KÜNYE
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/72
- Karar No
- 2025/213
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
1.774 kelime·9 dk okuma·18 bölüm
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2025/72 Esas
KARAR NO : 2025/213
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/11/2025
K. YAZIM TARİHİ : 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03.12.2021 tarihinde, davalı ...ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıya ait aracın değer kaybına uğramasına neden olduğunu ayrıca tamir süresi boyunca davacının aracında mahrum kaldığını, yapılan müracaat üzerine davalı ... tarafından davacıya eksik ödeme şeklinde sadece 1.229,24 TL ödeme yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL bakiye değer kaybı tazminatı ile 100,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, 100 TL olan değer kaybı tazminatı taleplerini 13.770,76 TL'ye, 100 TL olan araç mahrumiyet zararı taleplerini ise 6.160,00 TL'ye yükseltmiş, araç mahrumiyet zararını sadece davalı ... bakımından arttırdıklarını ifade etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Eşine ait olan ... plakalı araçla karışmış olduğu aracın diğer davalı ...ne hem ZMSS(Trf) Sigorta poliçesiyle hem de KASKO sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, dolayısıyla davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen zararın diğer davalı ... tarafından karşılanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı ... sorumluluğunun sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında olmakla, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, davalı ... şirketinin sadece gerçek zararla sorumlu olup, davalı ... tarafından davacı vekili ... hesabına 03.03.2023 tarihinde 1.229,24 TL, 21.01.2022 tarihinde 1.600,59 TL, 8.321,94 TL, ... hesabına 24.01.2022 tarihinde 9.504,15 TL ödeme yapıldığını ve yapılan ödemelerin teminat kapsamında dikkate alınmaları gerektiğini, davalı ... şirketinin bu bağlamda sorumluluklarını yerine getirdiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar hesaplama yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, araç tamir süresi yoksunluk kaybının da sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, ödeme makbuzları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas .... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası Ankara Batı (1) Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esasına kaydedilmiş, mahkememizin kurulmasıyla bölünme sonrası mahkememizin 2025/72 esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. 03/12/2021 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalı ... idaresindeki ...plakalı araç ile davacıya ait .... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,
“Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 25/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı ...
Şirketine sigortalı .... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b., 52/c., 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü....'un meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olacağı, davacıya ait .... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 15.000,00 TL olacağı, davalı ... tarafından davacı tarafa 1.229,24 TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olunduğu anlaşılmakla,
davacının davalılardan bakiye değer kaybı talebinin (15.000,00 TL — 1.229,24 TL) = 13.770,76 TL olacağı, davacının tamir süresi araç yoksunluk kaybının 6.160,00 TL olacağı ve bundan da sadece davalı ...'un sorumlu olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili süresinde sunduğu 11/11/2025 tarihli ıslaha cevap dilekçesiyle ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır.
Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nın 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/1. maddesinde "(1)Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" denilmiştir.
Dava konusu kazada, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre bir yaralanma ve ölüm sözkonusu olmadığından uzamış ceza zamanaşımının uygulanma yeri bulunmamaktadır. Kaza, 03/12/2021 tarihinde meydana gelmiştir. Dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olsa da, dava, kısmi olarak açıldığından dava konusu edilmeyen kısım yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği açıktır.
Bu itibarla, davacı vekilinin, talep edilen tazminat miktarını artırmaya ilişkin ıslah dilekçesini sunduğu 15/10/2025 tarihi itibariyle duran süreler gözetildiğinde dahi iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Davalı vekili, ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Davalı ... ile davalı gerçek kişi arasında kanundan doğan teselsül ilişkisi bulunduğundan bir tarafın sunduğu def'i diğer tarafa da sirayet edecektir.
Bu durumda ıslah ile artırılan kısım yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan dava dilekçesinde talep edilen değerler üzerinden hükmedilen değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsünün sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, kazaya sebebiyet veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesi gerektiğine ve sigorta şirketinin temerrütünün kısmi ödeme tarihinde, diğer davalının temerrütünün ise haksız fiil hükümleri çerçevesinde kaza tarihinde oluşacağına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/72, K. 2025/213, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama