KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/542 Esas - 2025/74
Karar Metni
1.602 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/542
KARAR NO : 2025/74
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 03/02/2025
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Banka ile dava dışı...arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, bu sözleşmelerden 12.11.2020 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesine... müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, Kredi borç ve faizlerinin ödenmesi için düzenlenen ve borçlulara tebliğ edilen Ankara ...
Noterliği'nin 07.11.2024 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesine rağmen, dava dışı borçlular ile davalı...’ın süre içerisinde de borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, dava dışı ... ve davalı... hakkında ilamsız takip başlatıldığını,....'ın kefil olduğu sözleşmeyle kullandırılan kredilere sorumluluğu bulunduğundan, bu kredilerden kalan bakiyenin faizi ve ferileriyle birlikte 280.545,27-TL tutarın takibe konu edildiğini, davalı tarafından takibe itirazda bulunulduğunu, borçlunun tüm itirazlarının iptali ile 280.545,27 -TL için takibin kaldığı yerden devamına,
takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %97,50 temerrüt faizi ve temerrüt faizinin BSMV’si ve alacağın tüm ferileri ile birlikte tahsiline, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle borçluların %20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu alacağın rehinle temin edildiğini, kefil .. tarafından İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ...parsel numaralı arsaya ilişkin 17.12.2020 tarihinde 1. Derecede 900.000,00 TL bedelli ve 23.08.2023 tarihinde ise 2. Derecede
15.000.000.00 TL bedelli ipotek verildiğini, verilen ipoteklerin kefalet borcunu da kapsayacak şekilde kefiller yararına da verildiğini,
davacı bankanın rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmadan doğrudan müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, dolayısıyla icra takibinin ve açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin çekilen kredinin 130.000,00 TL'sine kefil olduğunu, eşinin verdiği muvafakatte "130.000,00 TL'ye kadar " olan kısma muvafakat ettiğinin belirtildiğini, dolayısıyla müvekkilinin
kefilliğinin 130.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Müvekkilinin, asıl borçlu ...'un yanında çalışırken kefil olarak imza attığını, müvekkilinin iradesinin bir çalışan olarak baskı altında olduğunu, alacaklı bankanın, müvekkilinin asıl borçlunun çalışanı olduğunu bildiği halde kefilliğini kabul etmesinin ağır kusur olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin kefilliğinin hukuken geçersiz olduğunu, davacı bankanın müvekkiline bilgi vermediği hususunun da dikkate alınarak çekilen kredilerin, yapılan ödemelerin, müvekkilinden talep edilen kredi borcunun hangi tarihli kredi olduğunun, ana para, faiz ve faiz oranlarının araştırılmasını talep ettiğini, davacı bankanın müvekkilinden
talep etmiş olduğu faiz başlangıcı ve faiz oranlarını da kabul etmediğini, kendisine çekilen ihtarnameden önceki döneme ilişkin faizin talep edilemeyeceğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini, icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğu için %20'den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
- Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı Dosyası, - Kredi Sözleşmesi, - Banka Kayıtları, - 08/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu İle Tüm Dosya Kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri celp edilmiştir. Davacı tarafından davalıya Ankara ... Noterliği'nin 07.11.2024 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarname gönderilmiş, akabinde davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, 08/01/2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalıya tebliğe çıkarıldığı ancak iade döndüğü, davalının 09/01/2025 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilerek icra takibinin 09/01/2025 tarihinde durdurulduğu, eldeki davanın 03/02/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış ve yargılama esnasında Bankacılık ve Finans alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda. Davalı ... tarafından 130.000,00 TL limitle davalı borçlunun KMH kredisinden doğmuş ve doğacak borçlarına müteselsil kefil olduğuna dair kefalet sözleşmesi imzalandığı 6098 Sayılı Kanunun 584.
Maddesine uygun olarak eş muvafakatinin alındığı, dava dışı asıl borçlunun tazmin olan 1.000.000,00 TL’lik teminat mektubu borcunu ve tazmin edilen çek taahhüt bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 4.2 maddesi gereği diğer tüm kredilerin kat edilerek asıl borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiği,
talep edilen alacakların tebliğden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesi talep edildiği ve ödenmemesi üzerine 13.11.2024 tarihinde temerrüt oluştuğu, davacı bankanın, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasındaki 08/01/2025 takip tarihi itibarıyla 201.749,99 TL Anapara, 19.959,80 TL Temerrüt Faizi, 2.690,00 TL Akdi Faiz, 1.132,49 TL Toplam BSMV olmak üzere toplam 225.532,28 TL alacağı bulunduğu,
davalı borçlu kefil ...’ın tek bir sözleşmede KMH kredisi için 130.000,00 TL kefalet imzasının bulunması ve başkaca bir kefalet sözleşmesi olmaması nedeniyle davacı bankanın sözleşmeyle sınırlı olmak üzere 130.000,00 TL talep edebileceği yönünde tespit yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öncelikle davalının kefalet sözleşmesinin iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığı yönündeki iddialarını ispata yarar başkaca bir delil sunulmaması ve soyut iddialardan ibaret olması dikkate alınarak bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
Değerlendirilmesi gereken bir diğer husus davalının diğer kefil tarafından verilen ipoteğe ilişkin itirazlarıdır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) 596/2 maddesinde; "Kefil aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir" denilmektedir.
Anılan hüküm karşısında somut olaya gelindiğinde; davalının sözleşmedeki kefaleti 12/11/2020 tarihinde olup, dava dışı diğer kefilin taşınmazı üzerine tesis edilen ipotek tarihleri 17/12/2020 ve 23/08/2023 tarihleridir. Belirtilen tarihler göz önünde bulundurulduğunda davalının kefaleti anında var olan bir ipotekten söz edilemeyecektir. Yine asıl borçlu ve diğer kefil tarafından özellikle bu alacak için verilmiş bir ipotek de söz konusu değildir. Bu nedenle davalının ipotekle güvence altına alınan bir alacak olduğu yönündeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davaya konu alacak ile ilgili davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin usulüne uygun olarak asıl borçluya tebliğ edildiği görülmüş, davalı kefil yönünden TBK 586. Maddesinde düzenlenen takip şartı oluşmuştur. Kefalete ilişkin sorumluluğa gelindiğinde; taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin 11. maddesinde kefil kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacaktır.
Bu bağlamda alacak ne olursa olsun davalının kefaleti 130.000,00 TL ile sınırlı olduğundan asıl alacak yönünden bu alacak miktarından fazlası davalıdan talep edilemeyecektir. Davalıya gönderilen ihtarnamenin ise davalıya 11/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için bir gün süre verildiği ve 13/11/2024 tarihi itibariyle davalı kefilin temerrüdünün oluştuğu anlaşılmıştır. TBK 117 ve 118.
Maddeleri nazara alınarak davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten takip tarihine kadar olan faizden sorumluluğunun doğacağına kuşku yoktur.
Davacı tarafından her ne kadar takibe konu edilen alacağa %97,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; Merkez Bankası tarafından çıkarılan 10/02/2020 tarih ve 31035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 2006/1 sayılı tebliğ yerine geçen 2020/3 sayılı Mevduat ve Kredi Faiz oranları ve KAtılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları Hakkında Tebliğin 4.1 maddesinde;
"Bankalarca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirlenir.
Kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26. Maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemez" denilerek KMH dışındaki kredi faiz oranlarını belirleme konusunda serbest bırakılmıştır. Buna göre gecikme faizi oranı aylık %5,30, yıllık %63,60 olarak kabul edilmiştir. Temerrüt tarihinden icra takibine kadar geçen süre 56 gün olup, buna bağlı olarak işlemiş gecikme faizi [(130.000*0,6360)/360] *56 =12.861,33 TL, bu tutarın %0,05 olarak da 643,06 TL BSMV hesaplanmış ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı taleplerinin değerledirilmesinde; davalının kefaletinin 130.000,00 TL ile sınırlı olduğu dolayısıyla sorumluluğunun 130.000,00 TL olduğu, bu anlamda alacağın likit olduğunun kabulü gerekmiş ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunun bilimsel verilere uygun, tarafların ve mahkememizin denetimine açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş, bilirkişi raporunda belirlenen tespitlere itibar edilmiş, temerrüt faizi hesabı ise basit hesap niteliğinde olduğundan usul ekonomisi gereği yeniden ek rapor aldırılmaksızın mahkememizce hesaplama yapılarak davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek, kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/542, K. 2025/74, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama