KÜNYE
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/453 Esas - 2026/325
Karar Metni
1.781 kelime·9 dk okuma·19 bölüm
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/453
KARAR NO: 2026/325
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVALILAR
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ait .... plakalı araç ile davalı ...' ün araç sahibi, davalı ...' ün ise araç sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 04.09.2024 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı, hasar farkı ve hak mahrumiyet bedelinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan davalılardan tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluğunun ancak poliçe miktarı ile sınırlı olabileceğini, davacıya değer kaybı ödemesi yapıldığını, davaya konu uyuşmazlığın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının önceki kazalarının tespit edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, maddi hasar bedelinin de ödendiğini, KDV' den sorumlu olmadıklarını, mahrumiyet zararından sorumlu olmadıklarını, ticari faiz istenemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davaya konu uyuşmazlık ....' ün araç sahibi, davalı ....'ün sürücü olduğu ..... plakalı aracın davacıya ait .... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır.
Davalı tarafından davanın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden bahisle hukuki yarar yönünden davanın reddi talep edilmiştir.
Ancak 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesinde; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.
Davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı, hasar nedeni ile araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Esasen araçta kaza sonucu oluşan hasar tutarının tespiti, yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belli olacaktır.
Bilirkişi trafik kazasına karışan davacıya ait aracın hasar sonrası durumunu inceleyerek belirleyip, yapacağı değerlendirme üzerine davalı taraftan talep edilebilecek alacak miktarını saptayacaktır. Bu durumda dava konusu talep miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmadığının anlaşılması karşısında, belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/6447 Esas, 2016/7994 Karar sayılı ilamı).
Tarafların Kusur Durumu;
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanı Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen20/11/2025 tarihli raporda, " Kazaya karışan taraflardan ... plakalı araç sürücüsü ....' ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Asli Kusurlardan 84/H (Ynt.109) "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" Kanun Maddesi57/c-2 "Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorundadırlar" maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda BİRİNCİ DERECEDE ASLİ KUSURLU OLDUĞU (% 75 oranında),
..... plakalı araç sürücüsü ....' In 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/a "Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen kazanın oluşumunda İKİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU (% 25 Oranında),
"şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler;
Davaya konu uyuşmazlık konularından biri değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir.
Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı,
davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan tutarın düşülmesi suretiyle hesaplama yapıldığı görülmüş kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 12.200,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler;
Davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir. Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkemece bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zararın tespit edilmesi gerekir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/1274E, 2023/1679 K sayılı ilamı)
Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Ancak bu sürenin belirlenmesi malzeme bekleme süresi, sigortanın bir kısım yazışmalar nedeniyle meydana gelen gecikmeleri kapsamamaktadır. Bu süre aracın makul olarak onarılması gereken süre ne ise onun üzerinden belirlenir.
TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.
Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi yönünden ise; Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde, bilirkişi tarafından araçtaki hasarların giderilmesi için gerekli makul sürenin 8 gün olacağı yönünde kanaat bildirildiği görülmüş, davaya konu araçla muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden araç mahrumiyet bedeli 7.200,00 TL olarak belirlenmiş, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bu miktarın sigorta şirketi dışındaki davalı işletenlerden tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler;
TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.
Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği davalı tarafından ve onun ZMMS şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Söz konusu zararın hesaplanmasında aracın tamiri için gereken tutar serbest piyasa koşullarına göre değerlendirilmiş, hesaplamanın bu yönüyle yüksek yargı kararlarında aranan şartları taşıdığı, tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Davacının söz konusu zararının 50.490,00 TL' lik kısmının davalı ZMMS şirketi tarafından karşılandığı anlaşılmış, bakiye hasar bedeli olan 7.665,00 TL' nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna dair hüküm kurulmuş, temerrüt tarihi tüm alacak kalemleri için davalılar araç maliki ve sürücü için kaza tarihi, davalı sigorta şirketi için değer kaybı ve hasar bedeli yönünden kısmi ödeme tarihi,
davaya konu araç hususi kullanıma tahsis edilmiş olup, ticari olmadığından yasal faize hükmedilmiş, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise davalılar Sevda ve Şafak' ın sorumluluğuna gidilmiş, neticeten davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
- TASHİH ŞERHİ -
Mahkememizin iş bu dosyası kapsamında kurulan hükmün 2 NOLU BENDİNİN;
"2-7.665,00 TL hasar fark bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 30/10/2024 tarihinden itibaren, " denilmiş ise de belirtilen tarihin dosya kapsamı ile ilgisinin bulunmadığı, yazım hatasından kaynaklandığı gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilmiş, söz konusu hatanın açık yazım yanlışından kaynaklandığı anlaşıldığından anılan maddenin;
"2-7.665,00 TL hasar fark bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme yaptığı 08/11/2024 tarihinden itibaren, "" şeklinde düzeltildiği tashihen şerh olunur. 25/05/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/453, K. 2026/325, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama