KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No
- 2011/168 Esas - 2021/488
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2011/168
KARAR NO : 2021/488
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 23/06/2011
KARAR TARİHİ: 23/06/2021
K.YAZIM TARİHİ: 24/06/2021
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya'da faaliyet gösteren .......Şti. yetkisili davalı ... ile araç kira sözleşmesi tanzim ettiklerini, bunun karşılığında teminat senedi verdiğini, daha sonra aracı eksiksiz olarak davalıya teslim ettiğini, ancak teminat senedini teslim alamadığını, davalının senedin boş kısımlarını lehine olacak şekilde doldurduğunu ve icraya koyduğunu, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli yapmış olduğu takipte borçlu olmadığının tespitine, davalının bonolarda yazılı miktarın %40'ı üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kanıtlamak zorunda olduğunu, takip konusu bono ile borçlu olmadığını yazılı belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, dava konusu senedin kendilerine verilmesi öncesinde cereyan ettiği iddia olunan araç kiralama, senedin ... tarafından teslim alınması gibi vakıalların kendilerine karşı ileri sürülerek senedin muteberiyetten düşürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının davasının haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sincan ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Sincan ... ACM'nin ... (yeni esas...) esas sayılı dosyası, Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, borçlusu ..., kefili ... ..., alacaklısı ..., düzenleme tarihi 15 Mart 2010, ödeme tarihi 26/11/2010 olan 285.000,00TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığındın tespiti istemine ilişkindir. e-imza e-imza
Sincan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, davalı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... (...) hakkında borçlusu ... ..., kefili ... ..., alacaklısı ..., düzenleme tarihi 15 Mart 2010, ödeme tarihi 26/11/2010 olan 285.000,00TL bedelli bono uyarınca kambiyo senetlere mahsus icra takibi yaptığı hususu tartışmasızdır.
Bilindiği üzere ispat hakkı, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olup, yasalarımızda düzenlenmiştir. İspatın konusu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olan, tarafların anlaşamadığı ve çekişmeli olan vakıalardır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş olan vakıalar ise, çekişmeli olmadığından ispat konusu değildir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190.maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır.
Kural olarak menfi tespit davasında davacı, dava konusu borcun hiç doğmadığını davalı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerse ispat yükü davalıya aittir. Zira hukuki ilişkinin varlığını ileri süren davalıdır. Ancak davacı hukuki ilişkinin varlığını kabul edip başka bir nedenle geçersiz olduğunu (ya da sona erdiğini) ileri sürerse, bu durumda ise ispat yükü davacıdadır. Davacı bu durumda, varlığını kabul ettiği hukuki ilişkinin sona erdiğini ileri sürmekle ispat yükünü de üzerine almış olur. (Bkz. Y. HGK'nun 05.11.2013 Tarih 2013/695 E 630 K sayılı ilamı)
Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; katılanın araç kiralama sırasında teminat olarak boş senet imzalayarak verdiği, aracın iadesinden sonra senedi kefil olan sanık ...'ın teslim aldığı ve sanık ...'ya verdiği, ...'nın ise senedi doldurup icraya koyduğu bu suretle her iki sanığın kendilerine tevdi edilmeyen senedi ele geçirip rıza dışı doldurarak üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri kabul edilerek, davalı ...'nın 5237 sayılı TCK.'nun 204/1, 62/1 maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK.'nun 231/5 ve devamı maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 16/07/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kural olarak menfi tespit davasında davacı, dava konusu borcun hiç doğmadığını davalı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerse ispat yükü davalıya aittir. Zira hukuki ilişkinin varlığını ileri süren davalıdır. Davalı taraf hukuki ilişkinin varlığını ispat edemediğinden, ceza dosyasındaki delillerde dikkate alınarak davacının davasının kabulüne, davalının alacaklı olmadığını bilerek kötü niyetli olarak takipte bulunduğundan %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmekle, aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2011/168, K. 2021/488, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama