KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2019
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No
- 2016/528 Esas - 2019/255
Karar Metni
1.817 kelime·9 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2016/528
KARAR NO : 2019/255
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : HASIMSIZ
ASLİ MÜDAHİLLER : 1-
... ... 75-
DAVA : İFLAS/İFLAS ERTELEME
DAVA TARİHİ : 15/07/2016
KARAR TARİHİ: 10/04/2019
K.YAZIM TARİHİ : 25/04/2019
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...Ltd.
Şti.'nin 1994 yılında kurulduğunu, anılan tarihten bugüne kadar genel olarak süpermarket, fırın ve restoran işletmeciliği üzerine faaliyet gösterdiğini, şirketin 15.000.000,00TL ödenmiş sermayesinin bulunduğunu, şirketin 5 yılda finanse etmiş olduğu yatırımlar nedeniyle yaklaşık 60 milyon TL banka borcunun bulunduğunu, şirketin faaliyetlerinden elde ettiği karla banka borçlarının karşılanamadığını, davacının borca batık olduğunu, iflasın ertelenmesine ilişkin tedbirlerden yararlanması halinde şirketin mali durumunu iyileştirmesi için bir zaman kazanacağını, müvekkili şirketin mevcut durumu göz önüne alındığına,
iflasına karar verilmesi halinde alacaklıların alacaklarını karşılamaları, haciz ve satış masrafları da hesaplandığında mümkün gözükmediğini, müvekkili yönünden iflasın ertelenmesine karar verilmesinin, iflasın açılmasına karar verilmesine nazaran davacı ve çalışanlar olduğu kadar, alacaklılarında yararına olduğunu, yapılacak inceleme neticesinde; davacı şirket yönünden iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine ve davacı yararına ivedilikle iflas erteleme tedbirlerine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava hasımsız açılmıştır. Dosyaya beyanda bulunan alacaklılar iflasın ertelenmesine karar verilmesi talebinin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
GEREKÇE
Talep, davacı şirket yararına bir yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı 15.07.2016 tarihinde iflas erteleme istemi ile mahkememize müracaat etmiştir.
Davacı şirketin ortaklar kurulunda/genel kurulunda iflas erteleme/iflas istemli dava açılabilmesine ilişkin alınan karar örneğinin, vekile iflas erteleme başvurusu yapabilme yetkisini içeren vekaletnamenin sunulu olduğu görülmüştür.
İflas/iflas erteleme talebiyle mahkememize başvurulması neticesinde, İİK'nun 179/a-2, 166/2 maddesi uyarınca yasal ilanlar yapılmış, davacı şirketlere kayyım görevlendirilmesi yapılmıştır.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, davacı şirketlerin sicil dosyaları getirilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacının borca batık olduğu, sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, bu projenin hayata geçirilmesi neticesinde davacı şirketin borca batıklıktan çıkacağının bildirilmesi karşısında, davacı yararına 18.07.2016 tarihinde iflas erteleme tedbirlerine hükmedilmiştir.
Ülkemizde 21.07.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Olağanüstü Hal ilan edilmiştir. 31.07.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 669 sayılı KHK'nın 4. maddesi ile "Olağanüstü Hal'in devamı süresince, 2004 sayılı İİK'nun 179. maddesi uyarınca sermaye şirketleri ile kooperatifler tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunamaz; bu yönde yapılan talepler mahkemelerce reddedilir" hükmü getirilmiştir. Resmi Gazetede 01.09.2016 tarihinde yayınlanan 673 KHK'nın 10. maddesi ile de, 669 sayılı KHK'nın 4. maddesine bir fıkra ilave edilmiştir. Bu (iki sayılı) fıkrada, "Olağanüstü Hal'in ilanından önceki dönemde yapılan iflasın ertelenmesi talepleri ile ilgili olarak;
a-Olağanüstü Hal süresince iflasın ertelenmesine karar verilemez.
b-Olağanüstü Hal'in ilanından sonra ve devamı süresince herhangi bir tedbir kararı verilemez, verilmiş ise derhal kaldırılır" denmektedir. Somut uyuşmazlıktaki dava Olağanüstü Hal'in ilanından önce 18.07.2016 tarihinde açılmıştır.
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Dosyaya giren kayyım heyeti raporlarında, davacı şirketin borca batıklığının devam ettiği, ekonomik faaliyetlerinde olumlu gelişmeler olduğu, zaman içerisinde kısmide olsa iyileşme sağlandığı bildirilmekle, davacı şirket hakkında iflas kararı verilmemiş, borca batıklıktan çıkması veya Olağanüstü Hal durumunun değişimine yönelik gelişmeler beklenmiştir.
Ülkemizde Olağanüstü Hal (süresinin uzatılmaması nedeniyle) 18.07.2018 tarihinde sonlandırılmıştır. Bu tarihten sonra her dava yönünden, davanın açıldığı tarihteki yasal düzenlemeler geçerli olmak üzere (önceden karar verilmeyen dosyalarda) iflas erteleme taleplerinin değerlendirilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu durum neticesinde, davanın açıldığı tarihten itibaren geçen sürede nazara alınarak, davacı şirket yönünden uhdesindeki mal varlığının yeniden rayiç değerlerinin tespiti cihetine gidilmiş ve akabinde de borca batıklığının devam edip etmediği, borca batık olması halinde de, sunulan iyileştirme projesi kapsamında borca batıklıktan çıkıp iyileşme imkanı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetininden rapor alınmıştır.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda bulunan şirket tarafından sunulan; somut öngörüler içeren, ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi çerçevesinde bu durumdan kurtulması kuvvetle muhtemel bulunan kooperatiflerle sermaye şirketleri için öngörülmüş bir hukuki korunma yoludur (İİK.m.179).
İflasın ertelenebilmesi için şirketin borca batık durumda olması, sunulacak ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi kapsamında şirketin mali durumunu düzeltebileceğine dair somut veriler ileri sürmesi ve fevkalade mühletten yararlanmamış olması gerekir (TTK.m.324, İİK.m.179 vd.).
Borca batıklığı, TTK’nın 324. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerini belirlemek ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tesbit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlemelidir.
Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile mali durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.
İflasın ertelenmesinin amacı, borca batık sermaye şirketinin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan kurtulmasının sağlanmasıdır. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder.
Gerek borca batıklık ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı hususunda (muhasebe ve işletme ekonomisi bilgisi özel ve teknik bilgi niteliğinde bulunduğundan ve hâkimin bunları genel ve mesleki bilgisiyle çözmesi beklenemeyeceğinden) HMK’nın 266. maddesinde gösterildiği şekilde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilmeli ve bu raporun da hukuka uygunluğunun hakim tarafından denetlenmesi gerekir.
Öte yandan somut verilere dayalı, çelişmeyen öngörüler içeren, özellikle sermaye ve/veya kârlılık artışını netleştiren unsurların varlığının, proje için vazgeçilmez hususlar olduğu gözden kaçırılmamalı; iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunun bu yolla tesbiti cihetine gidilmelidir.
Yukarıdada açıklandığı üzere davacı şirketin mali durumu, davanın açıldığı tarihten itibaren dosyaya sunulan dönemsel kayyım heyeti raporları ile izlenmiştir. Raporlarda, davacı şirketteki iyileşmelerin devam ettiği, borca batıklığın süreç içerisinde gerilediği açıklanmıştır.
Olağanüstü Hal'in kalkmasından sonra, davacı şirketin uhdesindeki malvarlığının rayiç değerlerinin tespiti neticesinde alınan bilirkişi heyeti (son) raporunda; davacı şirketin borca batıklık oranının %97,19'a kadar gerilediğini, mal varlığının aktif değerlerinin 130.304.269,15TL'ye, pasif değerler toplamınında 134.065.466,51TL'ye tekabül ettiğini, borca batıklığın devam ettiğini, davacı şirketin son dönemde önemli miktarda borç ödemesinde bulunduğunu, ilk tedbir kararının verilmesinden itibaren şirket ortaklarının 17.965.072,22TL içeriye kaynak aktarımı sağladıklarını,
18.07.2016 tarihinde piyasa borçları 36.795.730,59TL iken 31.01.2019 tarihi itibariyle bu miktarın 6.283.512,58TL'ye gerilediğini, yine bu süreçte 30.252.579,71TL tutarında çeke bağlı borç ödemesi ile
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
15.293.032,71TL tutarında banka borcu ödemesinde bulunulduğunu, şirketin 2018 yılında 3.450.765,37TL faaliyet karı elde ettiğini ve aynı performansı 2019 yılında da sürdürmesi halinde 3.761.197,36TL tutarındaki öz sermaye açığının yaklaşık 18 aylık bir süreç içerisinde kapatabileceği bildirilmiş; son dönem kayyım heyeti raporunda da , bilirkişi heyeti raporundaki bilgiler teyit edildikten başka, şirketin nakit sıkıntısının bulunduğu, bu durumun giderilmesi için sermaye artırımına gidilmesinin ve bu amaçla da kullanmadığı tanışmazları satmasının faydalı olacağını açıklamıştır.
Bu tespitler neticesinde, geçen süreçte davacı yararına mali durumunda iyileşme gerçekleştiği, davacı şirketin halen borca batık olduğu, dosyaya sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu, projenin hayata geçirilmesi neticesinde davacının kısa sayılabilecek sürede mali durumunu düzelteceğinin ve borca batıklıktan çıkacağının anlaşıldığı, davacı yararına bir yıl süre ile iflasın ertelenmesine hükmedilmesinin yerinde olduğu, bu durumun şirketin varlığını korumanın yanı sıra istihdam edilenler ile uzun vadede şirket alacaklılarınında çıkarını koruyacağı kanaatine varıldığından, açılan davalanın kabulüne ve davacı şirket hakkında bir yıl süre ile iflasın ertelenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/528, K. 2019/255, 10 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama