KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/177 Esas - 2022/1212
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2022/177 Esas
KARAR NO : 2022/1212
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2022
KARAR TARİHİ: 20/12/2022
K. YAZIM TARİHİ: 02/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkiline olan borcunu ödememesi nedeniyle, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı yanca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı icra takibine konu ettiği alacak kalemleri yönünden ve herhangi bir ad altında müvekkilinden alacağının bulunmadığını, bu durumun müvekkili şirkete ait ticari defter, cari hesap kayıtları ve her türden bilgi ve belgelerin incelenmesi ile açıklığa kavuşacağını, kaldı ki taraflar arasında mezkur sözleşmeler gereği de davacı yanın üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinden davacının alacağa hak kazanmadığının kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek,
davanın ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla belirlenecek olan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, davacı defterleri üzerinde talimat mahkemesince alınan 06/07/2022 tarihli bilirkişi raporu, davalı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 17/11/2021 tarihli ödeme emri ile 13.276,53 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 18/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 18/11/2021 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 15/02/2022 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 13.276,53 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya kazandırılan 06/07/2022 tarihli ve 04/11/2022 tarihli raporlarda özetle; Davacı ... Şti.'nin 17.11.2021 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü'ne ... E. sayılı dosyası ile davalı ... A.Ş. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 17.11.2021 tarihi itibariyle davalı şirketten 13.276,53 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı ticari defterlerine dayanarak alacak talep etmiştir. Bir gerçek veya tüzel kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeyi yine kendi lehine delil olarak kullanamaması bir usul kuralıdır. Zira kişi kendi lehine, başkası aleyhine delil oluşturma eğilimine girebilir.
Ancak, bir kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeye yine kendi lehine delil olarak dayanamayacağına ilişkin genel kurala bir istisna getirilmiş ve kanunda belirtilen şartlar altında ticari defterlerin sahibi lehine delil olacağı kabul edilmiştir.
Sahibi tarafından oluşturulan ticari defter kayıtları, uyuşmazlığın her iki tarafının defter tutma yükümlülüğüne tabi olması ve uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmasına ilişkin genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, sahibi lehine delil teşkil edebilir. Bu kuralın istisnası olan ticari defterlerle ispat HMK'nın 222/2-3. Maddesinde bazı sıkı şartlara bağlanmıştır.
HMK 222/2'de, ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz, usulüne uygun şekilde tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği hüküm altına alınmıştır. HMK 222/3.
Maddesinde ise, HMK 222/2'de öngörülen şartlara uygun şekilde tutulan ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır ( Yargıtay ... HD'nin 13/06/2017 tarih ve ... E.... K sayılı ilamı).
Taraflara ait ticari defterlerin karşılaştırılması neticesinde de; davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 13.276,53 TL tutarında borçlu bulunduğu, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 13.276,53 TL TL alacaklı bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tarafların 2021 yılı BA/BS formlarının karşılaştırılması neticesinde ise; tarafların bu kayıtlarının da uyumlu olduğu, Yargıtay ... HD ... esas, ... karar sayılı kararında da belirtildiği üzere bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği, ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla da taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Tüm bu açıklamalar, HMK'nın 222 .Maddesi ve belirtilen Yargıtay kararları ışığında tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil vasfına haiz olduğu, taraf ticari defterlerinin ve BA-BS formalarının birbiriyle uyumlu olduğu anlaşıldığından itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın faturaya dayalı olması gözetilerek likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/177, K. 2022/1212, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama