KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/638 Esas - 2025/815
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/638 Esas
KARAR NO : 2025/815
HAKİM :... KATİP :...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacının iddialarının kısaca; 09/02/2021 tarihinde davalı ...'ın kullandığı ve davalı Sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile müvekkiline çarpması sonucu davacının yaralandığını, bu sebeple; şimdilik ... tarafından karşılanmayan tedavi ve ambulans gideri, sürekli, geçici işgöremezlik zararı ile bakıcı gideri olarak toplam 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı Sigorta Şirketi vekili yanıt dilekçesinde özetle; Davacının dava açmadan önce usulüne uygun başvuru yapmadığını, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-Davacıya ait tedavi evrakları, - 09/02/2021 günü meydana gelen kazaya karışan ... plaka sayılı araca ait sigorta poliçesi ile hasar dosyası, -Davalılarının sosyal ve ekonomik durum araştırması, -... 'nün davacıya herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı, rücuya tabi olup olmadığı, peşin sermaye değerine ilişkin cevabi yazısı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, 09/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile geçici bakıcı tazminatı ile manevi tazminat talebinden ibarettir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak ... yazı cevabı, davalı sigorta hasar dosyası ve poliçesi, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, ceza soruşturması dosyası örneği, sosyal ekonomik durum araştırmaları celbedilerek dosya içerisine konulmuştur.
Kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti yönünden uzman bilirkişiden rapor istenilmiş, bilirkişinin 24/02/2023 tarihli raporunda özetle; 09/02/2021 günü, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yaya olan ...'e çarpması sonucu dava konusu kaza meydana gelmiştir. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile davacıya çarptığı olayda %100 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının talep edebileceği ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri miktarına ilişkin uzman bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişinin 29/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...'ün dosya kapsamına göre tedavi giderleri olarak refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, yol ücretleri, pansuman, enjeksiyon, dosya içeriğindeki tedavisi ile illiyet bağıl olan fiş ve faturalar, esas alınarak tedavi ve ambulans gideri 23.699,88 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri göz önünde bulundurularak davacının sürekli ve geçici maluliyet durumunun tespiti bakımından, dosyada maluliyete ilişkin tüm raporlar değerlendirilmek suretiyle hazırlanan... 'dan raporu aldırılmış, 01/03/2024 tarihli ATK raporunda özetle; davacının 09/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 12 ay olduğunun ve bu süreçte 6 hafta başka birinin bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının talep edebileceği tazminat miktarına ilişkin hesap bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişinin 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 392.766,44 TL, geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 32.839,16 TL, bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağının 5.366,25 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 06/0/2025 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah ettiği, ıslah harcını yatırarak ıslah dilekçesini karşı tarafa usulünce tebliğe çıkarttığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, kazaya karışan araçların kusur durumu, davacıya ilişkin tespit edilen maluliyet oranları ve süresi, hesap bilirkişisi raporu kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalısının tam kusurlu olduğu,
davacının %19 oranında daimi iş gücü ve geçici iş gücü kaybının 12 ay olduğunun ve bu süreçte 6 hafta başka birinin bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiş, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketince kendilerine 430.000,00 TL ödeme yapıldığını bildirerek davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini bildirdiği, bakiye tazminat tutarları yönünden ise davanın davalı ...'a karşı devam ettiğini belirttiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davadaki bir diğer talep manevi tazminata ilişkin olduğundan;
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ...)
Hal böyle olunca davalı sigortalısının kazadaki %100 kusur oranı, davacının sürekli ve geçici maluliyeti, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/638, K. 2025/815, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama