KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/760 Esas - 2023/862
Karar Metni
1.882 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/760 Esas
KARAR NO : 2023/862
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACILAR : 1- .... 2- .... VEKİLLERİ: Av. .... Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ: Av. .... Av. .... Av. .... Av. ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/10/2015
KARAR TARİHİ : 15/12/2023
YAZIM TARİHİ : 15/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/06/2015 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yarı römorkuyla en sağ şeritten seyir halinde iken yarı römorkun sol yan kısımlarına, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek bölünmüş yolda karşı şeride geçerek aracının ön kısımlarıyla ... plaka sayılı araca çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı kaza meydana geldiğini, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ...'ın sakat kaldığını bildirerek her bir davacı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigortaya husumet yöneltilemeyeceğini, temerrüde düşürülmediğini, davacıların maddi tazminat taleplerini ve dayanaklarını ispat etmeleri gerektiği ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
DELİLLER
-Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, -Soruşturma dosyası, -Bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, 30/06/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinden ibarettir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak ... yazı cevabı, davalı sigorta hasar dosyası ve poliçesi, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, ceza soruşturması dosyası örneği, sosyal ekonomik durum araştırmaları celbedilerek dosya içerisine konulmuştur.
Mahkememizce verilen 19/12/2019 tarihli karar .... Dairesinin 23/09/2022 tarih, ..... sayılı ilamında yer alan:"Haksız fiil neticesinde zarar gören bir işi ve kazancı yoksa, bedensel varlığıyla “yardım ve hizmet” ederek katkı sağlayacağı kabul olunarak, bu kişilerin çalışma gücü kaybına ilişkin zararları yasal asgari ücretler üzerinden hesaplanmalıdır.
Somut olayda davacı ...’nin kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, ev hanımı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda davacı ...’nin ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılması yerindedir. Ancak anılan raporda ücretin netleştirilmesi sırasında asgari geçim indiriminin dikkate alınması hatalı olmuştur.
Davacı ...’nin zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı davacı ...’nin maluliyeti nedeni ile uğranılan zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır.
Bu itibarla; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı ... için, işgücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) ... dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılması gerekirken, bu yönü gözetmeyen raporun hükme esas alınması doğru görülmediğinden mahkemece, tazminat yönünden hükme esas alınan 05.09.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda belirlenen veriler dikkate alınıp, işlemiş dönem aynı tarihte (31.12.2019) sonlandırılarak,
taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklarda gözetilerek aktüer bilirkişiden bu hususta ek rapor alınarak zararın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
2-Borçlar Yasasının, "tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür.
Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz sürücünün ve/veya içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Yine zarar görenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle araçtan fırlayarak zararın doğmasına ya da artmasına sebebiyet vermesi de örnekler arasındadır.
Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hakim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir.
Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. ( ....)
Somut olayda; davacılar davalıya trafik sigortalı araçta yolcu konumunda olup, sigortalı aracın .... model .... otomobil olduğu ve sürücü dahil 5 kişilik yolcu taşıma kapasitesi olduğu anlaşılmıştır. Olay anında dosya kapsamına göre söz konusu araçta sürücü ile birlikte 10 kişi bulunduğu, bunların bir kısmının çocuk, diğerlerinin yaşlarının büyük olduğu görülmüştür.
Sürücülerin kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda, 5 kişilik araca 10 kişi binildiği, bu halde sürücünün aracı rahat kullanamayacağı, direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden seyreden dava dışı sürücü yönetimindeki araca çarptığı olayda sigortalı araç sürücüsü ...’in %80 oranında kusurlu bulunduğu, karşı araç sürücüsünün kusuru olmadığı, ...’in hazırlık soruşturmasında verdiği ifadesinde çarpışma sonrası araçtakilerin yola saçıldığını beyan ettiği, araçta 5 kişi için emniyet kemeri bulunduğu, bu nedenle davacıların ve araçtakilerin emniyet kemeri takmalarının mümkün olmadığı,
can güvenliklerini bu şekilde tehlikeye atmaları ve yaralanmalarında emniyet kemeri takmamalarının da etkisi olduğundan bahisle her bir davacının bu nedenle %20 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bir başka ifadeyle davacıların kazanın oluşumunda kusurları bulunmayıp, davacılar zararın doğması ve artmasında %20’şer oranında müterafik kusurludurlar.
Her ne kadar tazminat bilirkişi raporunda bu nedenle davacı taraf için hesaplanan tazminatlardan %20 oranında kusur indirimi yapılmış ise de, davacılar araçta yolcu konumunda olduğundan kazanın oluşumuna ilişkin herhangi bir kusurları bulunmadığı açıktır.
Ancak kusura ilişkin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 5 kişilik araca, 10 kişi binilmesi nedeniyle davacılar ve araçta bulunan diğer kişilerin emniyet kemeri taktıklarının kabulü hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Ayrıca araç sürücüsü ... hazırlık aşamasında olay nedeniyle sıcağı sıcağına verdiği ifadesinde çarpışma sonrası araçtakilerin yola saçıldığını söylemiştir. Bu hal dahi davacıların emniyet kemeri takmadığını göstermektedir.
Zira bilirkişi tarafından da davacıların kendilerinde oluşan yaralanmayı, zararı artırdıklarından bahisle %20 oranında kusur (yani müterafik kusur) izafe edilmiştir. Müterafik kusur durumunun mahkemece resen gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece davacı ... yönünden yukarıda 1 no'lu bentte açıklandığı üzere tazminat hesabı yaptırıldıktan ve davacıların talep edebileceği tazminat belirlendikten sonra, yerleşik ... uygulamaları gereğince her iki davacı yönünden tespit edilen tazminatlardan (%100 oranında sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplanacak tazminatlardan) %20’şer oranında müterafik kusur indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere davalı şirketin itirazlarına rağmen bu hususta değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiştir." denilmek suretiyle kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı uyarınca aktüer bilirkişiden kök ve ek rapor alınmak suretiyle dosyaya eklenmiştir.
Bilirkişi ek raporunda: Sayın Mahkemenin 19.12.2019 tarihli kararının davalı ... sigorta şirketi tarafından istinaf edildiği, davacı tarafça istinaf edilmediği anlaşılmış olup, .... dairesinin işbu davada verilen kaldırma kararı gereğince, Sayın Mahkemenin 19.12.2019 tarihli kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunda olduğu gibi işlemiş dönem sonu tarihi 31.12.2019 kabul edilerek, bilirkişi raporundaki verilere göre 2019 yılı asgari ücret miktarı dikkate alınarak, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davacı ...'in 30.06.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, özür oranının 963 olduğu,
tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğunun tespit edildiği, Davacı ...
İehine 8.985,41 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, ancak Sayın Mahkemece davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulü halinde, davacının 7.188,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunduğunun Hesaplandığı, Davacı ... lehine 37.853,71 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, ancak Sayın Mahkemece davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulü halinde, davacının 30.282,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının bulunduğunun hesaplandığı, Davacı ...'ın özür oranının 965 olduğu,
tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildi,Davacı ... lehine 71.583,67 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, ancak Sayın Mahkemece davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulü halinde, davacının 57.266,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının bulunduğunun hesaplandığı, Kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu, toplam tazminatın poliçe limiti dahilinde kaldığının" hesaplandığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve deliller, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, kazaya karışan araçların kusur durumu, davacıya ilişkin tespit edilen maluliyet oranları ve süresi, hesap bilirkişisi raporu kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; olay tarihi olan 30/06/2015 günü saat 09.50 sıralarında sürücü ... yönetimindeki davalı ... AŞ'ye ZMMS poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı otomobilin .... istikametine doğru seyri sırasında ...
Mevkiine geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek geçtiği karşı yol bölümünde ... istikametinden seyreden dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı çekici ile yarı römorkunun sol yan tarafına çarpmasına bağlı olarak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada davacılar ... ile ...'ın ...
ATK raporları kapsamına göre yaralandıkları, bu kazada sigortalı araç sürücüsü ...'ın %80 oranında, davacı yolcular ... ile ...'ın kusursuz oldukları, kaza nedeniyle davacı ...'ın %3 oranında sürekli, 9 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan ...'ın ise %5 oranında sürekli iş göremezlik halinde kaldıkları, .... tespiti ile de sabit olduğu üzere 5 kişilik araca 10 kişinin binmiş olduğu davacıların bu hali ile müterafik kusurlarının bulunduğu, bu kusurun yerleşik ... uygulamaları uyarınca mahkememizce %20 olarak kabul edildiği,
bu kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacılardan ...'ın sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının 25.535,19 TL, geçici iş gücü kaybından tazminat alacağının 7.188,33TL olduğu, ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatının 48.706,48 TL olduğu ...'ın sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının 48.706,48 TL olduğu, geçici iş göremezlik halinin bulunmadığı açıkça anlaşılarak, ıslah dilekçesi kapsamı da gözönünde bulundurulmak sureti ile davanın kısmen kabulüne dair davacılar yönünden ayrı ayrı aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip .... · ¸e-imzalıdır. Hakim .... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/760, K. 2023/862, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama