KÜNYE
T.C. Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/1509 Esas - 2026/205
- Esas no
- 2025/1509
- Karar no
- 2026/205
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2025
- K.yazım tarihi
- 29/04/2026
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ......'nın 2022 ve 2023 yıllarındaki ticari problemlerinden faydalanan davalıların, hukuka aykırı şekilde müvekkile ve temsilcisi olduğu şirketlere ait kıymetli evrakları ele geçirdiğini, bu durum neticesinde müvekkil hakkında icra takipleri başlatıldığını ve konkordato süreçlerine girildiğini, davalılara borcu bulunmamasına rağmen ekonomik darboğaz nedeniyle menfi tespit davası açamadığını, ancak tefecilik ve yağma isnadıyla açılan ceza davalarında sanıkların mahkûmiyetine karar verildiğini,
bu ceza dosyalarındaki bilirkişi raporlarının müvekkil ile bazı sanıklar arasında ticari ilişki olmadığını ve tefecilik suçunun oluştuğunu gösterdiğini, müvekkil hakkında konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, davalıların konkordato dosyalarında alacak taleplerinde bulunduğunu ve bu taleplere itiraz edildiğini, müvekkil ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalıların alacaklarını tevsik edici belge sunamadıklarını, bazı çeklerin arkasındaki ciro zincirlerinin tahrifat nedeniyle geçersiz olduğunu, bu durumda davalıların yetkili hamil sıfatını kazanamayacağını belirterek,
müvekkilin belirtilen hukuki ilişkilerden dolayı borcu olmadığının tespitini, telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi amacıyla davalıların alacak tahsilini durdurmak ve konkordato dosyasına yatan bedellerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin konkordato sürecinde olması ve maddi darboğaz nedeniyle yargılama harç ve giderlerini karşılayamadığından adli yardım talebinin kabulünü, davalılar aleyhine talebe konu alacağın %20'si tutarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava dilekçesinde yer alan "sair başkaca bir hukuki ilişkiden kaynaklı herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespiti" ifadesi uyarınca davacı talebinin belirsiz olduğunu, bu nedenle HMK 31. maddesi uyarınca açıklattırılması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İcra İflas Kanunu 72. maddesinin 8. fıkrası gereği menfi tespit davasının takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğini, takibin Ankara merkez icra müdürlüğünce yapıldığını, bu sebeple davanın Ankara (Merkez) Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetki itirazlarının kabulü ile davanın reddini,
dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK 114. maddesi uyarınca reddini, davacı tarafın menfi tespit talebinde bulunurken harca esas değer olarak 1.000,00TL üzerinden esas değer bildirerek eksik harç yatırdığını, menfi tespit davasında kısmi dava açmanın hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davacının "sair başkaca bir hukuki ilişki" ile kastedilen hukuki ilişkinin HMK 31. maddesi uyarınca açıklattırılmasını, davacının konkordato dosyasında bahsettiği alacağın kendi müvekkil şirketi ile ilgili olmadığını,
bu konuda HMK 31. maddesi uyarınca açıklama yapılmasını, davacı tarafın dilekçesinde "davalılar" olarak hitap ettiğini ancak davada tek davalı olduğunu, davalılar ile birlikte hareket eden üçüncü kişilerin kimler olduğunun anlaşılamadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği hususların müvekkili ile bir bağlantısının bulunmadığını, bahsi geçen ceza yargılamalarının müvekkili ile ilişkili olmadığını ve çeklerin hangi çekler olduğunun belirsiz olduğunu, davacının konkordato mühlet tarihinden önce müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi ve çek şikayetlerinin bulunduğunu, bu nedenle davasının reddi gerektiğini,
davacının çek ciro silsilesinde tahrifat olduğu iddialarının hangi çekler için geçerli olduğunun açıklanmadığını, müvekkilinin çek hamili olarak kötü niyetli hareket etmediğini, davacının suça konu fiillerle temin edildiği iddialarını diğer sanıklardan talep etme hakkı bulunduğunu, bu davayı müvekkile yöneltmesinde hukuki yarar olmadığını, dava konusu borcun Ankara ... İcra Ceza Mahkemesinin ....
E., ....K. sayılı dosyası üzerinden kesinleşen ilamlı icra takibinden kaynaklandığını, kesinleşmiş mahkeme kararının infaz edilmemesi amacıyla menfi tespit davası açmanın hukuken mümkün olmadığını, İcra İflas Kanunu 33. maddesi uyarınca ilamlı icraya itirazın sınırlı hallerde ve icra mahkemelerinde yapılabileceğini, bu nedenle davanın reddini, davacının ihtiyati tedbir talebinin şartlarının mevcut olmadığını, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını erteleyecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan alacağının mevcut olduğunu beyan ederek,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara .... Genel İcra Dairesinin ....esas sayılı takip dosyası, mahkememizin ..... esas sayılı dava dosyası ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, davacının icra dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, Ankara .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı taraf süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuş, icra dosyasının Ankara icra dairelerinde açıldığını belirterek, 2004 sayılı İİK m 72/8 maddesi ile davacıya iki adet seçimlik hak verildiğini, ancak dava bu sayılan yerlerin dışında açıldığını, davada yetkili mahkemenin Ankara Ticaret Mahkemeleri olduğunu ifade etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Genel Yetkili Mahkeme” başlıklı 6/1. maddesi hükmüne göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
2004 sayılı İİK'nun 72/8. madde ve fıkrasında "Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki davada, Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığını savunmaktadır. Davacının istemi İİK'un 72. maddesinde düzenlenen Menfi Tespit davasına ilişkindir. İİK'un 72/8 maddesinde getirilen yetki düzenlemesinde "Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir." denmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, borçlu olunmadığı iddia olunan çeklerle ilgili olarak takip başlatıldığından, davacı iş bu davayı, takibin yapıldığı İcra Müdürlüğü'nün bulunduğu yer Mahkemesinde açabileceği gibi, davalının adresinin bulunduğu yer mahkemesinde de açabilir. Davacının burada seçimlik bir hakkı vardır. Her iki yerde mahkememizin yetki sahası dışında kalmaktadır.
Bu itibarla,davalı tarafça süresinde yetki itirazından bulunduğu anlaşıldığından yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğu gözetilerek, yetkisizlik kararı verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1509, K. 2026/205, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama