KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/102 Esas - 2024/190
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/102 Esas
KARAR NO : 2024/190
HAKİM : .... KATİP :...
DAVACI :.... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : MENFİ TESPİT
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
YAZIM TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ; Davacı şirket ile davalı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığı halde davalı tarafından düzenlenen ve şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiği bonoya dayanılarak haklarında icra takibi başlatıldığını, bonoda şirketleri adına atılı olan imzanın şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını belirtip, icra takibi ve dayanağı bono nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı vekili ; Davadaki talebin zamanaşımına uğradığını, Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, davacıya verilen borç para karşılığı bononun müvekkilinin huzurunda imzalanarak davalıya verildiğini söylemiş, 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de, kendisini davacı şirket yetkilisi olarak tanıtan ...'nin huzurlarında bonoyu imzaladığını, bu kişinin şirket yetkilisi olup olmadığını bilemeyeceklerini belirtip, davanın reddine ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
-.... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takip dosyası, -Takip ve davanın dayanağı bono örneği, -Davacı şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil dosyası örneği, -İmza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, icra takibinin dayanağı olan bonoda yer alan imzanın şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı gerekçesine dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı alacaklı ... tarafından asıl borçlusunun dava dışı ..., kefilinin davacı şirket olduğu, 13/12/2019 düzenleme ve 15/06/2020 ödeme tarihli, lehtarı dava dışı ... şirketi olan 50.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak davacı hakkında .... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibini başlatmıştır.
Davacımız, bu bonoda davacı şirket adına atılı olan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirtip, davalı takip alacaklısına borçlu olmadıklarının tespiti amacı ile bu davayı açmıştır. Davalı ise, davacı şirkete borç para verdiğini, kendisini davacı şirketin yetkilisi olarak tanıtan ...'nin kendi huzurunda davacı şirket ve kendisi adına bonoyu imzalayarak verdiğini, bu kişinin şirket yetkilisi olup olmadığını bilmelerinin mümkün olmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemektedir.
Bono ile ilgili düzenleme TTK da yer alıp dava ticari dava niteliğinde olduğu için Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları, menfi tespit davaları için ön görülmüş zaman aşımı süresi olmadığı için zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Dava 09/02/2023 tarihinde açıldıktan sonra 01/09/2023 tarihinde menfi tespit davaları için zorunlu arabuluculuk dava şartı haline getirildiği için, davanın açıldığı tarih itibarı ile anlaşmazlık son tutanağının bulunmamasının bir eksiklik olmadığı kabul edilmiştir.
Kambiyo senedi olan bono için TTK da özel düzenleme öngörülmüş olup, bononun geçerlilik unsurlarından ilki borçlu gerçek kişi ise imzanın bu kişiye, borçlu somut olayda olduğu gibi şirket ise imzanın şirket yetkilisine ait olaması gerekir.
Davacı taraf, davacı şirket adına atılı imzanın bononun düzenlendiği tarihte şirket yetkilisi olan kişiye ait olmadığını ileri sürdüğü için öncelikle davacı şirketin ticaret sicil kaydı temin edilmiş ve bononun düzenlendiği tarihte şirket yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki paragrafta da belirtildiği gibi, davacı şirketin bono nedeni ile borçlu olarak kabulü için bonoda davacı şirket adına atılı olan imzanın şirket yetkilisi ...'e ait olması gerekir. Bu amaçla şirket yetkilisi ...'in imzalarını taşıyan belge asılları temin edilip bilirkişi raporları alınmış, ... 24/01/2024 tarihli raporu ile davacı şirket adına bonoya atılan imzanın şirket yetkilisi ... 'nin eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.
Davalı vekili ayrıca 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de, kendisini davacı şirket yetkilisi olarak tanıtan ...'nin huzurlarında bonoyu imzaladığını, bu kişinin şirket yetkilisi olup olmadığını bilemeyeceklerini söylediği için davacı şirket adına atılı olan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle davacının bono ve buna dayanılarak başlatılan kambiyo takibi dolayısı ile davalıya borçlu olmadığı kabul edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde davacı şirkete borç para verdiğini, bononun bu nedenle kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan ... tarafından huzurunda imzalanıp kendisine verildiğini ileri sürdüğü için, bonoda gerçek alacaklının davalı olduğu, davalının imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda ve takip alacaklısı olması nedeni ile icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığı kabul edilip, harçlandırılan değer üzerinden davacı yararına kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı her ne kadar icra takibinin iptali ile tüm hacizlerinde kaldırılmasına karar verilmesini de istemiş ise de, mahkememizin görev alanı davacının davalıya borçlu olup olmadığını araştırmakla sınırlı olduğu, hacizlerin kaldırılıp, takibin iptalinin ise İcra Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kabul edilmiş, bu talepler ile ilgili herhangi bir karar verilmesi gerekmediği kabul edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/102, K. 2024/190, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama