KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2026/5 Esas - 2026/298
Karar Metni
1.118 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/5
KARAR NO: 2026/298
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2021
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
K. YAZIM TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkette Proje Müdürlüğü'nde arge sorumlusu olarak 16.10.2012- 14.07.2020 tarihlerinde çalıştığını, davalı işçinin istifa dilekçesi verdiğini ve iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirdiğini, kendi işini yapacağından bahisle ilişiğinin kesilmesini istediğini, müvekkili şirketin davalının talebi üzerine işten çıkış işlemlerini tamamladığını ve işçiye hak ettiği tüm işçilik alacaklarını ödediğini, davalının müvekkili şirketin iştigal konusuyla aynı konuda "....San.
Tic. Ltd.
Şti." nin kurucu ortağı olduğunu, davalının müvekkili şirket içinde yaptığı iş ve çalıştığı pozisyon, gerek buna uygun olarak imzalamış olduğu sözleşme ve gerekse iş sözleşmesi devam ederken ve istifasından sonraki süreç içinde sergilediği haksız davranışlar hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde haksız rekabet oluşturduğunu, davalının müvekkili şirkete karşı rekabet yasağına aykırı işlem yaptığını, müvekkili şirketle imzaladığı iş sözleşmesine uymadığını, haksız rekabetin şartlarının oluştuğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000TL cezai şartın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacağının tahsili istemine yönelik olup, iş bu davanın görülme yeri iş mahkemesi olduğunu, davacı tarafça haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan eylemin iş akdi devam ederken başladığını, iş akdinin sona ermesinden sonra ise rekabet yasağı hükmüne aykırılığın söz konusu olduğu iddia edilmekte olduğunu, davanın İş Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle görev itirazının değerlendirilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini,
taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin yazılı şekil şartına aykırık sebebiyle geçersiz olduğunu, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin davalının ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürmekte olduğunu, batıl sayılması gerektiğini, söz konusu düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olup, tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğunu,
rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmü yasanın aradığı koşulları sağlamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, iş yeri sicil dosyası, 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, davacı firmada işçi olarak çalışan davalının rekabet yasağı sözleşmesini ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esasına kayden açılan davada, davaya bakma görevinin İş Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Ankara Batı .. İş Mahkemesinin .... esasına kayden gönderildiği, iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen kararın Ankara BAM 33. Hukuk Dairesinin 23/10/2025 tarih 2024/1409 esas 2025/2402 karar sayılı ilamı ile davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu belirtilerek kaldırılması üzerine dosyanın Ankara Batı İş Mahkemesinin 28/11/2025 tarih ..... esas .... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Görevsiz mahkemece alınan 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ile Davalı arası imzalan B Tip İş Sözleşmesi'nde davalı üzerine getirilmiş bulunan rekabet yasaklarının coğrafi kapsam ve işlerin türü bakımından, rekabet hukukunda uygulanagelen orantılılık unsur ya da kriterlerini taşımadığı, davalı konumunda bulunan Davacı eski çalışanı .......'un Davacı nezdindeki işinde çalışırken rakip bir şirkete kurucu ortak olduğu ve işinden ayrıldıktan sonrada orada çalışmaya başladığı.
Davalının, dosya içeriğinde Davacıya ait ne gibi mahrem, münhasır, sınai-ticari sır hüviyetini haiz bilgilere sahip olduğuna yönelik herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanılmadığı gibi bunların rakip işletmede kullanıldığına dair de somut vakıalar ortaya konulmamış olması sebebiyle ne tür önemli zarar ya da zarar tehlikesinin doğduğunun anlaşılmaması sebebiyle ileri sürülen iddiaların soyut iddialar olarak kaldığı.
Dosyanın bu halinde, Davalı tarafından gerçekleştirilen herhangi bir (geniş anlamda) haksız rekabet eylemine ulaşılmayacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Toplanan deliller, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; 6098 sayılı TBK’nın 444 v. Maddelerinde Rekabet yasağı hükümleri düzenlenmiştir. Rekabet Yasağı sözleşmesi ile işçi, işverene karşı, iş akdinin
sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi
hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya
bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten
kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
İşçinin rekabet yasağı, iş sözleşmesinin bitmesiyle başlamaktadır. Nitekim
hizmet ilişkisi içerisindeki sadakat yükümlülüğü, hizmet ilişkisinin bitimi ile birlikte
rekabet yasağına dönüşecek ve işçinin yükümlülüğü rekabet yasağı şeklinde
adlandırılacaktır. Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesine göre rekabet
yasağı:
‘Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden
sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir
işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip
işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak
üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya
üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa
ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep
olacak nitelikteyse geçerlidir.’
Rekabet yasağı, işçi ile işveren arasında düzenlenen yazılı bir sözleşme ile
mümkün kılınabilir. Nitekim yazılı olmayan bir anlaşma kanıtlanmadıkça tarafları
bağlamayacaktır. Kanun da bu nedenle rekabet yasağına dair hükümlerin yazılı bir
şekilde düzenlenmesi gerekliliğini açıkça düzenlemiştir.
İş akdinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını
koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise, iş akdinin sonuçlarından
olan; işçinin, işverene sadakat borcunun olumsuz yönünü ifade eder.
Dosya kapsamından davalının davacı işerenlikte çalıştığı, 14.7.2020 tarihinde istifa ederek ayrıldığı, sonrasında önceden ortağı olduğu ........ Dan. San. Tic. Ltd. Şti.
çalışmaya başladığı anlaşılmştır. Dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının, davacıya ait ne gibi mahrem, münhasır, sınai-ticari
sır hüviyetini haiz bilgilere sahip olduğuna yönelik herhangi bir bilgi ya da
belge sunulmadığı, bunların rakip işletmede kullanıldığına dair de
somut vakıalar ortaya konulmamış olması sebebiyle ne tür önemli zarar ya da
zarar tehlikesinin doğduğunun ispatlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imza Hakim .... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/5, K. 2026/298, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama