınarak davacıya verilmesine aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/355, K. 2024/589, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama