KÜNYE
T.C. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/832 Esas - 2024/974
- Esas no
- 2021/832 Esas
- Karar no
- 2024/974
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 04/08/2017
- K.yazım tarihi
- 22/10/2024
Karar Metni
1.772 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili.
22/09/2012 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı hususi oto ile ... plakalı minibüsün karıştığı trafik kazasında, minibüste yolcu olarak bulunan müvekilinin ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin oluşan maddi zararının tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt alınamadığını, müvekkilinin kazaya karaşın araç sürücülerine ve maliklerine karşı açtığı manevi tazminat talepli davanın Ankara Batı ...
AHM nin ... esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve kısmen kabulle sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın, 10/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından 18/09/2017 tarihinde dosyaya sunulan 18/12/2017 tarihli dilekçeyle; 1.000,00TL'lik maddi tazminat talebinin 500,00TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatına, 250,00TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına, 125,00TL'sinin bakıcı giderine ve 125,00TL'sinin ise ulaşım giderine ilişkin olduğu beyan edilmiştir. Davacı vekili 19/09/2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 500,00TL olan geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 2.236,81TL'ye, 250,00TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 102.510,22TL'ye, 125,00TL olan bakıcı gideri taleplerini 1.266,10TL'ye, 125,00TL olan ulaşım giderlerini ise 2.585,98TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda kişi başına azami 225.000,00TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur, maluliyet ve bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmayacağı yönünden rapor aldırılması gerektiğini, davacı yanın ticari faiz talebinin yasal dayanağı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, tedavi belgeleri, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 24/10/2017 tarihli malüliyet raporu, kusura ilişkin aldırılan 10/01/2018 tarihli bilirkişi raporu, tazminat hesabına ilişkin aldırılan 02/03/2018 tarihli bilirkişi raporu, ulaşım ve bakıcı gideri hesabına ilişkin aldırılan 25/06/2018 tarihli bilirkişi raporu, İstanbul Adli Tıp ... Üst Kurulunca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporu, 28/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan kaynaklanan maddi tazminat (sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri) talebine ilişkindir.
22/09/2012 tarihinde, sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı araç ile sürücüsü dava dışı ... olan, davalı sigorta şirketince (eski ... Sigorta A.Ş. yeni ... Sigorta A.Ş.) 23/02/2012 - 23/02/2013 tarih aralığını kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olan ... plakalı araçta meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 27/11/2018 tarihli ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 16/09/2021 tarihli ve 2019/668 esas, 2021/1436 karar sayılı ilamında; "...Mahkemece alınan raporda eklem hareket kısıtlılığından, bahsedilmesine rağmen engelli sağlık kurulu raporunda eklem hareket açıklığının tam olduğu belirtilmesi nedeniyle raporlar arasında çelişki olduğu gibi, davadan önce alınan Engelli Sağlık Kurulu raporunda zihinsel ruhsal davranış bozukluğundan bahsedilmemiş iken,
manevi tazminat istemli açılan davadan sonra ve kazadan 3 yıl sonra alınan kaza sonrası şikayetine ilişkin süregelen tedavisi olduğuna dair delilde sunulmamasına rağmen, raporda anksiyete bozukluğundan bahsedilmiş olması da çelişkili olduğundan, mahkemece hükme esas alınan rapor karar vermeye yeterli ve elverişli değildir. Kaldı ki alınan raporda bakıma muhtaçlık açısından bir tespitte yer almamaktadır.
Davalının taraf olmadığı manevi tazminat davasında, davacının %29 maluliyetinin meydana geldiğine ilişkin tespit davada taraf olmayan davalı yönünden kesin delilde değildir. Mahkemece bu durumda Adli Tıp Kurumu ...
İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun çelişkiyi giderecek, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli ve geçici maluliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının maluliyeti bulunması halinde ise kaza ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, tedavi süresince iyileşme olup olmayacağı, özür oranının kalıcı olup olmadığı, davacının kaza sonrası tedaviye devam edip etmediği, psikiyatrik takibinin yapılıp yapılmadığı, davacının tedavisini aksatıp aksatmadığı, aksatmışsa zararın artmasına etkili olup olmadığı, etkili olmuşsa ne kadar etkili olduğu,
bu hususta kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirildiği ayrıca meydana gelen yaralanma nedeniyle sürekli yahut geçici bakıma muhtaç kalıp kalmadığı, kalmış ise süresinin tespitine ilişkin maluliyet raporu alınarak, bu çerçevede yapılacak hesaplama çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklik ikmal edilerek, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf talepleri ile davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." denilmekle mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı uyarınca belirtilen hususlarda inceleme yapılması ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu düzenlenmesi için dosya İstanbul Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'na gönderilmiş, 31/10/2022 tarihli davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, davacı ...in yaralanmasının.
11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak E cetveline göre %5,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin(iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir.
Bu rapora karşı taraf vekillerinin yapmış oldukları itirazların karşılanması dosya kapsamında bulunan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya İstanbul Adli Tıp ... Üst Kurulu'na gönderilmiş, 21/09/2023 tarihli davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, davacı ...'in yaralanmasının.
11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak E cetveline göre %14,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin(iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir.
Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacıda hali hazırda aktif psikopatoloji saptanmadığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmiş olduğu, bu kapsamda hükme esas alınması gerektiği kabul edilerek davalı yanın yeni rapor talebinin reddi ile rapor hükme esas alınmıştır.
Kaldırma kararı öncesinde belirlenen kusur durumuna ve kaldırma kararı sonrası belirlenen davacının maluliyetine göre, davacının talep edebileceği tazminatın hesabı için önceki bilirkişi heyetinden 28/03/2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti ek raporunda, davalı ...
Sigorta A.Ş. sigortalısı araç sürücüsü ...in %75 oranında dava dışı sigortalısı araç sürücüsü ...’ın %25 oranında kusurlu olduğu, sonrasında yapılan güncel muayeneler ve tetkiklerin ışığında, 23.09.2023 tarihinde yapılan son değerlendirme ışığında; kişinin maluliyetinin hesaplanmasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında maluliyet oranının %14,3 sayılacağı, 4 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, geçici veya kalıcı suretle başka birinin bakımına ihtiyacı olmadığı,
...’in yaralanması nedeniyle davalı sigorta şirketinin “sakatlanma ve ölüm” teminatından sorumlu olduğu kazanç kaybı tazminatının garameten 1.243,68TL olduğu, ...in yaralanması nedeniyle davalı sigorta şirketinin “sakatlanma ve ölüm” teminatından sorumlu olduğu ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar tazminatının garameten 223.756,32TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 13/06/2024 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.243,68TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 223.756,32TL'ye artırmıştır.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılama neticesinde belirli hale gelen tazminatlar yönünden davacının talep artırımında bulunduğu, daha sonra kaldırma kararı üzerine tazminatın belirlenmesine esas olacak hususlarda yeniden inceleme yapıldığı ve tazminata esas verilerde değişiklik söz konusu olduğu, böylelikle davacının talep edebileceği tazminatın kaldırma kararı sonrasında yapılan inceleme ve araştırma sonucunda belirli hale geldiği, bu kapsamda davacının 13/06/2024 tarihli dilekçesiyle talep artırımının usule uygun olduğu,
ancak aynı dilekçe ile daha önce artırdığı geçici işgöremezlik tazminatı talebini azaltamayacağı değerlendirilmekle geçici işgöremezlik tazminatı yönünden kaldırma kararı öncesindeki artırılan tutara itibar edilmiştir.
Hesap bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 225.000,00TL olduğu belirtilerek garameten bir hesaplama yapılmışsa da, garameten hesaplamanın birden fazla zarar görenin bulunması halinde yapılması gerektiği, dosya kapsamında birden fazla zarar görenin bulunduğuna dair bilgi/belge bulunmadığı, poliçe limitinin infaz aşamasında dikkate alınacağı değerlendirilerek davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik tazminatının 402.433,84TL olduğu, geçici işgöremezlik tazminatının 2.236,81TL olduğu,
bakıcı gideri zararının bulunmadığı ve yol giderinin 2.585,98TL olduğu kabul edilmiş ancak sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden davacının 223.756,32TL talebiyle bağlı kalınmıştır.
Bu kapsamda davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 225.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, hüküm altına alınan tutarlara sigortaya yapılan başvurunun tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle tespit edilen 11/12/2015 tarihinden itibaren aracın kullanım durumunun hususi olması sebebiyle yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/832, K. 2024/974, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama