KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/224 Esas - 2023/705
Karar Metni
1.443 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/224 Esas
KARAR NO : 2023/705
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
YAZIM TARİHİ : 21/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının, Davacı bünyesindeki ... ihale edilmek suretiyle "...."ni yüklendiği.
01.01.2016 tarihinde Davacı nezdinde iş üstlenen dava dışı yüklenici firma bünyesinde çalışmaya başlayan davalı işçisi ..., davalı bünyesinde 01.01.2020-31.12.2021 tarihleri arasında Davacının şyerinde çalışmaya devam etmiş ve dava dışı işçinin iş akdinin, 17.05.2022 tarihinde bünyesinde çalıştığı ve Davacı nezdinde iş üstlenen bir başka dava dışı yüklenici Firma arasından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirildiğini, bunun üzerine,
dava dışı işçi ...'nın 01.01.2016-17.05.2022 tarihleri arasındaki çalışmalarına tekabül eden kıdem tazminatı alacağının hesaplanarak kendisine ödendiğini, yapılan ödemelerin yüklenici firmalara rücu edilmesi için her bir yüklenici bakımından hesap yapıldığı ve davalı açısından yapılan hesaplamaya göre belirlenen Davacının alacağının Davalı firmadan istenmişse de sonuç alınamadığı; akabinde, Davacı alacağının tahsili maksadıyla ....
E. kayden ilamsız icra takibi başlatılmışsa da davalı Firma işçisi tarafından borca itiraz edildiğinden icra takibi durdurulduğunu, davalı bünyesinde 01.01.2020-31.12.2021 tarihleri arasında çalışan dava dışı işçi ...'ya yapılan kıdem tazminatı ödemesinden, dava dışı işçinin yüklenici bünyesinde çalıştığı dönem kadarıyla davalının sorumlu olduğunun yapılan sözleşmenin 31. Maddesi ve 36.2. maddesi geriği sorumlu olduğu.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun müteselsil borçluluğu düzenleyen genel hükümleri nazara alındığında, yüklenici işçisine karşı davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı ödemesinin Davacı tarafından yapılması dolayısıyla Davacının davalıdan talep edebileceği rücu alacağı hakkı doğduğu. Harca esas değerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik işlemiş ve işleyecek avans faiz hariç 19.039,17TL olduğunu, ....
E. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazin iptaline ve takibin devamina; asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun kamu kurumu olup Kamu İhale Kanununa tabi olarak hizmet alım işi yaptığı. Davalının kuruluş amacına uygun kamu kurumlarına personel temin eden ve dahi alt taşeron hizmeti ifa eden özel bir şirket olduğu.
Davacı ile yapılan sözleşmenin ...'na tabi olarak kurulduğu ve ifa edildiğini, davacının sözleşmenin 31 ve 36/2 maddelerine atıf yaparak ödediği iddia olunan kıdem tazminatını rücu talep etmişse de iş bu maddelerin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı.
Davalı ile davacı kurum arasındaki ilişki özel hüküm ihtiva eden Kamu İhale Kanununa tabi olduğu. ...'na göre de kıdem tazminatından alt işverenin sorumluluğu bulunmadığını, bu hususun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4 .maddesinde de 'Bu sözleşmenin uygulanmasında,4734 sayılı ... ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde ve ihale dokümanını oluşturan diğer belgelerde yer alan tanımlar geçerlidir' denilerek de kabul edildiğini,
sözleşmenin 8.1 maddesinde de sözleşme ile teknik şartname arasında çelişki olması durumunda teknik şartname ve ihale dökümlerinde yer alan hükümler esas alınacağı hüküm altına alındığı. Kamu ihalesine birim fiyat üzerinden davalının teklif verirken Kıdem Tazminatı alacağını kanun ve genelge gereği dikkate almamış ve kıdem tazminatı alacağı ihale şartnamesinde yer bulmadığı.
Davalının bu durum nedeniyle sözleşme 7.1 maddesi gereği davacı kurumun kıdem tazminatı talebi teknik şartname ihale dokümanları ile çelişmekte olduğunu, sözleşmenin 31 36.1 ve 36.2 maddelerinden 31 maddesi işçinin kıdem tazminatı ile alakalı bir hüküm olmamakla birlikte 36.1 ve 36.2 maddeleri de ödenen kıdem tazminatının HAK EDİŞTEN kesilmesi gerektiğini ve HAK EDİŞTEN kesildikten sonra kalan miktar yönünden rücu edilebileceğine ilişkin hükümler olduğu.
Davalının HAK EDİŞİNİ ALMIŞ ve davacı ile alacak borç ilişkisini bitirmiş olduğu.
Bu nedenle HAK EDİŞE ilişkin hükümlere dayanarak rücu davasını davacı kurumun açmasının mümkün olmadığı, davacı bünyesinde dava dışı işçi davalı firmada 01.01.2020-31.12.2021 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak asgari ücret ile çalışmış olup Davalı firma kıdem tazminatından sorumlu kabul edilse dahi son alt işveren olmadığı için dava değeri olan 19.039,17 TL den müvekkil firmanın sorumluluğu miktar olarak mümkün olmadığı.
Değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayıldığı.
Asıl işveren tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından; devreden alt işveren ise kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumlu olduğunu, davacının ödeme yaparkendavalıya hiçbir ihtarname göndermemiş olması nedeniyle temerrüt hükümlerinin uygulanmaması ve faizin işletilmemesi gerektiğini, iş bu itirazın iptali davasının reddine takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın yüzde 20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alımını konu alan sözleşmeler ve eki sayılan düzenlemeler,
-Dava dışı çalışan için yapılan işçilik alacağı ödemesine ilişkin davacı kayıtları,
-Dava dışı çalışanların ... sicil dosyaları,
-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,
-Bilirkişi raporu: 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmesi kapsamında davalılar nezdinde çalışan dava dışı işçiye davacı kurum tarafından ödenen işçi alacaklarından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığını, ödenen işçi alacaklarının davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, Davalı ...Limited Şirketi'nin sorumluluğunun 13.788,54 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan ve temizlik hizmeti alımını konu alan sözleşme uyarınca bu işte çalışan ...'nın açtığı dava sonucu hüküm altına alınan işçilik alacakları için davacı tarafından yapılan ödemenin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı kuruma bağlı birimlerin ihtiyacı olan temizlik hizmetlerin alımı amacı ile davalı şirket ile davacı arasında çeşitli tarihleri içeren sözleşmeler imzalanmıştır. Bu hizmetlerin yerine getirilmesi sırasında çalışan ve daha sonra iş akti fesih edilen dava dışı ...'ya 43.940,53-TL ödeme yapmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme ve eki mevzuat gereği işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğu düşüncesinde olan davacı taraf yaptığı ödemelerin davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır.
Davacının davalıdan sözleşme uyarınca temizlik hizmeti satın aldığı, dava dışı işçinin bu sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya sunulan temizlik hizmetini yerine getirdiği, aynı kişinin işçilik alacaklarının davacıdan tahsil edildiği,
Davacının .... Dosyasında davalı aleyhine başlattığı takibin itiraz üzerine durduğu tartışmaya konu değildir.
Davacı taraf, sözleşme uyarınca işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürmekte iken, davalı taraf ise aynı alacaktan davacının sorumlu olduğunu, yapılan ödemelerin kendilerinden talep edilemeyeceğini, bu ödemelerin kendilerinden tahsili yoluna gidilecek ise sorumluluğun paylaştırılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini istemektedir.
Gerekçeleri itibarı ile somutlaya uygun ve denetime açık olduğu için hükme esas alınan 12/06/2023 tarihli raporlarda da belirtildiği gibi; davacı ile davalı arasında hizmet alımını konu alan sözleşme ilişkisi bulunduğu, dava dışı çalışanın davalıda ... olarak çalışmasının gerçekleştiği, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklanan hizmetin davalı şirket tarafından ve kendi personeli ile gerçekleştirildiği, ihale yapılır iken tüm işçilik alacakları dikkate alınarak iş bedelinin belirlenip yüklenici şirkete ödeme yapıldığı,
hak ediş ödemeleri yapılır iken çalışanların işçilik alacaklarının ilgililerine ödenmesi amacı ile kesinti yapılmadığının saptandığı, yüklenicilere yapılan ödemeler içerisinde mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak dayanaklarının da yer aldığı,
bu durumda dava dışı çalışanın davalıdaki çalışma süresi ve son aldığı giydirilmiş ücreti esas alınarak yapılan hesaplamaya göre dava dışı çalışanın hak kazandığı tazminat ödemelerinin davalıdaki çalışma süresine karşılık gelenin taraflar arasındaki sözleşmede aksine hüküm bulunmaması sebebiyle süreye isabet eden kısmın davalıdan alınması gerektiği, davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteminin yerinde olduğu,
taraflar tacir oldukları için talep edilebilir faizin ise avans faizi olması gerektiği, davacının yapmış olduğu takipte kısmen haklı olduğu ve icra inkar tazminatı talep edebileceği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/224, K. 2023/705, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama