KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/78 Esas - 2025/69
Karar Metni
2.044 kelime·10 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2025/78 Esas
KARAR NO : 2025/69
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ : .
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
K. YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının maliki olup davalı ... Sigorta
A.Ş.ne de KASKO sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı...
idaresindeki.... plakalı araçla 17.01.2023 tarihinde karışmış olduğu kaza sonucu
hasarlanarak aynı gün davalı Kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.’nin bilgisi
dahilinde tamir için ... yetkili servisine bırakıldığını, davacının aracını teslim almak istediğinde ise aracın parçalarının hiçbir
muvafakat alınmadan .... isimli hurdacı tarafından söküldüğünün
öğrenildiğini,
bu süreçte davacı onayı alınmadan araç parçaları sökülmüş olduğundan davacı şirket tarafından Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İş sayılı
dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit sonucu sunulan raporda araç parçalarının değiştirilmiş olunduğunun tespit
edildiğini, bunun üzerine davalılar aleyhine Ankara ....İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların itirazı üzerine
takibin durdurulduğunu, aracın yetkili servise teslim edildiğini ve 18.01.2023 tarihinde de hasar dosyasının
açıldığını, 18.01.2023 tarihinde ..... Şti. tarafından eksper
ataması yapıldığını, ancak davalı..... Sigorta tarafından 19.01.2023 tarihinde... Eksper’e, aracın 3. kişinin sevk ve
idaresindeyken maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olması nedeniyle; aracın onarımının
Kasko poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığının bildirildiğini,
buna rağmen 20.01.2023 tarihinde, .... yetkili servisinde,.... Eksper ve
... Sigorta yetkililerinin talimatıyla,... isimli hurdacı tarafından, davacı
...’a ait,.... plakalı aracın hasarlı parçalarının sökülerek alındığını, Davacı şirkete bu süreçte araç onarımının teminat kapsamı dışında olduğunun
söylenmediği gibi, hasarlı parçalarının sökülerek alınmasına ilişkin de hiçbir
bilgilendirmenin yapılmadığını ve muvafakatının alınmadığını,... Grup ile yapılan görüşmelerde aracın ... Sigorta tarafından onarımının
karşılanmayacağının öğrenilmesi üzerine, aracın....’ın kendi imkanlarıyla tamiratının
yapılacağı ve bu nedenle aracın teslim alınacağının bildirildiğini, bunun üzerine, yetkili servisin, trafik kazası sonucu hasar gören parçaların araç üzerinde bulunmadığını, .. tarafından hasarlı parçaların sökülüp
alındığının bildirildiğini, bu durumun öğrenilmesi üzerine davacı şirketin makine şefinin, gerek .... Grup gerekse
... Sigorta’ya e-posta ve diğer iletişim araçlarıyla durumu bildirerek ... plakalı
aracın parçalarının aynen iade edilmesini talep ettiğini, bilirkişi raporu ile aracın parçalarının yerinde olmadığı ve hasar gören parçaların
orijinal / sıfır bedelleri toplamının KDV hariç 43.338,66 TL olduğunun belirtildiğini beyan ederek, davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalılar
aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde
özetle; 17.01.2023 tarihinde onarım başvurusu ile davaya konusu ... plakalı
aracın servise getirildiği ve aynı gün eksper’in aracı görerek onay verdiğini, 18.01.2023 de onarım işlemlerinin başladığını ve iddia edilen işlemlere onay
verdikleri taahhütnamenin imzalandığını, 20.01.2023 tarihinde eksper bürosundan, onarımda sökülen parçaların teslimi için
...Sigorta’nın yetki belgesi ile servise gelinerek ilgili parçaların teslim alındığını, 23.01.2023 tarihinde eksper bürosundan telefonla servis aranarak “onarımın
durdurulması” bilgisinin verildiğini, 01.02.2023 tarihinde eksper bürosundan onarım sorgulanmasının yapıldığını ve sigortadan cevap beklenildiğinin iletildiğini, 06.02.2023 tarihinde ... Sigorta A.Ş.den, Eksper Bürosuna, Müşterinin aracı kiralık
araç olarak kullandırdığı gerekçesiyle, poliçe şartlarında bu şekilde kullanımlarda %80
kesinti yapılacağı belirtilmiş olması sebebiyle kesinti yapılarak onarım yapılmasını kabul
ettiğini belirtir mailini eksper bürosunun müvekkillerine bildirdiğini ve konunun Sigortaya
iletildiğini, görüleceği üzere davacının kendilerine bilgi verilmediği
iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, bu sürecin ardından davacı yanca, işlem yaptırılmadan aracın iadesinin talep
edildiğini ancak 2. no’lu ekte sunulan taahhütname ve sigorta poliçesi kapsamında önceki
onaylarına istinaden onarım süreci başladığından ve sigorta şirketinin anlaşmalı iade
firması tarafından aracın onarım aşamasında değişimi yapılacak listede bulunan parçaları
iade alındığı için bunun mümkün olmadığının belirtildiğini, bu noktada davalıya izafe
edilecek bir kusurun bulunmadığını zira davalı ile sigorta şirketi arasında imzalanan
sözleşme gereği davalının verdiği servis hizmetlerinde sigorta şirketinin talimatlarını
yerine getirmekle mükellef olduğunu, aksi halde ilgili sigorta şirketine Fatura keserek
ödeme almasının mümkün olmadığını, davacının talebiyle, sigorta şirketinin iade yetkisi verdiği firmanın geri gönderdiği
ürünlerin, aracın üzerine takılarak sökme-takma işleminin ücretinin tahsiliyle aracın
davacıya iade edildiğini, davacının aracı geri aldıktan sonra onarım sonrası sigortanın anlaşmalı iade
firmasının geri gönderdiği parçaların kendi aracına ait olmadığını ileterek sigorta şirketi ile
iletişime geçtiğini, sonrasında ise icra takibi ve iş bu dava sürecini başlatmış
olduğunu, davacının 27.03.2023 tarihinde aracını tekrar, bunca mağdur
edildiğini iddia ettiği, davalıya ait servise getirerek onarım işlemlerini Kaskodan
yararlanmadan kendisi karşılamak suretiyle yaptırmış olduğunu, davacının poliçe şartlarına uymadığı için onarım masraflarının %80’ini
karşılamamasının söz konusu olduğunu beyan ederek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait ...
plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ......numaralı Genişletilmiş
Kasko Sigorta Poliçesiyle 29.07.2022 – 2023 tarihleri arasına geçerli olacak şekilde
sigortalı olduğunu, düzenlenen eksper raporuna göre araç onarımının uygun ve onarım tutarının da
KDV dahil 48.653,80 TL olarak belirlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün şirket çalışanı olmayıp, aracın bir milletvekili kullanımına
tahsis edildiğinin anlaşıldığını, poliçede yer alan Kullanım Şekli İstisnası Klozu uyarınca %80
oranında muafiyet uygulaması gerektiğinin tespit edildiğini, ancak sigortalı
tarafından muafiyet uygulamasının kabul edilmemekle mutabakata varılamadığını, araç parçalarının muvafakat alınmadan söküldüğü, parçaların değiştirildiği ve
bu nedenle davalı şirketin sorumlu olduğu iddiasının haksız olduğunu, davalının bir
sigorta şirketi olup tazminat ödeme yükümlülüğünün olduğunu ve servis işlemlerinden sorumlu olmadığını, davalı sigorta şirketinin hatalı bir işlemden de sorumlu olmayıp
böyle bir durumda servisin sorumlu olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası, Ankara Batı .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .....D.iş sayılı dosyası, kasko sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, Kabis kayıtları, 02/04/2025 ve 30/07/2025 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi ve yetkili servisi olan diğer davalının tamirat sırasındaki kusurlu eylemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara 8. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirketler aleyhine 10/05/2023 tarihinde Ankara.... İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski Ankara.... İcra Md... E.) sayılı dosyasıyla toplam 51.121,35 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiği, davalı ... Sigorta ve Arca ... AŞ. Vekilinin 16/05/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 09/08/2024 tarihinde açıldığı, davacıya itirazlar masraf yokluğu nedeniyle tebliğ edilmediğinden davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 02/04/2025 tarihli raporda özetle; "...Davacıya ait araç hasar
giderim bedelinin asıl alacak olarak 43.338,66 TL yedek parça ve 7.261,10 TL işçilik bedeli
olarak talep edilebileceği,
davalı “.... A.Ş.” tamir servisi olup davacıya
karşı sorumlu olup olmayacağı nihai hususunun sayın mahkemenin değerlendirme ve
takdirinde olacağı,
sigorta konusu uzmanlık alanım olmamakla, KASKO şirketi olan davalı ...
Sigorta A.Ş. sorumluluk hususunun da sayın mahkemenin değerlendirme ve takdirinde
olacağı,
Davacı asıl alacak ve işlemiş faizinin hesaplanmasında faiz türünün
belirlenmesinin hukuki olmakla, bu husustaki değerlendirme ve takdirin sayın mahkemede
olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, iş bu rapora itiraz edilmesi üzerine alınan 30/07/2025 tarihli ek raporda da kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler aynen tekrar edilmiştir.
Davacı taraf, kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin belirlediği diğer davalı yetkili tamir servisine aracını bıraktığını tamir sırasında aracının parçalarının eksildiğinden bahisle bu hasarlara ilişkin tazminat isteminde bulunmaktadır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının aracının davalı Arca'ya 17/01/2023 tarihinde geldiği, davalı sigortanın eksperinin onayı üzerine tamirat süreci başladığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf dosya kapsamında bulunan 18/01/2023 tarihli taahhütname ile aracını davalı yetkili servisin kasko poliçesi kapsamında onarımına muvafakat ettiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda yapılan tamir işlemleri sırasında 20/01/2023 tarihinde araçtan sökülen onarım kapsamındaki parçalar sigprta şirketinin iade parça toplama için yetkilendirdiği yetkili kişiye teslim edildiği cevap dilekçesi ekindeki imzalı belgeden anlaşılmaktadır.
Bu aşamadan sonra davalı sigorta şirketinin de kabulünde olduğu üzere 23/01/2023 tarihinde yetkili servise Kullanım şekli istisnası klozundan kaynaklı %80 muafiyet uygulanması gerektiğinden ve bunun için davacıdan muvafakat alınması gerektiğinden aracın onarımının durdurulması talimatı verilmiştir.
Tarafların kabulünde olduğu üzere, davacı taraf muafiyet uygulanmasına muvafakat etmeyerek aracı onarım için sökülen parçalar olmadan eksik haliyle teslim almıştır.
Bu aşamada çözülmesi gereken uyuşmazlık, söz konusu eksik parçalardan kaynaklı olan davacı zararından kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus da, dava konusu hasar bedelinin doğrudan kaza nedeniyle olan hasarın karşılanması değil, serviste bulunduğu sürede kaza nedeniyle oluşan hasarın giderimi sorasında sökülen ve üçüncü firmaya teslim edilen parçaların eksikliği nedeniyle oluşan hasar bedelinin istemidir.
Sigorta şirketlerinin tacir olmalarından dolayı olağan olarak bir çok hasar dosyası oluşturmaları ve sirkülasyonun çok olması nedeniyle profesyonel davranmaları bir başka deyişle basiretli olarak hareket etmeleri gerekmektedir.
Somut olayda davalı sigorta şirketinden beklenen kasko poliçesini düzenlediği sigortalısının kendisine hasar ihbarı yaptıktan sonra kazanın maddi olguları ile poliçe teminat şartlarını dikkatle inceleyerek sigortalısını doğru bilgilendirmek ve yönlendirmektir.
Ancak dava konusu olayda sigortalısını hasarı tam karşılayacağından bahisle anlaşmalı olduğu servise yönlendirmiş, aracını teslim ettirmiş, teslimden 2 gün sonra iade parça toplamaya yetki verdiği firmaya dava konusu aracın parçalarını aldırtmış, 3 gün sonra da teminattan %80 gibi bir oranda muafiyet uygulanması gerektiğinden bahisle davacıyı bilgilendirerek onarımı durdurtmuştur.
Malum olunacağı üzere her ne kadar poliçede muafiyet şartı bulunsa da sigortalının muafiyet uygulanmasını bu şartın gerçekleşmediği iddiasından dolayı kabul etme zorunluluğu bulunmadığı gibi itiraz veya dava hakkı da bulunmaktadır. Bu nedenle sigorta şirketi hasar onarımına başlamadan sigortalısını bilgilendirmediğinden ve %80 muafiyet uygulanacağına yönelik muvafakat almadan servise yönlendirmesinden dolayı oluşan zarardan sorumludur.
Davacının kendisinden muvafakat alınmadan aracını servise tam hasar karşılanması bilgilendirmesi sonucu bırakması nedeniyle oluşan zarardan bir kusuru bulunmamaktadır. Muafiyet uygulanmasını kabul etmemesi hukuki tercihi olup bu durumu değiştirmemektedir.
Davalı ... yönünden ise; davalı yetkili servis sigorta şirketi talimatları doğrultusunda gerekli hukuki süreci başlatmış ve yine sigorta şirketinin yetki belgesiyle görevlendirdiği firmaya iade parçaları vermiştir. Sigortacı ile aralarındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde onarımın durdurulması talimatını uygulaması sonucu bir kusuru bulunmamaktadır. Yine davalı sigorta şirketiyle davadışı firma arasındaki sözleşmesel ilişkide bir taraf olmayıp iade parçaların geri verilmesi konusunda bir tasarrufu bulunmadığından bu husus kusur durumunu değiştirmemektedir.
Dava konusu poliçede muafiyet uygulanmasının haklılığı konusu az yukarıda bahsedildiği üzere poliçe kapsamında hasar bedeli talep edilmediğinden ve dolayısıyla dosyamız konusu olmadığından bu husus irdelenmemiştir.
Toplanan deliller, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere sigorta şirketinin kusuru sonucu davacının aracında meydana gelen zarardan sözleşmenin kötü ifası hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu,
davalı yetkili servisin kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından bilirkişi tarafından hesaplanan zarar gören parçaların bedeli ile işçilik bedeli toplamı olan 50.599,76 TL üzerinden davalı sigorta şirketi yönünden takibin devamına ve itirazın iptaline karar verilmiş, sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan dava konusu alacak nedeniyle icra takibi öncesi davalı temerrüte düşürülmediğin işlemiş faize ve hasar bedeli yargılamayı ve hesaplamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve davalı Arca yönünden red kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ....e İmza Hakim .... e İmmza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/78, K. 2025/69, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama