KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2023
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/345 Esas - 2023/863
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·28 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/345
KARAR NO : 2023/863
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI/KARŞI DAVALI
VEKİLİ
DAVALI/KARŞI DAVACI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali/İstirdat
DAVA TARİHİ : 11/05/2009
BİRLEŞEN DAVA (Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas)
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/12/2010
KARAR TARİHİ: 06/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2023
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı/karşı davalı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; tarafların davalıya ait olan ... ilçesi ... köyü, ... parselde ... konutun yapımı için 30/05/2005 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, müvekkili şirketin düzenlediği 5.hakedişin davalı yanca kabul ve onayı üzerine takibe konu 31/12/2007 tarih ve ... nolu 3.907.850,33TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalının bu faturanın bir kısmını ödediğini, ödenmeyen bakiye 1.486.150,00TL alacak için Sincan ...İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının müvekkili şirket ile aralarındaki eser sözleşmesine göre alacak ve borç ilişkisinin bulunup bulunmadığını bilmediği, sözleşmenin sona erdirildiği ama kesin hakediş yapılmadığı
e-imza e-imza e-imza e-imza
iddiasıyla takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının iddia ettiği gibi sözleşmenin sona ermediğini, hakedişin bir kısmının ödenmesinin hakedişin kesinleştiğinin kabulü anlamına geldiğini beyan ederek, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Sincan ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı/karşı davacı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 30/05/2005 tarihli Konut İnşaatı Sözleşmesinin 3. maddesinde sözleşme bedelinin 1.046.500,00TL olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin götürü ücret olduğunu, götürü bedel ile üstlenilen eser sözleşmesinde yüklenicinin bu bedel dışında ücret talep edemeyeceğini buna göre müvekkilinin davacıya fazladan ödemesi bulunduğunu beyan ederek ana davanın reddine ve fazla ödeme nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin davacı (karşı davalıdan) alınarak kendilerine ödenmesini beyan ederek,
davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, cevap dilekçesi ile karşılık dava da açmış ve karşılık davada; yükleniciye fazladan ödeme yaptıklarını, bu miktarın şimdilik 10.000,00TL'sinin karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, asıl davada; ödenmeyen hakediş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali, karşılık davada ise fazladan yapıldığı iddia olunan ödemenin istirdatı, birleşen davada Sincan ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 30/05/2018 tarihli ve 2015/711 esas, 2018/363 karar sayılı ilamı ile; Ana davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin 401.631,40TL'lik kesimine davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar ile bu miktara takip tarihinden itibaren uygulanacak değişken oranlı avans faizi üzerinden devamına, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, Davacı icra inkar tazminatı isteminin reddine, Karşılık davanın reddine, Davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Verilen kararın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09/05/2019 tarihli ve 2018/4686 esas, 2019/2211 karar sayılı ilamı ile.
"Dairemizin bozma ilamında yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü ve davacıya bakiye iş bedeli ödenip ödenmeyeceği veya davalının fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti için işin kesin hesabının çıkarılmasının zorunlu olduğu, ikinci ve üçüncü raporda saptanan iş bedeli ile dördüncü rapordaki iş bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde hükme esas alınan raporda belirtilmediği açıklanarak,
mahkemece ikinci ve üçüncü raporda saptanan iş bedeli ile dördüncü rapordaki iş bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmak ve işin kesin hesabı usulüne uygun olarak uzman bilirkişi kuruluna çıkarttırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereğince bozmada belirtilen şekilde inceleme yapılması zorunlu olduğundan mahkemece yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan bozma ilamında belirtilen yönteme göre önceki raporlardaki farklılığı giderecek nitelikte gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak kesin hesap yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış" denilmek suretiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
e-imza e-imza e-imza e-imza
Mahkememizce bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmıştır.
Bozma kararı doğrultusunda mahkememizce bilirkişi raporu alınmış, bu rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişilerce ek rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen her iki rapor denetime uygun, tarafların itirazlarını karşılayan, hüküm kurmaya elverişli raporlardır.
Söz konusu raporlarda da belirtildiği gibi; asıl dosyada davacı tarafın 5 nolu hak edişten dolayı alacağının 401.631,40TL olduğu, birleşen dosyada 6 nolu hak edişten dolayı alacağının 1.787.978,00TL olduğu, söz konusu raporda bozma kararında belirtilen hususlara değinildiği, önceki raporların karşılaştırıldığı, ödemelerin düşüldüğünün anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafın alacağının yukarıdaki gibi belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
(Kısa kararda sehven birleşen davadaki icra takibi ile talep edilen miktar olan 1.119.587,02TL yerine bilirkişi raporuyla belirlenen 1.787.978,00TL yazılmış gerekçeli karar bu duruma değinilmekle yetinilmiştir.) Ancak davacı tarafın alacağının bilinebilir/belirlenebilir yani likit nitelikte olmadığı, zira keşif ve hesaplamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi ile asıl davada davalının açtığı karşı davanın bilirkişi raporuna göre kanıtlanamaması, karşı davacı lehine bir alacak doğmaması nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/345, K. 2023/863, 6 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama