KÜNYE
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1038
- Karar No
- 2026/293
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
Karar Metni
1.349 kelime·7 dk okuma·20 bölüm
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1038
KARAR NO: 2026/293
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
MÜTEVEFFA ıları;
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 03/11/2025
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
K. YAZIM TARİHİ : 12/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı arsa sahipleri ile yüklenici....
Konut Yapı Kooperatifi arasında "düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, henüz ferdileşme işlemi yapılmadığını, dolayısıyla mülkiyet aktarımı ve devrinin, davalı arsa sahiplerinden ancak ve yalnızca müvekkili kooperatife yapılması gerektiğini, ancak davalı arsa sahipleri tarafından tapuların 3.kişilere devredildiğini, ... ada 1 parsel ... nolu dairenin müvekkili kooperatife devredilmesi gerekirken yasaya, hukuka, ana sözleşmeye ve satış vaadi sözleşmesine aykırı olarak sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişi ...'e devredildiğini, yapılan bu devrin haksız olduğunu,
kooperatifin malvarlığında olması gereken taşınmazların mülkiyetinin sözleşme dışı 3. kişilere devredilmesi nedeniyle kooperatifin borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, arsa sahiplerinin 3.kişilere mülkiyet aktarımının kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu beyan ederek,.... ili, .... ilçesi,... köyünde ... ada .. parsel .. nolu dairenin müvekkili kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davacı kooperatif arasında yapılan sözleşme kapsamında davacı yükümlülüklerini yerine getirdiğinde kademeli olarak tapu devirlerinin gerçekleştirileceği, tüm yükümlülükler yerine getirildiğinde ise tüm taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirileceğini, bu bağlamda davacı kooperatif tarafından yükümlülükler kısım kısım yerine getirildikten sonra kooperatifin talebi üzerine bir kısım taşınmazların tapu devrinin gerçekleştirildiğini, yüklenici kooperatif tarafından sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerin tamamının yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından açılan davada Ankara ....
Asliye Hukuk mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda .... Karar sayılı ilamı ile"Davanın kabulü ile 222.214,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine " karar verildiğini ve 25/03/2019 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen karar doğrultusunda İnegöl İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyasının derdest olup cezai şart alacağının ödenmediğini, Müvekkillerinin cezai şart alacağı tahsil edilmemekle birlikte müvekkiller tarafından kooperatife devri gerçekleşmemiş taşınmaz bulunmadığını, açılan davanın kötü niyetli olup hukuki dayanağı bulunmadığını, ferdileşme işleminin davacı kooperatifin kendi iç işleyişi ile ilgili olduğu,
iddia edildiği şekilde ana sözleşmeye uygun ferdileşme işlemi gerçekleştirilmediği kabulü ile ilerlense bile kooperatif sözleşmesinin tarafı olmayan, ferdileşme yönünden yükümlülüğü ya da sorumluluğu bulunmayan müvekkilinin tarafı olmadığı kooperatif iç işleyişinden kaynaklanan hukuki sorunlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, tapu devrine ilişkin kayıtlar incelendiğinde öncelikli olarak arsa malikinden davacı kooperatife devrin gerçekleştirildiği ve sonrasında kooperatif tarafından ferdileşme açıklaması ile ilgili üyelere devirlerin gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu,
tapu devrinin kooperatif tarafından belirlenen kişilere gerçekleştirildiği, arsa maliklerinin bu devir karşılığında her hangi bir bedel almadığı, devir tarihi sonrasında ilgili kişilere kooperatif tarafından dairelerin tesliminin yapıldığı, uzun süredir taşınmazların ilgililerin kullanımında olduğu hususları dikkate alındığında davaya konu talep yönünden arsa maliklerine yönelik açılan davanın kötü niyetli olduğunu arsa maliklerinin bu dava yönünden taraf sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 16/04/2005 tarihinde Kooperatife üye olduğunu, ferdileştirme işlemi sonrası 08/07/2008 tarihinde tapusunu aldığını, ardından dövize endeksli 25.000.000,00 JPY (Japon Yeni - ....
Bank A.Ş.) konut kredisi kullandığını, Müvekkilinin, kooperatife olan borçlarını eksiksiz şekilde ödediğini, yapılan ödemelerin bir kısmının da müvekkilinin eşi olan ...hesaplarından kooperatif hesaplarına iletildiğini, müvekkilinin dava dilekçesinde 3.kişi olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olup, dava konusu taşınmazı ferdileşme ile devraldığını, müvekkili her ne kadar kooperatif üyesi ise de, davacının iddialarına dayanak yaptığı arsa sahipleri ile kooperatif arasındaki sözleşmelerin tarafı olmadığını, kooperatifin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup,
kendi borçları ve sözleşmeden doğan yükümlülükleri nedeniyle üyelerini, açık ve kanuni bir dayanak bulunmaksızın sorumlu tutamayacağını, müvekkilinin davacı kooperatif herhangi bir borcu bulunmadığını, kooperatifçe alınan her ödemenin bu kez son olacağı şeklinde ihtar ve inançlarıyla müvekkilinin tüm ödemeleri eksiksiz olarak yaptığını ancak kooperatifin üyelerden tahsilat talebinin bitmediğini, davacı kooperatifin üyelerine vadettiği taşınmazları hem süresinde teslim etmediğini hem de yapılan teslimlerin ayıplı ve eksik yapıldığını, üyelerin hem tüm edimlerini yerine getirdiklerini,
aidatlarını ve kooperatifçe talep edilen diğer ödemeleri yaptıklarını hem de teslim edilen taşınmazlarda eksik ve ayıplı yapılan kapı, parke, dolap, cam balkon vb. kısımları kendi imkanları ile yaptırmak zorunda kaldıklarını, genel kurul kararı bulunmaksızın kooperatif ortaklarından aidat veya ek ödeme talep edilmesiısı hukuken mümkün olmadığını, somut olayda, müvekkilinin kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, aidat veya ek ödeme yükümlülüğü doğuran herhangi bir genel kurul kararı da mevcut olmadığını,
Müvekkilinin bağımsız bölümü satın aldıktan sonra kooperatif üyeliğini devraldığını ve kooperatif tarafından imzalı “borcu yoktur” şeklinde yazılı belge düzenlendiğini, yazılı bu belge karşısında davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, somut olayda ferdileşme işleminin yapıldığının, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan Ferdileştirme kararı, tapu kayıtları, tapu müdürlüğü nezdinde düzenlenen tescil istem belgeleri ve kooperatif ana sözleşmesinin açık hükümleriyle sabit olduğunu, davacının “keyfi işlem” iddiasının hukuki bir karşılığı bulunmadığını, nitekim ferdileşme sonrasında, bağımsız bölümler üzerinden bireysel kredi kullanıldığını,
bu krediler nedeniyle tapu kayıtlarına ipotek tesis edildiğini ve daha sonra bu ipoteklerin kaldırıldığının tapu sicilinden açıkça anlaşıldığını, ferdileşme yapılmaksızın bağımsız bölümler üzerinde bireysel kredi kullanılması ve ipotek tesisinin hukuken mümkün olmadığını, davacının iddiasının aksine, dava konusu taşınmazın müvekkile devrinin, arsa sahiplerinden müvekkiline doğrudan yapılmış herhangi bir satış veya aktarım sonucu olmadığını, taşınmazın, ferdileşme sürecinin tamamlanmasının ardından arsa sahibi tarafından kooperatife ve ardından da kooperatif tarağından müvekkiline devredildiğini,
dolayısıyla davacının ileri sürdüğü gibi arsa sahiplerinden müvekkiline doğrudan bir aktarım veya sözleşmesiz bir devir söz konusu olmayıp, davacının iddialarının maddi gerçekle hiçbir şekilde örtüşmediğini, tapu sicilinde malik olarak görünen kişiden yapılan bu edinim sırasında müvekkilinin, ileri sürülen iddiaları bilmesininin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının, kendi dava dilekçesinde yer alan beyanlarıyla açıkça çelişen tapu iptali talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
Davacı kooperatifin defter ve kayıtları, genel kurul toplantı tutanakları, tapu kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Davacı kooperatif ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Davacının iddialarının ispatı bakımından dosya kapsamı, kooperatif kayıtları, genel kurul tutanakları ve dava konusu taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ara karar ile de davacı vekiline belirlenen bilirkişi ücreti delil avansını ikmal için 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi uyarınca iki haftalık kesin mehil verilmiştir. Verilen süre içerisinde ve sonrasında bildirilen delil avansı ikmal edilmemiştir.
Davacı vekili 16/04/2026 tarihli celsede alınan beyanında, bilirkişi ücretini ikame edemeyeceklerini ifade etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 266/1 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." denilmektedir. Dosya kapsamında davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi talep edildiği anlaşılmıştır.
Dava şartı olmayan ve 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir.
22/01/2026 tarihli oturum 3 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline “iki haftalık kesin mehil içerisinde 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanması, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına” ilişkin ihtar yapılmış olup, 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü için konusunda uzman kişiler tarafından kooperatif kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırmanın da zorunluluk içermesi karşısında, eldeki delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1038, K. 2026/293, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama