İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/7 K.2021/31

Ankara Batı

Esas2020/7Karar2021/31Tarih27 Ocak 2021Okuma8 dk · 1.676 kelime

KÜNYE

T.C.

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
27 Ocak 2021
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No
2020/7 Esas - 2021/31
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.676 kelime·8 dk okuma·22 bölüm

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2020/7

KARAR NO : 2021/31

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALILAR : 1-

2-

VEKİLİ

DAVA

Alacak/Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 03/01/2020

KARAR TARİHİ : 27/01/2021

K.YAZIM TARİHİ : 29/01/2021

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalılar arasında ... adına kayıtlı "...

Mah. ... sanayi sitesi ....Cad.No: ... .../ANKARA" adresinde bulunan taşınmazın müvekkili adına 375.000,00TL bedelle devri konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkilinin taşınmaz bedeline mahsuben 12.09.2019 tarihinde 25.000,00TL, 17.09.2019 tarihinde 75.000,00TL olmak üzere toplam 100.000,00TL ödeme yaptığını,banka hesabına 25.09.2019 tarihinde 125.000,00TL, 26.09.2019 tarihinde 99.990,00TL para gönderdiğini, bakiye kalan 50.000,00TL için sekreter... tarafından tanzim edilen senedi imzalayarak ...’e teslim ettiğini, taşınmazın bedelini ödemesine rağmen taşınmazın devrinin yapılmadığını,

vade tarihi bulunmayan senedin tarafların anlaşmasına göre taşınmazın devri tarihinde ödenerek iade alınması gerekirken, taşınmaz devredilmediği gibi senet aslı da müvekkile iade edilmediğini, müvekkilinin defalarca talep etmesine rağmen bugüne kadar taşınmazın devrine yanaşmayan tarafların ayrıca müvekkilinin senedini de iade etmediğini, bu nedenle işbu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bonunun bedelsizliğine ve iptaline karar verilmesi gerektiğini, satışa konu taşınmaz bedelinin tahsil edildiği halde bugüne kadar taşınmazın devri yapılmadığını belirterek,

fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL alacağının davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, borçlusu müvekkil lehdarı (Alacaklısı) ... olan 50.000,00TL miktarlı 05.10.2019 tanzim tarihli, vade tarihi bulunmayan bononun bedelsizliğine, borçlu olmadığımızın testine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

e-imza e-imza e-imza e-imza

Davacı vekili 23/11/2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 10.000,00TL olarak talep edilen asıl alacağı 224.990,00TL'ye çıkarttıklarını, bedelsizliğinin tespitini istedikleri 50.000,00TL bedelli bonaya ilişkin olarak da eksik harcı tamamladıklarını beyan etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile ... arasında herhangi bir ortaklık olmadığını, müvekkil ... ile davacı arasında yazılı, sözlü yahut herhangi bir şekilde düzenlenmiş/imzalanmış taşınmaz satışı, devri, intikali sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin davacıdan alacağının varlığını sebepten mücerret olarak kanıtlayan bonodan kurtulmak ve talep ettiği alacak ile de haksız bir kazanç elde etmek istediğini, bu nedenle daha önce banka kanalı ile yaptığı borç ödemelerini iş bu davaya konu ettiğini, müvekkil...'in, diğer müvekkil ...'in sekreteri olmadığını, davacıdan elden herhangi bir ödeme almadığını,

davacının müvekkili ...'e borçlu olup dava dilekçesinde bahsi geçen banka kanalı ile yapılan ödemeleri de bu sebeple yaptığını, yine davacının iddia ettiği bono da bu sebeple müvekkiline verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava konusu taşınmazın tapu kaydı, ıslah dilekçesi ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, davacı ile davalı ... arasında harici taşınmaz satış sözleşmesi olup olmadığı, var ise bu sözleşme uyarınca davacının ne kadar ödeme yaptığı, borçlusu ..., lehtarı ... olan 50.000,00TL miktarlı 05/10/2019 tanzim tarihli, vade tarihi bulunmayan bononun bu harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca verilip verilmediği, davalı savunması uyarınca davacının davalıya borcu olup olmadığı, senedin ve paraların bu borç nedeniyle davacı tarafından davalıya verilip verilmediği, senedin bedelsizliği, borçlu olmadığının tespiti ve iptali ile alacak davası istemine ilişkindir.

Davacı, taşınmaz satış bedeline mahsuben davalılardan ...'e ait banka hesabına 25/09/2019 tarihinde 125.000,00TL, 26/09/2019 tarihinde 99.990,00TL para gönderdiğini, ...'in sekreteri...'e elden 12/09/2019 tarihinde 25.000,00TL, 17/09/2019 tarihinde 75.000,00TL ödeme yaptığını, ayrıca 05/10/2019 tarihinde borçlusu ..., lehtarı ... olan 50.000,00TL miktarlı 05/10/2019 tanzim tarihli, vade tarihi bulunmayan bonoyu düzenleyerek ...'e teslim ettiğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın davalı ...'e borçlu olup, dava dilekçesinde bahsi geçen banka kanalı ile yapılan ödemeleri bu sebeple yaptığını, yine davacının iddia ettiği bononun da bu sebeple davalı ...'e verildiğini savunarak havale ile gönderilen paraların ve bononun ihdas nedenini talil etmiştir.

Bilindiği üzere ispat hakkı, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olup, yasalarımızda düzenlenmiştir. İspatın konusu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olan, tarafların anlaşamadığı ve çekişmeli olan vakıalardır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş olan vakıalar ise, çekişmeli olmadığından ispat konusu değildir.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190.maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."

e-imza e-imza e-imza e-imza

Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür.

Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (Bkz. Y.HGK'nun 12.10.2011 Tarih 2011/19-473 E 607 K 2003/19-781 E 768 K sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.

Kural olarak menfi tespit davasında davacı, dava konusu borcun hiç doğmadığını davalı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerse ispat yükü davalıya aittir. Zira hukuki ilişkinin varlığını ileri süren davalıdır. Ancak davacı hukuki ilişkinin varlığını kabul edip başka bir nedenle geçersiz olduğunu (ya da sona erdiğini) ileri sürerse, bu duurmda ise ispat yükü davacıdadır. Davacı bu durumda, varlığını kabul ettiği hukuki ilişkinin sona erdiğini ileri sürmekle ispat yükünü de üzerine almış olur. (Bkz. Y. HGK'nun 05.11.2013 Tarih 2013/695 E 630 K sayılı ilamı)

Ne var ki, menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmakla beraber, alacak bir senede bağlanmış ise, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Başka bir ifade ile bu durumda senet nedeniyle borçlu olmadığını idida eden davacı, iddiasını ispat etmek zorunluluğundadır. Kambiyo senetlerinden olan bonoda seçimlik unsurlardan biri de bedel kaydıdır.

Bedel kaydı, keşideci ile lehtar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat açısından oldukça önemli ve tarafları bağlayıcıdır. Bedel kaydı içeren bononun lehtarı, artık senedin "kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarı" olduğu yolundaki soyutluk kuralına dayanamaz. Senetteki borcun nedeni "malen" veya "nakden" olarak belirtilmiş ise tarafların yazılı borç sebebine dayanma hakkı olduğundan, ispat yükü, bunun aksini ileri süren tarafa aittir.

Bu kayıtların aksinin savunulması, senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki böyle bir durumda da ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. (Bkz. 19.H.D.'nin 2013/17106-672, 2005/5101- 2128, 2005/2959-206, 11.H.D. 2012/11091-2498 sayılı ilamları) Örneğin, nakden kaydı taşıyan bononun davalı tarafından mal bedeli karşılığında düzenlendiğinin ileri sürülmesi halinde ispat yükü davalıya aittir. (Bkz.

19. H.D.'nin 2013/6178 E 3691 K sayılı ilamı)

Bu açıklamlardan sonra somut olaya bakılacak olursa; davacı, taşınmaz satış bedeline mahsuben davalılardan ...'e ait banka hesabına 25/09/2019 tarihinde 125.000,00TL, 26/09/2019 tarihinde 99.990,00TL para gönderdiği, dekontlarda açıklama bölümünde dükkan ödemesi kaydının bulunduğu, dava konusu 05/10/2019 tarihinde borçlusu ..., lehtarı ... olan 50.000,00TL miktarlı 05/10/2019 tanzim tarihli, vade tarihi bulunmayan bonoda bedelin malen ahzolunduğu kaydının bulunduğu, davalı tarafın ise banka havalesi ile gönderilen paraların ve bononun davacı ...'ın davalı ...'e borç ödemesi olarak gönderildiğinin ve teslim edildiğini savunduğu,

bu itibarla ispat yükünün gönderilen paraların ve bononun ihdas nedenini talil ettiğinden davalılara ait olduğu, davalıların banka havalesi ile gönderilen ve teslim edilen bononun davacının aldığı borcu ödemeye ilişkin delil ibraz etmediği, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, davalı tarafa davacıya yemin teklif edip etmeyecekleri hususunda usulüne uygun kesin süre verildiği,

davalı vekilinin 18/11/2020 tarihli duruşmada davacı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini beyan ettiği, bu itibarla davalının banka havalesi ile gönderilen 125.000,00TL ile 99.990,00TL'sının ve 05/10/2019 tarihinde borçlusu ..., lehtarı ... olan 50.000,00TL miktarlı 05/10/2019 tanzim tarihli, vade tarihi bulunmayan bononun davacının borcu nedeniyle verildiğini ispat edemediği anlaşıldığından davalı tarafından toplam 100.000,00TL'nin ödendiğini kabul etmediği, davacı tarafında elden 100.000,00TL ödediklerini ispat edemediğinden, davacının toplam.../...

e-imza e-imza e-imza e-imza

.../...224.990,00TL alacağı talep etmekte haklı olduğu ve 05/10/2019 tarihinde borçlusu ..., lehtarı ... olan 50.000,00TL miktarlı 05/10/2019 tanzim tarihli, vade tarihi bulunmayan bono nedeniyle borçlu olmadığı anlaşıldığından davacının davalı ... hakkında açtığı alacak ve menfi tespit davasının kabulüne, davacı ile davalı... arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı, davalı...'in diğer davalı ...'in çalışanı olduğu, çalışan sıfatıyla davalı...'e dava açılamayacağı, davalı...'in pasif dava ehliyetinin olmadığı anlaşıldığından, davalı... hakkında açılan alacak ve menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davalı... hakkında açtığı alacak ve menfi tespit davasının pasif husumet ehliyeti olmadığından usulden REDDİNE,

2-A)Davacının davalı ... hakkında açtığı menfi tespit davasının KABULÜNE,

Dava konusu ödeme tarihi belirtilmeyen alacaklısı ..., borçlusu ..., düzenleme tarihi 05/10/2019 olan 50.000,00 TL bedelli senet uyarınca davacının davalı ...'e borçlu olmadığının TESPİTİ ile senedin İPTALİNE,

B)Davacının davalı ... hakkında açtığı alacak davasının KABULÜNE,

224.990,00 TL alacağın; 125.000,00 TL kısmının ödeme tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren, 99.990,00 TL kısmının ödeme tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

3-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 18.784,57TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78TL ve ıslah yolu ile alınan 4.526,00TL harcın mahsubu ile bakiye 14.087,79TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

b)Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.129,49TL'nin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 170,78TL peşin harç, 4.526,00TL ıslah harcı, 54,40TL başvurma harcı ve 7,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.758,98TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olanan 27.699,30TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın red oranına göre hesap ve takdir olanan 4.080,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından sarf edilen 92,50TL posta ve tebligat giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

7-Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı İstinaf kanun yolu açık olmak üzere ( kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle İstinaf kanun yoluna başvurabileceği, istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı ) oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2021

Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/7, K. 2021/31, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asliye Ticaret Mahkemesi
  4. Gerekçeli Karar
  5. Türk Milleti Adına
  6. Esas No : 2020/7
  7. Karar No : 2021/31
  8. Başkan
  9. Üye
  10. Üye
  11. Katip
  12. Davacı
  13. Vekili
  14. Davalılar : 1-
  15. Vekili
  16. Dava
  17. Dava Tarihi : 03/01/2020
  18. Karar Tarihi : 27/01/2021
  19. K.yazım Tarihi : 29/01/2021
  20. Gereği Düşünüldü
  21. Talep
  22. Cevap
  23. Deliller
  24. Gerekçe
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/7
Karar No
2021/31
Tarih
27 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/8 K.2021/28
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/8 K.2021/58
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/8 K.2021/2
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/8 K.2021/12
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/9 K.2021/42
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/9 K.2021/12

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.