KÜNYE
- Mercii
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/341
- Karar No
- 2026/230
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·20 bölüm
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/341
KARAR NO: 2026/230
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
K.YAZIM TARİHİ : 06/05/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin inşaat ve taahhüt işleriyle iştigal ettiğini, davalı kooperatif ile yaptığı sözleşme çerçevesinde bir kısım imalatlar yaptığını, ancak davalının sözleşme bedelini ödemediğini, ...
Yapı Kooperatifleri Merkez Birliği (Türkkonut) tarafından davalı kooperatifin arsa tahsisinin iptal edilmesiyle müvekkilin işe hukuken devam edemediğini, davalının ise müvekkil tarafından yapılan kaba inşaatlar sayesinde zenginleştiğini, müvekkil şirketin davalı aleyhine açtığı alacak davasının kesinleştiğini, ancak hüküm altına alınan alacağın davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilin yaptığı imalatın güncel koşullarda yapılacak keşifle belirlenerek uğranılan zararın ve davalının haksız kazancının tespit edileceğini, TBK madde 122 uyarınca temerrüt faizini aşan zararın giderilmesinin gerektiğini, davalının haksız kazanç sağladığını,
müvekkilin tamamladığı inşaat yüzdesi ile sözleşme gereği kendisine düşen dairelerin yüzdesi eşitlenerek hak ettiği bağımsız bölüm sayısının bugünkü değerinin hesaplanması gerektiğini, ilk mahkeme kararında belirlenen inşaat bedelinin güncel bakanlık birim fiyatlarına göre hesaplandığında çok daha yüksek bir meblağa ulaştığını, ayrıca müvekkile sözleşme gereği isabet edecek daire sayısının bugünkü değerinin 80.640.000 TL olduğunu,
TBK madde 122/son maddesinin verdiği hakkın kullanılarak hükmedilecek alacağa temerrüt faizi yerine munzam zarara bu davada uygulanacak oranın hüküm tarihinden ödeme yapılacağı süreye kadar aynı oranın uygulanmasını, faizle karşılanmayan zarar için arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığını, bu zararın bilirkişi marifetiyle tespit edileceğinden davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Ankara ....
İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasında davalıdan şimdilik 1.000,00 TL munzam zararın alınmasını, icra dosyası için davalının temerrüt tarihinden başlayarak işleyecek avans faizi ile değil, munzam zarara bu davada hangi oran uygulanırsa hüküm tarihinden de aynı oranın uygulanarak hükmedilmesine ve bunun ödeme yapılacağı süreye kadar geçerli olmasını, hesaplama yapılırken icra dosyalarındaki faizin getirisinin düşürülerek mükerrer tahsilata yol açmaması için hesaplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı vekilinin müvekkili şirketin inşaat, mühendislik ve taahhüt işlerinde faaliyet gösterdiğini, davalı kooperatifin kendisine tahsis edilen arsa üzerinde bağımsız bölümlerin inşası için davacı şirket ile sözleşme yaptığını, sözleşme doğrultusunda bir kısım kaba inşaattan oluşan imalatlar yapıldığını, ancak ...
Kooperatifleri Merkez Birliği (Türkkonut) tarafından davalı kooperatifin arsa tahsisinin ödeme şartlarına uyulmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, arsa tahsisinin iptali ile davacının hukuken işe devam edemediği gibi sözleşme gereği elde etmesi gereken bağımsız bölümlere kavuşma şansını da yitirdiğini, davalı yanın ise arsa üzerinde davacı tarafından yapılan kaba inşaatlar sayesinde zenginleştiği iddiasının gerçeklikten yoksun olduğunu,
dava dışı ....Kooperatifler Birliği (TÜRKKONUT) tarafından 24.09.1999 tarihli arsa tahsis sözleşmesi ile ....Tapu Sicil Müdürlüğüne kayıtlı.... bölgesinde bulunan .... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... hissesinin davacı kooperatife tahsis edildiğini, davalı kooperatifin bu arsa üzerine 3 blok halinde toplam 78 konuttan ibaret inşaatların yapımı için davacı....
Ltd.Şti. ile 15.11.2000 tarihinde adi yazılı şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca işin yapım süresinin 01.04.2001 tarihinden itibaren 1095 takvim günü (36 ay) olarak belirlendiğini ve mücbir sebepler dışında sürenin 12 aydan fazla uzamayacağının da sözleşmede belirtildiğini, sözleşme konusu işlerin sözleşmede belirtilen sürede yapılmamış olmasının davacının iddia ettiği gibi TÜRKKONUT'un arsa tahsisinin iptalinden kaynaklanmadığını,
15.11.2000 tarihinde işlemeye başlayan 36 aylık sürenin bitim tarihinin 15.11.2003 olduğunu ve davacının dava dışı TÜRKKONUT'un arsa tahsisini iptal ettiği 4.6.2002 tarihine kadar geçen 18 aylık süre içerisinde işin sadece %10'luk kısmını yaptığını, davacının öz sermayesinin yetersizliği nedeniyle inşaatı programa uygun olarak süresinde bitirip teslim edemediğini, kendi öz sermayesi olmadığı için sözleşmeyi ....
Yapı Kooperatifine devrettiğini ve bu kooperatif ortakları tarafından ödenen aidatlarla inşaatı finanse ettiğini, davacı vekilinin, davacı şirketin inşaat işlerinde faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olduğu salt 2024 yılı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın birim fiyatları ile hesaplama yapıldığında hesaplanacak alacağın ulaştığı rakamın karar altına alınan alacağa uygulanacak avans faiz oranı ile karşılanmasının fiilen mümkün olmadığını, diğer yandan asgari ücret artışları, enflasyon oranları, döviz ve altın kurları, mevduat faizleri,
devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarına dayanarak yapılacak sepet hesaplamayla avans faiz oranıyla karşılanmayan bir zararının olduğunu, Türkkonut tarafından bu arsanın tekrar davalı yana tahsis edildiğini ve mevcut kaba inşaatlar üzerine yeniden inşaat çalışmaları başladığını, icra dosyası hesabına göre alacaklarının bir daire fiyatına ancak denk geldiğini, davalı yanın bunun karşılığında birkaç bloktan oluşan kaba inşaata sahip olduğu müvekkil şirketinin sırtından haksız zenginleştiği şeklindeki iddiasının da maddi gerçeklikten yoksun olduğunu,
ayrıca TBK madde 122/SON'un verdiği hakkın da kullanılarak bu davada hükmedilecek alacağa da yine temerrüt faizi istenmediğini, son istem kısmında yazılı olduğu şekilde hükme kadar nasıl munzam zarar hesap edildi ise ve o hesabın nasıl hesap tarihine kadar olan durumu yansıtıyorsa hesap tarihinden sonrasına da yine ödemeye kadar sayın mahkemece tespit edilecek aynı oranın uygulanmasına dair talebin somut zarar kavramına aykırı olduğunu, mahkemenin muhtemel zararı hüküm altına almasının da hukuken mümkün olmadığını, davacının varsa bir alacağı 3095 sayılı yasada belirlenen faiz türlerine göre talep etmesi gerektiğini,
davacı talebi faiz içermediği için mahkemenin bu yöndeki talebin reddine karar vermesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dava dosyası, Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dava dosyası, Ankara ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası, Ankara ... Genel İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tapu kayıtları, kooperatif kayıtları, 12/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, 15/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 26/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, munzam zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 03/04/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği beyan edilmiştir. Davacı vekilinin dosyada sunulu bulunan vekaletnamesinin incelenmesinden davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Usulüne göre yapılan feragat beyanı davayı sona erdiren usuli işlemlerden olup kesin hüküm gibi sonuç doğuracaktır. Davadan feragat edilmiş olmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ...e-imzalı Hakim ... e-imzalı
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/341, K. 2026/230, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama