KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/607
- Karar No
- 2024/193
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/607 Esas
KARAR NO : 2024/193
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 04/07/2012
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde alacaklısı davalı şirket olan 12/02/2010 düzenlenme, 19/12/2011 ödeme tarihli 134.434,00 TL miktarındaki bonoya dayalı olarak taraflara ödememe protestosu verildiğini, müvekkilinin borcu olmadığını, aksine alacaklı olduğunu, bono üzerinde imzası bulunan müvekkili şirket temsile yetkili eski yönetim kurulu başkan ...'in aynı zamanda lehdar ... yöneticisi olduğunu, yönetim yetkisi sona ermeden önce bu senedi düzenlediğini belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dosya, dava konusu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı bononun ihdas nedeni malen olup, malın teslim alındığına karinedir.
Karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerekir.
Taraflar arasında davacıya ait fabrikanın davalı yüklenici ... tarafından yapımına ilişkin eser sözleşmesi imzalandığı açıktır.
Anılan sözleşme kapsamında yüklenici ... yüklenimi tamamladığı, bu bağlamda düzenlenen fabrika hakedişinin 1.033.238,70 TL olduğu, buna mukabil davacının davalı şirkete yaptığı ödeme tutarın 805.062,06 TL olduğu, ... tarafından davacıya KDV dahil 489.921,45 TL ek fatura düzenlendiği, bakiye miktar olan 543.360,25 TL tutarında faturanın tanzim edilmediği,
bu nedenle davacının davalıdan alacaklı gözüktüğü, oysa gerçek durumda eser bedelinin davalıya ödenmesi gerekeceği,toplam eser bedelinden davacının yaptığı avans vs. ödemelerin indirilmesi ile davalının davacıdan 228.219,64 TL alacaklı olacağı, taraflar arasında düzenlenen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede ...
314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve fatura kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedinde aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Davacı mutabakatı imzalayan ...'in temsil yetkisini kötüye kullandığını, böyle bir anlaşma bulunmadığını beyan etmiş ise de mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte ...'in şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılmakla, bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı da dikkate alınarak davanın reddine dair Mahkememizden verilen 27/06/2016 tarihli kararın ... 'nin 24/05/2022 tarih, .... sayılı ilamıyla "....Ancak,
mahkemece hükme esas alınan 01.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 12.02.2012 tarihli “Sözleşme Eki-1 (Ara Hesaplaşma)” tablosunda davaya konu senedin liste halinde gösterilen senetler arasında yer aldığı tespitinde bulunulmuş ve fakat raporun devamında adı geçen sözleşme ve “sözleşme eki-2 (ara hesaplaşma)” sözleşmelerinde bulunan listelerde davaya konu senede rastlanmadığı belirtilmiştir.
Senedin varlığına ilişkin çelişkili tespitlerin giderilmesi hususu ise ek raporda değerlendirilmemiştir. O halde, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek bir bilirkişi raporundan bahsedilemez. Kaldı ki, .... numaralı soruşturma dosyasında bulunan 01.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda da incelendiği anlaşılan davaya konu senedin aslının da dosyaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, senet aslının incelenmesi ve rapordaki çelişkinin giderilmesi ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...." denilerek bozulmakla dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmış ve ... İlamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Öncelikle dava konusu senedin temini için .... müzekkere yazılmış ancak dava konusu senedin soruşturma dosyasında olmadığının bildirildiği ve dava konusu senedin savcılık dosyasında soruşturma konusu olmadığı anlaşılmış, bu defa taraflarca bildirilen icra dosyasından senedin temini için müzekkere yazılmış ....
Esas sayılı takip dosyasının ödeme emri mahkememize gönderilmiş ve takibin dayanağının adi alacak olduğu ve yine dosyamıza konu senetle ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu defa davanın açılmasına sebebiyet veren işlemin davalı yanın davacıya gönderdiği ....
Noterliğinin 21/12/2011 tarih ... yevmiye nolu "Ödememe Protestosu" olduğu ve senedin varlığının davalı yanca ıspat edilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak davalı vekiline dava konusu edilen senet aslını sunmak üzere kesin süre verilmiş ancak davalı yan süresi içerisinde veya duruşma gününe kadar senet aslı veya akıbeti ile ilgili bir açıklama yapmamıştır.
Davaya konu olayda senet nedeniyle bedelsizlik iddiasını ıspat yükü herne kadar davacıda ise de öncelikle davalının dava konusu senedin varlığını ve geçerli olduğunu ıspat etmesi gerekmekte olup, yapılan tüm araştırmalara rağmen davalı tarafından davacıya protesto edilen senedin mevcut olduğu tespit edilememiş davalı yanında bu konuda bir açıklaması olmamıştır.
Belirtilen sebeplerle varlığı ıspat edilemeyen senet nedeniyle davacının borçlu olduğunun kabulü mümkün olmadığından, davacının menfi tespit isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/607, K. 2024/193, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama