KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/316 Esas - 2024/669
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/316 Esas
KARAR NO : 2024/669
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ..... 2- ..... 3- ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2022
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
YAZIM TARİHİ : 28/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2018 yılından bu ayan üyesi olduğu ... üyelerinin sorumluluklarını yerine getirmediğini, taahhüt edilen birçok işin eksik kaldığını ve kendilerine iftira atıldığını, bu doğrultuda ticari bir faaliyet olarak kooperatif kurarak üyelere arsa satan eski başkan ... ve mevcut yönetim ve denetim kurulundan uğramış olduğu maddi ve manevi kayıpların bilirkişi atanarak tespiti ile şimdilik 100,00 TL maddi, mevcut kooperatif başkanı ...'den iftira ve karalaması ile küçük düşürmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar tensip zaptında davalı olarak müvekkili ... yer almakta ise de müvekkili ...'nin davalı olarak belirtilmemiş olduğundan davanın reddinin talep edildiğini, davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yarar dava şartlarından olduğundan, bu hususun da ayrıca Mahkemece araştırılması halinde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlarına itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
davanın ... kendisinden değil, hissedarından hisse satın alarak söz konusu parseli devraldığını, kooperatifin bu konuda herhangi bir satış işleminin söz konusu olmadığını, şahıslar arasında bir devir işlemi gerçekleştirildiğini, kooperatifin en başında elektrik yol ve suya ilişkin bir vaadinin olmadığını, hisse senedi devralanlar kooperatife üye olurken kooperatif kurallarına uyacaklarının taahhüdünü verdiklerini, davacının söz konusu kooperatif kurallarına hiçbir şekilde uymadıklarını ve aidat ödemelerinin yapmadıklarını, açıklanan tüm bu gerekçelerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Davalı kooperatif kayıtları, fotoğraflar,
-Bilirkişi raporları:
03/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mülkiyetinin davalı ... adına olduğu, 3083 sayılı yasanın 6. Maddesine gereğince davalı kooperatifin yapmış olduğu parselasyon planına uygun olarak ifraz edilemeyecek alanlardan olduğu, kooperatif parselizasyon planına göre; ... numaralı parselde A (28,00 m²) harfi ile ifade edilen yapının kaldığı, ... numaralı parselde B (25,00 m²), E (16,00 m²) ve EK (16,00 m²) harfi ile ifade edilen yapıların kaldığı, ... numaralı parselde D (40,00 m2) ve C (3,00 m²) harfi ile ifade edilen yapıların kaldığı, yolların büyük bir kısmının açıldığı ancak açılmayan yollarında mevcut olduğu ve krokisinde gösterildiği, davacının parsellerine isabet eden yolların açılmış olduğu ve toprak yol halinde olduğu belirtilmiştir.
Davacı 20/12/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ... ve yönetim kurulundan 100.000,00 TL tazminat talebimizi ıslahen 200.000,00 TL artırarak 300.000,00 TL’ye yükselttiğini, nihai hüküm kurulurken bu hususun dikkate alınmasını talep etmiştir.
02/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ..... parsel nolu 26.793,38 m² yüzölçümünün ve tarla niteliğindeki taşınmazda; davacının yapmış olduğu harcamalara ait dosyaya sunulmuş, fiş toplam tutarının 850,00 TL olduğu, davacının beyan ettiği, yapmış olduğu harcama ve uğradığı zarar toplamının 331.250,00 TL olduğu, bilirkişi kurulunca dava dosyasının incelenmesi ve keşif mahallinde yapılan tespitlerin değerlendirilmesi neticesinde, davacının ve davalıların talepleri hakkında denetime elverişli değerlendirme ve hesaplama yapılabilmesi için; davalı ... ait; tüm Ticaret Sicil Gazeteleri (kuruluş dahil), tüm Genel Kurul Toplantı Tutanaklarının gerektiği belirtilmiştir.
09/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tazminini talep ettiği alacaklarının; dikilen fakat susuzluk nedeniyle kuruyan fidanlardan dolayı 30.000,00 TL, parselinde yapılan zirai faaliyet nedeniyle ihtiyaç duyulan suyun getirilmesi için temin edilen elektrik kablosu, su pompası, kontrol panosu, ip, halat vb. ürünlerin bedeli olarak,
15.000,00 TL, elektrik enerjisi temini için yapılan güneş paneli, akü, şarj cihazları ve diğer elektrik giderleri olarak 40.000,00 TL, müvekkiline ait parselin korunması için yaptırılan tel örgü giderleri olarak 10.000,00 TL, arazinin bakımsızlığı nedeniyle uğradığı değer kaybından dolayı 200.000,00 TL olmak üzere en az toplam 295.000,00 TL olduğu, iddia ettiği alacaklarla ilgili kabule şayan bir belge sunmadığı, dosya kapsamındaki belge ve beyanlar ile kooperatif kayıtlarında, davacının talep ettiği alacakların kooperatif iş ve işlemleri ile ilgisini ortaya koyan somut bir durum tespit edilemediği,
zira davacı kendisine tahsis edilen arazide yaptığı tarımsal faaliyetler nedeniyle zarara uğradığını iddia ederken kooperatifin, ortaklarına tarımsal faaliyette bulunmalarını istediği ya da tarımsal faaliyetin gerektirdiği altyapıyı belli bir tarihte tamamlayıp hizmete sunacağına dönük bir taahhüdü bulunmadığı, diğer taraftan kooperatif kayıtlarına göre davacının kooperatife yaptığı bir ödeme ya da yerine getirdiği herhangi bir edim bulunmadığı, davacı ortaklık hissesini kooperatif başkanı ...’tan devir aldığı, Kooperatif kayıtlarına göre devir anına kadar ortaklık hissesi adına yapılmış bulunan bir ödeme de bulunmadığı,
normal kooperatifçilik işleyişinde, devir alınan hissenin, bütün aktif ve pasifi ile devir alındığı, devir tarihi itibarıyla hiçbir ödemesi olmayan hisse devir alınmışsa, devir alanın genel kurullarda başka bir karar alınmadığı takdirde devir tarihinde diğer ortakların ödemesi kadar bir ödeme yapması gerektiği, ancak davacının gerek arsa payı gerekse aidat olarak herhangi bir ödemesi bulunmadığı, rapora ek olarak konulan bilançolara göre kooperatife ait olan arsa bedelinin yönetim kurulu başkanı ... tarafından ödendiği,
bu tespitlere göre davacının talebi ile ilgili somut bir delil ve talep edilen zarar oluştuysa bile böyle bir zarar ile kooperatif uygulamaları arasında bir illiyet tespit edilemediği belirtilmiştir.
29/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı vekilinin dosyada bulunanların dışında yeni bir delil veya belge sunmamış olması nedeniyle kök raporda yapılan tespit ve değerlemeye ilave edecek bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava kooperatif üyesinin kooperatif ve kooperatif yöneticilerine karşı açmış olduğu tazminat talebine ilişkindir.
..... Mahkemesinin 08/03/2023 tarihli ..... sayılı görevsizlik kararı üzerine gönderilen dosyanın mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedildiği görüldü.
Davacı davalı ... üyesi olduğunu, kooperatifin ve yöneticilerinin kooperatif üyeliği satılırken: kooperatifin sahip olduğu tarla vasfındaki arazinin üzerine parselasyon yapılacağı, belirlenen parsellere su ve elektrik hattı çekileceğinin vaadedildiği, bu vaadlerin yerine getirilmemesi sebebiyle ağaçlarının kuruması, elektrik ve su temini için yapmış olduğu masraflar ile güvenlik zafiyeti ve diğer nedenlerle uğradığı zararların tazminini istemektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda davacı kooperatif veya diğer davalıların kendisine iddia ettiği taahhütlerde bulunduğuna ilişkin hiçbir yazılı delil sunmadığı, davalıların ıslak imzasını içerir onları borç altına sokacak herhangi bir delilin dosyaya bildirilmediği görülmekle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · ¸e-imzalıdır. Hakim ..... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/316, K. 2024/669, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama