KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/623
- Karar No
- 2024/397
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/623 Esas
KARAR NO : 2024/397
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ - ESER SÖZLEŞMESİ
DAVA TARİHİ : 21/09/2022
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
YAZIM TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ; Taraflar arasında satış ofisi yapımını konu alan anlaşma olduğunu, davacının üstlendiği işi tamamladığını, davalının iş yerini uzun süredir kullanmaya devam ettiğini, iş bedelinin bir kısmını ödeyen davalının bakiye alacaklarını ödemekten kaçındığını, bu alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı vekili ; Davalının işi yarım bırakıp sözleşmeye aykırı davrandığını, eksik ve ayıplı işleri üçüncü kişilere yaptırdıklarını, ayrıca davacının alt yüklenicisinin davacıdan olan alacakları için toplam 43.250,00 TL ve nama ifa nedeni ile 42.795,00 TL daha ödeme yaptıklarını, davacının işi süresinde bitirmemesi nedeni ile cezai şart alacakları da doğduğunu, tüm bunlar bir araya getirildiğinde davacının müvekkilinden alacağı olmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
-Taraflar arasında varılan anlaşma örneği, -.... Esas sayılı icra takip dosyası, -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı, -Davacının düzenlediği ve alacağının dayanağı fatura, -Taraflar arasındaki e-mail yazışmaları, -Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, taraflar arasında varılan anlaşmadan kaynaklanan bakiye davacı alacağının davalıdan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıya ait olup satış ofisi olarak kullanılacak iş yerinin yapımı konusunda davalı iş veren ile davacı yüklenici anlaşmaya varmıştır. Anlaşma uyarınca işin bedeli 680.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Davacı yüklenici işi sözleşme hükümlerine uygun olacak şekilde eksik ve ayıp olmaksızın tamamlayıp davalıya teslim ettiklerini, davalının bu yeri 4 ayı aşkın süredir kullanmasına rağmen iş bedeli için düzenledikleri 09/05/2022 tarihli ve 681.144,59 TL bedelli faturadan kaynaklana alacaklarının 485.000,00 TL lik kısmının ödendiğini, ödenmeyen 196.144,59 TL yönünden alacakları bulunduğu inancı ile davalı hakkında ... Esas sayılı icra takibini başlatmıştır.
İcra takibi ile 196.144,59 TL asıl alacağın davalı borçludan tahsili talep edilmiş, ödeme emri 11/06/2022 tarihinde tebliğ edilen davalının 09/06/2022 tarihli itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Davalı itirazında davacının üstlendiği işi tam yapmadığı için eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını, sözleşme fesih edildiği gibi alacağın zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davacıya borçlu olmadıklarını ileri sürmüştür.
Davalı ise, davacının sözleşme ile üstlendiği işi sözleşme hükümlerine uygun, eksik ve ayıpsız olarak süresinde bitirip kendilerine teslim etmediğini, eksik ve ayıplı işleri üçüncü kişilere yaptırdıklarını, ayrıca davacının alt yüklenicisinin davacıdan olan alacakları için toplam 43.250,00 TL ve nama ifa nedeni ile 42.795,00 TL daha ödeme yaptıklarını, davacının işi süresinde bitirmemesi nedeni ile cezai şart alacaklarının da doğduğunu, tüm bunlar bir araya getirildiğinde davacının müvekkilinden alacağı olmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili icra takibine itirazında zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, sözleşmenin taraflarca fesih edilmediği gibi, kesin hak ediş ya da kesin kabul de yapmadıkları, anlaşma tarihi ve işin yapıldığı tarih dikkate alındığında 5 yıllık süre tamamlanmadığı için zaman aşımının gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, iş bedelinin 680.000,00 TL olduğu çekişme konusu değildir. Çekişme, davacının sözleşme ile üstlendiği işi eksik ve ayıp olmaksızın zamanında tamamlayıp davalıya teslim edip etmediği, davalının eksik yada ayıplı işleri üçüncü kişilerden hizmet almak sureti ile giderip gidermediği, ayrıca davacının iş yaptırdığı kişilere davalı tarafından davacı adına ödeme yapılıp yapılmadığı, sonuç olarak davacının icra takibi ile talep edilen kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Kural olarak, taraflar arasındaki eser sözleşmesi fiilen yada hukuken fesih edilmemiş ise, sahadaki tüm işin yüklenici tarafından yapıldığı şeklinde yükleniciler lehine karinenin varlığı kabul edilmektedir. Bunun aksinin, yani sözleşmenin fesih edildiği, yapılan işte eksik ve ayıplar olduğunu, bunları davacı adına nama ifa adı altında üçüncü kişilerden mal ve hizmet satın almak sureti ile giderildiği, bu amaçla harcama yapıldığı, yapılan ödemenin gerçekleşen iş ile uyumlu olduğunun davalı işverenler tarafından ispatı mümkündür.
Bilirkişi tarafından tüm deliller değerlendirilerek hazırlanan asıl ve ek raporlarında da belirtildiği gibi, her iki tarafın kayıtlarına göre iş bedelinin 680.000,00 TL olduğu, davalının davacıya olan toplam ödemesinin ise 485.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı taraf sözleşmenin ihtarname düzenlenerek ya da davacı yüklenici iş sahasından çıkarılmak sureti ile filen fesih edildiğine ilişkin hiç bir delil sunmamıştır. Bu hali ile sözleşmenin fesih edildiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Sözleşmenin fiilen yada hukuken fesih edildiği davalı iş veren tarafından kanıtlanamadığı için yukarıda belirtilen ve davacı yüklenici lehine olan karinenin devreye girdiği, tüm işin davacı tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmiştir.
Yine yukarıda da belirtildiği gibi, davacı yüklenici lehine olan bu karinenin aksinin davalı iş veren tarafından ispatı mümkündür.
Davalı her ne kadar, davacının alt yüklenicisi için, davacının yapması gereken ödeme yerine ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, buna ilişkin hiç bir delil sunulmamıştır.
Davalı tarafın, davacının eksik ve ayıplı iş yaptığı, bunları üçüncü kişilerden malzeme temin edip, hizmet almak sureti ile kendilerinin giderdiği şeklindeki beyanı yönünden yapılan değerlendirme de, davalı bu amaçla bir kısım faturalar sunmakla birlikte, faturaların kendi defterlerinde dahi kayıtlı olmadığı, üçüncü kişilere ait kayıtlar sunulmadığı için bu belgelerin gerçekliğinin denetlenemediği, bu hali ile anlaşmaya konu işin davacı yüklenici tarafından eksik ve ayıp olmaksızın tamamlandığı, davacının eksik iş bedeli olan 195.000,00 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu,
davalı tarafın bu miktara yönelik itirazı haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiği, sözleşme bedeli götürü ve davacı alacağı davalı defterinde de aynı miktar ise de, davalının ayıplı ve eksik iş iddiasının varlığı ve harcama miktarı yargılamayı gerektirdiği, davalı bu savunmasını kanıtlayamamış olmakla birlikte alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanıp, alacak ta likit olmadığı için davalının icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşmadığı kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. için
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/623, K. 2024/397, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama