İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/727 K.2021/277

Ankara Batı

Esas2020/727Karar2021/277Tarih20 Nisan 2021Okuma7 dk · 1.390 kelime

KÜNYE

T.C.

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
20 Nisan 2021
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2020/727 Esas - 2021/277
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.390 kelime·7 dk okuma·15 bölüm

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO

2020/727 Esas

KARAR NO : 2021/277

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALILAR : 1-

2-

VEKİLİ

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 18/12/2020

KARAR TARİHİ : 20/04/2021

K. YAZIM TARİHİ: 03/05/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müteveffa ...'nin 05/09/2012 tarihinde maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracıyla yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kaza tarihinde ... plaka sayılı aracın geçerli bir ZMSS sigortası bulunmadığından müteveffanın hak sahibi ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile mahkememize açtığı 2014/251 esas sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verildiği, iş bu ilama dayalı olarak müvekkilince Adana ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 252.966,26 TL ödeme yapıldığı, "destekten yoksun kalan" sıfatı ile "mirasçılık" sıfatının farklı değerlendirmelere tabi olduğu, mirasçı olmayan kişilerin de destekten yoksun kalma tazminatının tarafı olabildiğini, ancak somut olayda murisin mirasçılarının, "destekten yoksun kalan" sıfatıyla müvekkili aleyhine dava ikame ettiğini, sonuç olarak somut olayda davalılar yönünden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmiş olduğunu, bu hususta davanın safahatında davalılara bilgi mektubu gönderildiğini ancak davalılarca davanın sonuçlandırılmasının tercih edildiğini,

taraflarınca yapılan ödeme sonrası müteveffanın müvekkiline karşı doğan borcundan dolayı davalılar aleyhine Bayat İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...

E.sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava dilekçesi içeriğinde zikredilen kazaya ilişkin olarak, davalıların ölen ...' nin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle tazminat aldıklarını, sözkonusu alacağın tahsil edildiğine dair müvekkillerinin bir itirazı olmadığını, ancak, kendilerinin de kabulleri olduğu üzere, alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiği gibi, 3.kişi sıfatıyla destekten yoksun kalan murislerin aldıkları tazminatların, aynı zamanda mirasçı oldukları gerekçesiyle iadesinin talep edilmesinin yasal olmadığı kanaatinde olduklarını, davalıların, davacı sigortadan "ölenin desteğinden yoksun kalan" sıfatıyla tazminat almalarında bir çekişme olmadığını,

davadaki sorunun davalıların "ölenin desteğinden yoksun kalan" sıfatıyla aldıkları tazminatı, "ölenin mirasçısı" sıfatıyla geri ödeyip-ödemeyecekleri, başka bir deyişle, davacı sigorta şirketinin "destekten yoksun kalan" sıfatıyla davalılara ödediği tazminatı, aynı kişilerden "mirasçı oldukları" gerekçesiyle isteyip-isteyemeyeceği hususu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının, 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK)’nun 53/III. maddesinde düzenlendiğini ve “Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar..” şeklinde hükme bağlandığını,

Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinde de ...’ndan hangi durumlarda tazminat talep edilebileceğinin belirtildiğini, kısaca "Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,

Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için, yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için" olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53.maddesine göre de destek sayılabilmek için yardımın eylemli olmasının ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılmasının yeterli görüldüğünü, eğer ölenin eylemli olarak baktığı kişi, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulunun gerçekleşmiş sayıldığını,

destekten yoksun kalma tazminatının konusunun, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zararlar olduğunu, amacın ise, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğunu, davalıların destekten yoksun kalma tazminatı almalarına dayanak olarak gösterdikleri zararın, işletenin ve sürücünün ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte işleten ve sürücü üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarar olduğunu, bir başka anlatımla,

destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkının ölenden intikal eden bir hak olmayıp, doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir hak olduğunu, ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yarattığını, bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmediğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan,

mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmadığını, eldeki davada talebin, destekten yoksun kalma tazminatı ödenen davalılara karşı bu tazminatın, aynı kişilerden mirasçı sıfatıyla rücuen tazmini olduğunu ve bu tazminatın yukarıda açıklanan özellikleri gözetilerek işletenin ve sürücünün kusurunun davalıların destekten yoksun kalan sıfatıyla elde ettikleri haklarına ve dolayısıyla da taleplerine etkili olup olmayacağı hususunun da çözüme kavuşturulması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak,

salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan işleten üzerinde doğup ondan mirasçılarına intikal edeceğinden, bu yöndeki savunmaların ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebileceğini, oysa destekten yoksun kalma tazminatına konu davalıların zararının, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarar olduğunu, bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasının da düşünülemeyeceğini, dolayısıyla davacının ödediği tazminatı, aynı kişilerden tekrar talep hakkı olmadığını,

davacı her ne kadar emsal Yargıtay Kararları göstererek alacağı olduğu iddiasıyla talepte bulunmuş ise de; yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda irdelenen hukuksal olay ve olguların, davacının dava dilekçesi ile açıkça "alacaklı ve borçlu sıfatı" nın aynı kişide birleştiğini beyan ve kabul eden ikrarı ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 135.maddesinin 1.fıkrasındaki "Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer" şeklindeki açık hüküm gereği, sözkonusu, davacının rücuan tazminat talebinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Eldeki dava; trafik kazasında vefat eden müteveffanın yakınlarına ... tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/17069 esas, 2016/12160 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Ticaret Mahkemelerinin görevli alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." İfadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. Maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.

Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK 4/1. Maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.

Mutlak ticari davalar ise TTK 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK 4/1 f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girmesi ile birlikte 5/3 maddesi gereği artık asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasında ki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkarak görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.

Somut dava incelendiğinde davacı güvence hesabının davalının sevk ve idaresinde zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan araç ile seyir halinde iken, kusurlu davranışı neticesi oluşan trafik kazasında zarar gören müteveffanın yakınları olan üçüncü kişinin zararını karşılamış olduğu iddiası ile araç sürücüsünün mirasçılarına karşı açtığı rücuan tazminat davası olduğu görülmektedir. Dava niteliği itibarı ile haksız fiilden kaynaklanmış olup davalı gerçek kişi olması ve TTK 4/1.

Maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava kapsamında bulunmayan davada, Yargıtay'ın içtihatlarında da sabit olduğu üzere somut uyuşmazlığa bakma görevi Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,

2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,

4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/04/2021

Katip Hakim · e-imza e-imza

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/727, K. 2021/277, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asliye Ticaret Mahkemesi Karar
  4. Türk Milleti Adına
  5. Esas No
  6. Karar No : 2021/277
  7. Hakim
  8. Katip
  9. Davacı
  10. Vekili
  11. Davalılar : 1-
  12. Vekili
  13. Dava
  14. Dava Tarihi : 18/12/2020
  15. Karar Tarihi : 20/04/2021
  16. K. Yazım Tarihi: 03/05/2021
  17. Gereği Düşünüldü
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/727
Karar No
2021/277
Tarih
20 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/729 K.2021/654
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/729 K.2021/241
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/730 K.2021/655
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/730 K.2021/439
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/730 K.2021/395
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/731 K.2021/656

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.