KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No
- 2019/751 Esas - 2021/290
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2019/751 Esas
KARAR NO : 2021/290
Ankara Batı İcra Dairesi: ...
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2019
KARAR TARİHİ : 22/04/2021
K.YAZIM TARİHİ : 18/05/2021
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ve davalı şirketin ...
Şantiyesinde ihale ile iş alan ve ... tesislerinde bir kısım işleri ve imalatları ihale sözleşmeleri kapsamında birbirlerinden bağımsız olarak ifa eden iki ayrı şirket olduğunu, bu anlamda her iki şirket arasında ticari ya da yönetimsel herhangi bir bağ olmadığını, davacı şirketin, davalı şirketin ...’a karşı ifa ile mükellef olduğu ancak kendilerinden kaynaklanan nedenlerle yetiştiremediği “yeni eşansör sahası ilave inşaat işlerini” davalı şirketin bilgisi, oluru ve talimatı ile ifa ettiğini ve teslim ettiğini, söz konusu işin karşılığı hakkediş bedelinin ... tarafından ihale sö zleşmesi gereği davalı şirkete ödendiğini, davacı şirketin,
davalı şirketin nam ve hesabına ifa ettiği inşaat işleri için, davalı şirkete 16/02/2018 tarih 030150 sayılı KDV dahil 22.043,58 TL bedelli faturayı kestiğini, söz konusu faturanın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin 8 gün içerisinde faturaya itiraz etmediği gibi faturayı KDV ve Kurumlar vergisi mahsubunda kullanarak ticari defterlerine işlediğini, bu durumun davalı şirketin taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişkiyi kabul ettiğini gösterdiğini,
davalı şirketin söz konusu fatura bedelini davacı şirkete ödememesi nedeni ile davalı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ila ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin söz konusu icra takibine herhangi bir gerekçe göstermeden itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazının iptali ile 22.043,58 TL asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek davacının alacağının tahsilini geciktiren davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin ve ön inceleme ve tahkikat duruşma günlerinin tebliğine rağmen davaya karşı cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası içeriği, taraf şirketlerin ticari sicil kayıtları, ticari defterleri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 29/03/2021 tarihli raporu ile özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, açılış, kapanış tasdiklerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun olduğunu, dava takip konusu faturanın tamamının, ticari defter kaydına göre tahsil edilemeyen tutarının KDV dahil 22.043,58 TL olduğu, takip konusu toplam alacak yönünden; takip tarihi esas alındığında davacı şirketin davalı şirketten 22.043,58 TL takibe konu alacak, 2.302,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.345,93 TL alacaklı olduğu; dava tarihi esas alındığında 22.043,58 TL takibe konu alacak, 5.894,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.937,82 TL alacaklı olduğu; rapor tarihi esas alındığında ise 22.043,58 TL takibe konu alacak, 11.240,87 TL faiz olmak üzere toplam 33.284,45 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava; asansör sahası ilave inşaat işlerinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı olduğu iddiasıyla 24.934,76 TL nin tahsiline yönelik olarak faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 13/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 19/03/2019 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek;Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.
Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir.
Eğer faturalar tebliğ edilmiş ise taraflar arasında kurulduğu kanıtlanan eser sözleşmesinde bedelde anlaşma yok ise yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili fatura düzenlenip iş sahibine tebliğ edilip iş sahibinin 6102 sayılı TTK 21/2 maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriği ve fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile iş bedeli tespitine gerek bulunmayacaktır.
(Yargıtay 15 HD. 04.05.2017 2017-140 Esas 2017/1900 Karar Sayılı İlamı). Davacı taraf delil listesinde hem kendi hem davalı tarafın defterlerine dayanmıştır.
Davalı tarafa ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Davacı taraf inşaat işinden kaynaklı edimden kaynaklı faturayı davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen fatura iadesi olmadığı hususu da nazara alınarak Davacının defter ve kayıtları,
davacı ticari defterleri incelenmesine yönelik olarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 24.345,93TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · E-imzalı✍ E-imzalı✍
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/751, K. 2021/290, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama